عاجل
CRYPTO-ENKOSPI Suffers Historic Sell-Off, Wiping $620 Billion in Two DaysTRKonya'da Kuyumcuya Tabanca ile Saldırma: Borç Meselesi Değil, Tamamıyla GaspmışUSU.S. Endures Third Major Heat Dome in a Month, Affecting 70 MillionINTLDr. Anthony Fauci Invokes Fifth Amendment at Senate HearingTRÜsküdar Belediyesi Operasyonuna İlişkin Açıklama YaptıESRusia acusa a Pável Dúrov, fundador de Telegram, de 'facilitar el terrorismo'TRBIST 100 Endeksi Gerilim ve Fed Kararı Öncesi Negatif Seyir İzlediTRGazze'de Saldırıların Bilançosu: Binlerce Can Kaybı ve Yetim ÇocukINTLYemen's Construction Sector Collapses Amid Soaring Fuel Prices and Regional WarESIsrael amplía operaciones militares en Cisjordania y anuncia planes de expansión de asentamientosCRYPTO-ENKOSPI Suffers Historic Sell-Off, Wiping $620 Billion in Two DaysTRKonya'da Kuyumcuya Tabanca ile Saldırma: Borç Meselesi Değil, Tamamıyla GaspmışUSU.S. Endures Third Major Heat Dome in a Month, Affecting 70 MillionINTLDr. Anthony Fauci Invokes Fifth Amendment at Senate HearingTRÜsküdar Belediyesi Operasyonuna İlişkin Açıklama YaptıESRusia acusa a Pável Dúrov, fundador de Telegram, de 'facilitar el terrorismo'TRBIST 100 Endeksi Gerilim ve Fed Kararı Öncesi Negatif Seyir İzlediTRGazze'de Saldırıların Bilançosu: Binlerce Can Kaybı ve Yetim ÇocukINTLYemen's Construction Sector Collapses Amid Soaring Fuel Prices and Regional WarESIsrael amplía operaciones militares en Cisjordania y anuncia planes de expansión de asentamientos
Newsgather
رجوعReflü Hastası Dünya Genelinde 825 Milyonu Aştı
Reflü Hastası Dünya Genelinde 825 Milyonu Aştı
صحة
Cumhuriyet20‏/4‏/2026صحة3 د قراءةTürkiye

Reflü Hastası Dünya Genelinde 825 Milyonu Aştı

Uzman uyarıyor: Sessiz reflü kanser riskini artırıyor

نظرة سريعة

  • Güncel verilere göre reflü dünya genelinde 825 milyondan fazla kişiyi etkiliyor.
  • Uzmanlar, hastalığın sadece mide yanmasıyla ilişkilendirilmesinin yanılgı olduğunu belirtiyor.
  • Sessiz reflü olarak adlandırılan durumda hiçbir belirti görülmeyebilir ve bu durum tanıyı geciktirebiliyor.

ملخص مُنشأ بالذكاء الاصطناعي

حجم الخط

Güncel küresel verilere göre reflü, dünya genelinde 825 milyondan fazla kişiyi etkiliyor. Uzmanlar, bu yaygın hastalığın çoğu zaman sadece mide yanmasıyla ilişkilendirilmesinin önemli bir yanılgı olduğunu belirtiyor. Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Salih Boğa, reflünün bazen hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini ve bu durumun tanıyı geciktirebildiğini söylüyor.

Reflü, mide içeriğinin ve asidin yemek borusuna geri kaçmasıyla oluşan bir hastalık. Normalde mide ile yemek borusu arasında bulunan kapakçık sistemi bu geçişi engeller. Ancak bu yapı zayıfladığında ya da gevşediğinde, asit yukarı doğru çıkarak yemek borusunda tahrişe neden olur. Prof. Dr. Salih Boğa, “Bu kapakçık sistemi her zaman aynı şekilde çalışmaz. Kilo artışı, yanlış beslenme alışkanlıkları ve bazı anatomik faktörler reflüyü tetikleyebilir” diyerek hastalığın çok yönlü nedenlerine dikkat çekiyor.

HER HASTADA FARKLI BELİRTİLER GÖRÜLEBİLİR

Reflü denildiğinde akla ilk gelen mide yanması olsa da tablo her zaman bu kadar net değil. Dünya genelinde yetişkinlerin yaklaşık %10-20’sinde reflü görülüyor ancak belirtiler kişiden kişiye değişiklik gösterebiliyor. Bazı hastalarda ağıza acı su gelmesi, geğirme ve mide rahatsızlığı ön plandayken; bazılarında ses kısıklığı, kronik öksürük ya da boğazda takılma hissi görülebiliyor. Daha dikkat çekici olan ise “sessiz reflü” olarak adlandırılan durum. “Bazı hastalar, hiçbir klasik şikayeti tariflemez. Diş problemleri, ağız kokusu ya da sürekli boğaz temizleme ihtiyacı da reflü kaynaklı olabilir” diyen Prof. Dr. Salih Boğa, bu nedenle hastalığın gözden kaçabileceğini vurguluyor.

TANIDA ÖLÇÜME DAYALI YÖNTEMLER ÖNE ÇIKIYOR

Reflü tanısı yalnızca hastanın şikayetlerine bakılarak konulmuyor. Endoskopi önemli bir araç olsa da her zaman kesin sonuç vermeyebiliyor. Bu noktada kapsül pH metre yöntemi kullanılabiliyor. Yaklaşık 1 cm’lik bir cihazın yemek borusuna yerleştirilmesiyle yapılan bu ölçüm, 48 saat boyunca asit seviyesini izliyor. Hastanın günlük yaşamına devam etmesi sayesinde gerçekçi veriler elde ediliyor. Prof. Dr. Salih Boğa, “Şikayet olmasa bile ölçümlerde yüksek asit kaçağı saptanabilir. Bu da bize sessiz reflüyü tanıma imkanı verir” ifadelerini kullanıyor.

