TAHUD ve Sanofi Türkiye'den Aşı Tereddüdüne Karşı Basın Toplantısı: Bağışıklamanın Toplum Sağlığı İçin Önemi Vurgulandı
İstanbul Beşiktaş'ta düzenlenen toplantıda aşı tereddüdünün yarattığı riskler ve yaşam boyu bağışıklama yaklaşımı ele alındı
نظرة سريعة
- Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) ve Sanofi Türkiye, Bağışıklama Haftası kapsamında İstanbul Beşiktaş'ta basın toplantısı düzenledi.
- Toplantıda aşı tereddüdünün yanlış bilgi ve sosyal medyadaki kontrolsüz kaynaklardan kaynaklandığı vurgulandı.
- Güzin Zeren Öztürk, bağışıklamanın geleceğe yönelik yatırım olduğunu belirtirken, Prof.
ملخص مُنشأ بالذكاء الاصطناعي
لماذا يهم
Aşı tereddüdü, dünya genelinde ve Türkiye'de bağışıklama oranlarını olumsuz etkileyen bir sorun olarak öne çıkıyor. Sosyal medya ve kontrolsüz bilgi kaynakları, aşı karşıtlığının artmasına neden olurken, kızamık gibi önlenebilir hastalıkların yeniden görülmeye başlandığı bildiriliyor.
Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) ile Sanofi Türkiye'nin İstanbul Beşiktaş'ta "Bağışıklama Haftası" kapsamında düzenlediği basın toplantısında, aşı tereddüdünün yarattığı riskler ve bağışıklamanın toplum sağlığı açısından önemi ele alındı. Toplantıda, yaşam boyu bağışıklama yaklaşımı ve aile hekimliğinin koruyucu sağlık hizmetlerindeki rolü öne çıkarken, TAHUD Genel Başkanı Prof. Dr. Güzin Zeren Öztürk ile Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Seçil Günher Arıca değerlendirmelerde bulundu.
Aşı sayesinde bağışıklık sisteminin hasta olmadan simüle edilerek hazır hale geldiğini ifade eden Genel Başkan Prof. Dr. Güzin Zeren Öztürk, bu nedenle bağışıklamanın geleceğe yönelik bir yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, toplum sağlığının geleceği için önemli bir rol oynadığını aktardı. Dünyada ve Türkiye'de oluşan aşı tereddüdünün temelinde yanlış bilgi ve kontrolsüz bilgi akışının yer aldığını belirten Öztürk, bilgiye erişimin hızlanmasına karşın doğru bilgiye ulaşma konusunda ciddi sorunlar yaşandığını ifade etti. Sosyal medya başta olmak üzere denetimsiz bilgi kaynaklarının aşı karşıtlığını artırdığını kaydeden Öztürk, bu durumun aşılanma oranlarını düşürdüğünü ve önlenebilir hastalıkların yeniden görülmesine yol açtığını söyledi.
Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Seçil Günher Arıca ise aşılamanın yalnızca bireysel korunma sağlamadığını, hastalıkların ağır seyretmesini de engellediğini beltti. Günümüzde yaklaşık 30 hastalığa karşı aşı uygulanabileceğini ifade eden Arıca, aşılama sürecinin sadece çocukluk dönemiyle sınırlı olmadığını, bağışıklığın zamanla zayıflaması nedeniyle erişkin bireylerde de bazı aşıların tekrarlanması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin yaşlanan bir nüfusa sahip olduğuna dikkat çeken Arıca, bağışıklık sisteminin yaşla birlikte zayıfladığını ve enfeksiyonlara bağlı risklerin arttığını belirtti.
Aşı karşıtlığındaki artışın somut sonuçlarının görüldüğünü belirten Arıca, kızamık gibi önlenebilir hastalıkların yeniden ortaya çıktığını söyledi. Özellikle solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan RSV virüsüne dikkat çeken Arıca, dünya genelinde her yıl milyonlarca çocuğun bu virüse yakalandığını ve önemli bir kısmının hayatını kaybettiğini ifade etti. RSV'nin yalnızca çocuklarda değil, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireylerde de ağır seyrettiğini belirten Arıca, gebelik döneminde ve doğum sonrası uygulanan aşıların bu riskleri azaltmada önemli rol oynadığını dile getirdi.
أسئلة مفتوحة
- Toplantının kesin tarihi nedir?
- Türkiye'de spesifik aşılanma oranları ne?
- Hangi yaş gruplarında aşılanma düşük?






