Rubio'dan İran, Çin, Küba ve Rusya İlişkileri Üzerine Açıklamalar
ABD'li Senatör Marco Rubio, Manila'daki ASEAN toplantısı sonrası Washington'ın dış politika yaklaşımlarını değerlendirdi.
نظرة سريعة
- ABD'li Senatör Marco Rubio, Manila'daki ASEAN toplantısı sonrası İran'ın nükleer faaliyetleri ve terör desteğini sonlandırması gerektiğini vurguladı.
- Çin ile iletişimin önemine değinen Rubio, Küba'daki ekonomik sorunlara ve Rusya ile diyaloğun gerekliliğine dikkat çekti.
ملخص مُنشأ بالذكاء الاصطناعي
لماذا يهم
ABD'li Senatör Marco Rubio, Manila'daki 59. Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından basına açıklamalarda bulunarak ABD'nin İran, Çin, Küba ve Rusya dahil olmak üzere çeşitli ülkelerle ilişkilerine dair görüşlerini paylaştı.
Rubio, Filipinler'in başkenti Manila'da düzenlenen 59. Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından basına açıklamalarda bulundu.
ABD'nin İran ile savaşı hızlı ve etkili bir şekilde sona erdirebileceğine dair güven uyandırmanın zor olup olmadığı sorusunu yanıtlayan Rubio, Washington'un İran'ın nükleer silah edinmesini kalıcı olarak engelleyecek diplomatik bir anlaşmaya varmayı çok istediğini vurguladı.
Rubio, Tahran yönetiminin "teröre verdiği desteği" sonlandırmasını ve nükleer silah geliştirmeye yönelik faaliyetlerinden vazgeçmesini istediklerini belirtti.
İran yönetiminin verdiği taahhütleri yerine getirmesine ilişkin güven sorunu olduğunu savunan Rubio, Tahran'ın kısa süre önce imzalanan mutabakat zaptındaki yükümlülüklerini iki hafta içinde ihlal ettiğini öne sürdü.
Rubio, Washington'ın yaklaşık 1,5 yıldır İran'la anlaşmak için çaba gösterdiğini ancak gemilere yönelik saldırılarla ABD'lilerin hedef alınmasına kayıtsız kalınamayacağını vurguladı.
"İran da bizim pek çok seçeneğimiz olduğunu biliyor"
İran'a yönelik yaptırım ya da askeri operasyon seçeneğinin gündeme gelip gelmeyeceğine ilişkin soruya karşılık Rubio, "İran işbirliği yapmamakta ısrar etmeye devam ederse, Başkan'ın (Donald Trump) elinde pek çok seçenek var ve ben bu konularda başkanın önüne geçmeyeceğim. Ancak bence İran da bizim de pek çok seçeneğimiz olduğunu biliyor." diye konuştu.
İran ile imzalanan mutabakat metninin bu ülkeye Hürmüz Boğazı üzerinde hakimiyet tanıyıp tanımadığı sorusunu Rubio, "Mutabakatta boğazdaki hiçbir geminin vurulmayacağı yazıyordu, bu maddeyi ihlal ettiler." şeklinde yanıtladı.
Rubio, İran'ın bu süreçte İHA'larla ve füzelerle ticari gemilere saldırdığını belirtti.
Bölgedeki sorunların hepsini İran'ın çıkardığını ve bölgedeki teröristleri desteklediğini savunan Rubio, Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki gerilimin artmamasını umduklarını vurguladı.
Rubio, İran'da "haksız yere gözaltına alınan" herkesin serbest bırakıldığını görmek istediğini ve görüşmeler tekrar başladığında bu konunun öncelikleri arasında yer alacağını dile getirdi.
Marco Rubio, İran'ın nükleer silaha sahip olmasının ABD için "kabul edilemez" olduğuna işaret ederek, "İran, küresel deniz taşımacılığını ve uluslararası su yollarını hedef alıyor ve hangi gemilerin geçebileceğini, hangilerinin geçemeyeceğini kontrol etmek istiyor. Bu kesinlikle kabul edilemez. Bunu kabul etmeyeceğiz. Bunun statüko haline gelmesine izin vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
Bazı Asya ülkelerinin ABD'den her zamankinden daha fazla LNG ve petrol satın aldığını belirten Rubio, "Bazı değişimlerin ve insanların enerji kaynaklarının kalıcı hale geleceğini düşünüyorum ancak boğazlar, bölgedeki diğer birçok ülke için önemli bir enerji kaynağı olmaya devam ediyor." şeklinde konuştu.