Reflünün yalnızca yaşam kalitesini etkileyen bir rahatsızlık olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı, “Uzun süreli asit maruziyeti, yemek borusunda hasara yol açabiliyor. Zaman içinde Barrett özofagus olarak bilinen ve kanser gelişimi açısından dikkatle izlenmesi gereken hücresel değişimlere neden olabiliyor. Araştırmalar, kronik reflünün yemek borusu kanseri riskini artırabildiğini ortaya koyuyor. Bu yüzden amacımız sadece şikayetleri baskılamak değil, yemek borusunu korumak. Bu açıdan da erken tanı kritik bir rol oynuyor” açıklamasını yapıyor.

ENDOSKOPİK TEDAVİLER ÖNE ÇIKIYOR

Reflü tedavisinde ilk adım yaşam tarzı değişiklikleriyle atılıyor. Kilo kontrolü, geç saatlerde yemek yememek ve tetikleyici gıdalardan kaçınmak bu sürecin temelini oluşturuyor. Bunun yanında asit baskılayıcı ilaçlar da yaygın bir şekilde kullanılıyor. Her hastanın bu yöntemlerden yeterli fayda görmeyebileceğini söyleyen Prof. Dr. Salih Boğa, “Bu durumda daha ileri seçenekleri tercih etmek gerekir. Tedavi planı, hastanın şikayetlerine değil, ölçüm sonuçlarına ve anatomik yapısına göre belirlenir” diyor.

Günümüzde cerrahiye alternatif olarak geliştirilen endoskopik yöntemler, reflü tedavisinde önemli bir yer tutuyor. Bu işlemler ağız yoluyla uygulanıyor ve kesi gerektirmiyor. Anti reflü mukozektomi (ARM) olarak adlandırılan yöntem, yemek borusunun alt kısmındaki dokunun belirli bir bölümünün çıkarılması esasına dayanıyor. İyileşme sürecinde oluşan sıkılaşma sayesinde kapak mekanizması destekleniyor. Bir diğer yöntem olan EsophyX ile endoskopik fundoplikasyon ise mide girişindeki yapıyı yeniden şekillendirerek asit kaçışını azaltmayı hedefliyor. Prof. Dr. Salih Boğa, “Bu yöntemler doğru hastada uygulandığında uzun vadeli fayda sağlayabilir. Ancak karar mutlaka detaylı değerlendirme sonrası verilmelidir” diyor ve bilimsel ölçümlemenin önemine dikkat çekiyor: “Reflü, her zaman belirgin şikayetlerle ortaya çıkmayabilir. Sessiz ilerleyen vakalar gözden kaçabilir ve uzun vadede ciddi sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle tanı sürecinde yalnızca belirtilere değil, bilimsel ölçümlere dayalı değerlendirme yapılması büyük önem taşıyor.”

مواضيع ذات صلة

This article was originally published by Cumhuriyet.

أخبار ذات صلة

Avustralya'dan zayıflama iğnesi uyarısı: Körlüğe yol açabilir
مُلِح·24‏/7‏/2026

Avustralya'dan zayıflama iğnesi uyarısı: Körlüğe yol açabilir

Avustralya Şifalı Ürünler İdaresi (TGA), Tip-2 diyabet ve obezite tedavisinde kullanılan GLP-1 ilaçlarının nadir görülen "arteritik olmayan anterior iskemik optik nöropati (NAION)" hastalığına yol açabileceği konusunda uyardı. NAION'un körlük dahil kalıcı görme bozukluğuna neden olabileceği belirtilirken, kullanıcıların görme kaybı yaşamaları halinde ilacı bırakıp acilen sağlık kuruluşuna başvurması gerektiği vurgulandı. TGA, 36 vaka tespit etti.

Milliyet Son Dakika
1 د قراءة
Avustralya TGA'dan Diyabet ve Obezite İlaçları Hakkında Görme Kaybı Uyarısı
مُلِح·24‏/7‏/2026

Avustralya TGA'dan Diyabet ve Obezite İlaçları Hakkında Görme Kaybı Uyarısı

Avustralya Şifalı Ürünler İdaresi (TGA), Tip-2 diyabet ve obezite tedavisinde kullanılan GLP-1 ilaçlarının nadir görülen "arteritik olmayan anterior iskemik optik nöropati (NAION)" hastalığına yol açabileceği konusunda uyardı. NAION, kalıcı görme bozukluğuna ve körlüğe neden olabilir; TGA, bu ilaçlarla bağlantılı 36 NAION vakası tespit edildiğini belirtti.

AA Dünya
1 د قراءة
TÜSKA Başkanı Demir: Akreditasyon Başvuruları Artıyor, Türkiye Sağlıkta Kalite Markası Olma Potansiyeline Sahip
يتطور·24‏/7‏/2026

TÜSKA Başkanı Demir: Akreditasyon Başvuruları Artıyor, Türkiye Sağlıkta Kalite Markası Olma Potansiyeline Sahip

TÜSKA Başkanı Doç. Dr. Bayram Demir, sağlık hizmetlerinde kaliteyi artıran akreditasyon başvurularının hızla arttığını, 180'e yakın yeni başvuru olduğunu belirtti. Demir, TÜSKA'nın uluslararası işbirliklerini sürdürdüğünü ve Türkiye'nin sağlıkta uluslararası marka olma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.

AA Güncel
3 د قراءة
المزيد حول هذا الموضوعreflü