Demirören Yayınları'ndan Ayasofya'nın Tarihini Anlatan Kapsamlı Eser
نظرة سريعة
- Demirören Yayınları, Ayasofya'nın Bizans'tan günümüze uzanan tarihini, mimarisini ve kültürel mirasını bilimsel kaynaklar ve zengin belgelerle ele alan bir eser yayımladı.
- Yüksel Yücel tarafından kaleme alınan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın takdim yazısını yazdığı çalışma, 24 Temmuz 2020'deki yeniden ibadete açılışını önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor.
ملخص مُنشأ بالذكاء الاصطناعي
لماذا يهم
Demirören Yayınları, Ayasofya'nın Bizans döneminden günümüze uzanan tarihini, mimarisini ve kültürel mirasını ele alan, Yüksel Yücel tarafından kaleme alınan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın takdim yazısını yazdığı bir eser hazırladı.
Demirören Yayınları tarafından hazırlanan eser, Ayasofya'nın Bizans döneminden günümüze uzanan tarihini, mimarisini ve kültürel mirasını bilimsel kaynaklar, zengin arşiv belgeleri, özgün fotoğraflar, gravür ve minyatürler eşliğinde ele alıyor.
Türkçe, İngilizce ve Arapça olarak hazırlanan çalışmada daha önce yayımlanmamış fotoğraflara da yer veriliyor.
Metinleri Yüksel Yücel tarafından kaleme alınan eserde, Fatih Sultan Mehmed Han'ın İstanbul'un fethiyle Ayasofya'yı camiye dönüştürmesi yer alırken, 24 Temmuz 2020'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yeniden ibadete açılması, yakın tarihin en önemli dönüm noktalarından biri olarak değerlendiriliyor.
Koleksiyon eser, yarın itibarıyla çevrim içi satış platformları ile seçkin kitabevlerinin raflarında okuyucuyla buluşacak.
Alanında uzman isimlerin katkılarıyla tek ciltte bir araya getirilen eserin takdim yazısını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kaleme aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, takdim yazısında, eserin Ayasofya'nın asırlara yayılan hikayesini, mimari zarafetini, manevi derinliğini ve medeniyet mirasını gelecek kuşaklara aktarma gayesiyle hazırlandığını belirterek, şu ifadelere yer verdi:
"İstanbul'un fethiyle birlikte Ayasofya-i Kebir Camii, insanlık tarihinin en büyük dönüm noktalarından birine şahitlik etmiş mübarek bir mabed olarak yeni bir hüviyet kazanmıştır. 29 Mayıs 1453 tarihinde Fatih Sultan Mehmed Han'ın İstanbul'a muzafferane girişinin ardından harap ve bakımsız durumda bulunan bu eser, kısa zamanda ihya edilerek İslam'ın manevi sancağı altında yeniden hayat bulmuştur. Fetih ile birlikte camiye tahvil edilen Ayasofya, çağ açıp çağ kapatan büyük zaferin remzi, fethin mührü ve medeniyetimizin en ihtişamlı nişanelerinden biri haline gelmiştir."
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yalnızca bir ibadet mekanı değil, milletin tarih şuuru, medeniyet iddiası, inanç kudreti ve fetih ruhunun abideleşmiş timsali olduğunu aktaran Erdoğan, "Osmanlı sultanlarının vakfiyelerinde yer alan muhafaza ve bakım hükümleri, bu mukaddes emanete gösterilen ihtimamın en kuvvetli delillerindendir. Bugün de ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz bu aziz emaneti aynı şuur ve hassasiyetle korumayı, yaşatmayı ve gelecek nesillere en güzel şekilde aktarmayı tarihi bir mesuliyet olarak telakki ediyoruz. Çağ açıp çağ kapatan kutlu fethin zafer nişanesi olan Ayasofya-i Kebir Camii, İstanbul'un siluetinde bütün ihtişamıyla yükselmeye ve dünya kültür mirası içerisindeki müstesna mevkisinde muhafaza etmeye devam edecektir." ifadelerini kullandı.
ما الذي يجب مراقبته
توقعات الذكاء الاصطناعي — احتمالات وليست حقائق
Eser, yarın itibarıyla çevrim içi ve seçkin kitabevlerinde okuyucuyla buluşacak.
مرجح جداً · خلال أيام
أسئلة مفتوحة
- Eserin satış rakamları nasıl olacak?
- Kitabın uluslararası dağıtımı nasıl yapılacak?