"ABD ile Çin arasında ilişkinin olmaması pervasız ve sorumsuzca bir davranış olur"
Ülkesinin Çin ile politikalarının titizlikle yönetilmesi gerektiğinin altını çizen Rubio, "ABD ile Çin arasında ister ekonomik ister başka türlü bir çatışma olması durumunda bunun küresel ölçekte çok büyük bir etkisi olacaktır." dedi.
Rubio, iki ülke arasındaki farklılıklara bakılmaksızın Çin ile iletişimi sürdürmelerinin kendileri için önemli olduğunu vurgulayarak, "Açıkçası, ülkelerimizin küresel ekonomi ve dünya üzerinde yarattığı etki göz önüne alındığında, ABD ile Çin arasında ilişki olmaması pervasız ve sorumsuzca bir davranış olur." diye konuştu.
Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ile bugün yaptığı görüşmeye ilişkin olarak da Rubio, ABD ile Çin arasında daha hassas ticaret konularını ele almak üzere önerilen "Ticaret Kurulu"nun hayata geçirilmesine doğru ilerlediklerini söyledi.
Rubio, Çin ile Filipinler arasında Güney Çin Denizi'ndeki bir sığlıkta yaşanan gerilime değinerek, bunu çok olumsuz bulduklarını ve gerilimin kimseye fayda sağlamayan "bir tür tırmanma eğilimi" olduğunu vurguladı.
Marco Rubio, Çinli mevkidaşı Vang ile görüşmede nükleer konusunu ele almadıklarını ancak Başkan Donald Trump'ın tutumunun, nükleer silahlara kısıtlama getirilmesine ilişkin görüşmelere Çin ve Rusya'nın mutlaka dahil edilmesi yönünde olduğunu anlattı.
Çin ile Japonya arasındaki "ilişkilerin kötüye gitmesini" nasıl değerlendirdiğine ilişkin soruyu yanıtlayan Rubio, bu konuyu endişeyle izlediklerine işaret etti.
Rubio, Çin'de gözaltına alınan ABD vatandaşlarıyla ilgili konuların Çin makamlarıyla görüşüldüğünü ve bu durumun öncelikli olduğunu belirterek, "Geçmişte iyi haberler aldık ve gelecekte de iyi haberler almayı umuyoruz." ifadesini kullandı.
Bakan Rubio, "Kısa bir süre önce ABD'deki seçimlere Çin'in müdahalesi konusunu ele almıştık. Bildiğimiz gibi, Çin'in ABD içinde etki sahibi olduğu pek çok başka alan da var." şeklinde konuştu.
"Küba halkı daha iyi bir geleceği hak ediyor"
Küba yönetiminin de uzun yıllardır özellikle batı yarım kürede bu tür faaliyetlerin başlıca aktörlerinden biri olduğunu öne süren Rubio, komünist etkilerin ABD siyasetini ya da toplumunu zayıflatmasına izin vermeyeceklerini söyledi.
Küba'daki hedeflerinin Küba halkı için daha iyi bir gelecek olduğunu savunan Rubio, "Küba'nın şu an iki sorunu var. Bunlardan birincisi ekonomik sistemleri çalışmıyor çünkü bu sistem dünyanın başka bir yerinde yok. Tersine işliyor. Bu yüzden de insanlar ülkeyi terk ediyor." dedi.
Rubio, ikinci problemin ise artık Küba'nın Venezuela'dan petrol alıp bunu nakde çevirememesi ve Venezuela'nın elektrik sistemini kullanamaması olduğunu belirterek, "Yani Küba'daki en büyük sorun, rejimlerinin bir felaket olması. Ekonomik modelleri işlemiyor." diye konuştu.
Küba'da rejim değişikliği isteyip istemediklerine ilişkin soruya Rubio, "Bakın bu bir uluslararası ilişki, mini dizi değil." ifadesini kullandı.
Rubio, Küba'nın kendi kıyılarına 90 mil kadar yakın olduğunu ve ABD'nin ulusal güvenliği için önemli olduğunu vurgulayarak, "Küba çökmüş bir devlet. Ancak değişimin nasıl olacağına veya ne zaman gerçekleşeceğine dair bir takvimi asla ortaya koymadım. Umarım yarın olur, çünkü onlar (Küba halkı) bunu hak ediyor. Küba halkı daha iyi bir geleceği hak ediyor." şeklinde konuştu.
"Anlaşmazlık yaşadığımız alanlar olsa da Rus hükümetiyle bir ilişki kurmamız gerekiyor"
Rubio, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşeceğini belirterek, bu ülkenin Ukrayna ile savaşının birçok açıdan ABD ile Rusya'nın ortak bir zeminde buluşma imkanını engellediğine dikkati çekti.
Bunun potansiyel işbirliği alanlarını aramaya devam etmeyecekleri anlamına gelmediğini belirten Rubio, "Savaşın sona ermesinin Rusya için de iyi olacağını düşünüyoruz. Dolayısıyla (Lavrov ile görüşmede) bu konuyu gündeme getireceğiz. ABD, fırsat olduğu sürece savaşın sona erdirilmesinde yapıcı bir rol oynamaya her zaman açık ve istekli." dedi.
Rubio, ABD ve Rusya'nın "nükleer silahı olan en büyük iki ülke" olduklarını savunarak, "Bizim için görüşmemek pervasız ve sorumsuzca bir davranış olur. Anlaşmazlık yaşadığımız alanlar olsa da Rus hükümetiyle bir ilişki kurmamız gerekiyor." diye konuştu.
Suudi Arabistan ile nükleer anlaşma iddiaları
ABD'nin Suudi Arabistan ile nükleer anlaşmayı onayladığına ilişkin iddialar sorulan Rubio, bu konuyla ilgili doğrudan yorum yapmayacağını belirtti.
Böyle bir konu gündeme gelirse gerekli adımları Kongre ile birlikte ve kamuoyuna açık olarak atacaklarını bildiren Rubio, ABD'nin hiçbir ülkeyle nükleer silahları yaygınlaştırma riski bulunduran hiçbir anlaşmaya girmeyeceğini vurguladı.
"Hizbullah'ın (Suriye'ye) oluşturduğu tehdidin farkındayız"
Trump'ın Hizbullah'la mücadelede Suriye'yi dahil edip etmediğiyle ilgili soruya Rubio, "Hizbullah'ın oluşturduğu tehdidin farkındayız. Yani, Hizbullah bu yeni Suriye hükümetinin düşmanı ve birçok yönden zaman içinde bu hükümeti zayıflatmaya çalıştılar ve buna devam edecekler. Suriye'nin, kendi geleceğini güvence altına almak için yapabileceği en iyi şeylerden biri de Lübnan ile olan sınırını güvence altına almak, böylece o sınırdan silah ve mühimmat geçişini engellemek ve kendisini istikrarsızlaştırma çabalarını önlemektir." yanıtını verdi.
Rubio, Suriye'nin bir ulus devlet kurma sürecinde olduğunun ve kendi iç sorunlarına odaklanması gerektiğinin altını çizerek, birçok terör unsurunun Suriye'de hala tehdit oluşturduğunu savundu.
Suriye'yi terörizmi destekleyen ülkeler listesinden çıkardıklarını hatırlatan Rubio, "Bunun da ülkenin çok ihtiyaç duyduğu ekonomik canlanmaya yol açacağını umuyoruz. Suriye, uzun yıllardır farklı toplulukların barış içinde yan yana yaşadığı bir ülke." ifadelerini kullandı.
ما الذي يجب مراقبته
توقعات الذكاء الاصطناعي — احتمالات وليست حقائق
ABD ile Çin arasında 'Ticaret Kurulu'nun hayata geçirilmesi yönünde ilerleme kaydedilecek.
مرجح · خلال أشهر
Çin'de gözaltına alınan ABD vatandaşlarıyla ilgili iyi haberler alınması umuluyor.
محتمل · خلال أشهر
أسئلة مفتوحة
- İran'ın mutabakat zaptını tam olarak hangi maddelerde ihlal ettiği?
- ABD'nin İran'a karşı 'pek çok seçeneği' tam olarak neleri içeriyor?
- Suudi Arabistan ile nükleer anlaşma iddialarının detayları nelerdir?




