Uzmanlar, El Ubeyd'deki Askeri Tırmanışın Yeni Bir İnsani Felakete Yol Açabileceği Uyarısında Bulunuyor
نظرة سريعة
- Uzmanlar, Sudan'daki çatışmaların ağırlık merkezinin El Ubeyd'e kaydığını ve kentin kontrolünün ülkenin toprak bütünlüğü için kritik olduğunu belirtiyor.
- Hızlı Destek Kuvvetleri'nin sivillere yönelik saldırılarının ve dış desteğinin devam ettiğini vurgulayan uzmanlar, El Ubeyd'de yaşanacak bir askeri tırmanışın yüz binlerce sivili yeni bir insani felaketle karşı karşıya bırakabileceği uyarısında bulunuyor.
ملخص مُنشأ بالذكاء الاصطناعي
لماذا يهم
Sudan'daki çatışmaların ağırlık merkezinin Faşir'in ardından Kurdufan bölgesine ve özellikle El Ubeyd çevresine kayması bekleniyor. Uzmanlar, El Ubeyd'in kontrolünün Sudan'ın toprak bütünlüğü açısından kritik olduğunu belirtiyor.
Uzmanlar, El Ubeyd'in kontrolünün Sudan'ın toprak bütünlüğü açısından kritik önem taşıdığına dikkati çekerken, kentte yaşanabilecek bir askeri tırmanışın yüz binlerce sivili yeni bir insani felaketle karşı karşıya bırakabileceği uyarısında bulunuyor.
Sudan'daki insan hakları ihlallerini izleyen Meşad İnsan Hakları Örgütü Başkanı Dr. Ahmed Abdullah ile Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş, ülkedeki son gelişmeleri AA muhabirine değerlendirdi.
HDK sivillere yönelik sistematik saldırılar gerçekleştiriyor
SETA Araştırmacısı Demirtaş, Sudan'daki çatışmalarda askeri sonucun göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK) sivillere yönelik sistematik saldırılar düzenlediğini ve devletin kurumsal kapasitesini zayıflatmayı hedeflediğini söyledi.
Sudan ordusunun HDK'nin ilerleyişini durdurmasının, stratejik bölgeleri korumasının ve devlet otoritesini yeniden tesis etmesinin önemine işaret eden Demirtaş, "Askeri baskı olmadan HDK'nin sivillere yönelik saldırılarının sınırlandırılması, paralel yönetim girişimlerinin engellenmesi ve ülkenin egemenliğinin korunması oldukça zor olacaktır." dedi.
Askeri başarının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Demirtaş, HDK'nin askeri kapasitesinin büyük ölçüde dışarıdan sağlanan silah, finansman, lojistik imkanlar ve paralı savaşçı ağlarına dayandığını ifade etti.
Bu desteğin sürmesi halinde sahadaki kazanımların kalıcı hale gelmesinin zorlaşacağını dile getiren Demirtaş, savaşın uzamasının Sudan'ın fiilen bölünmesine ilişkin senaryoları güçlendirebileceğini kaydetti.
Demirtaş, bu nedenle askeri mücadelenin diplomatik girişimler, uluslararası destek ve dış tedarik ağlarını hedef alan yaptırımlarla desteklenmesi gerektiğini ve gerçek bir siyasi çözümün ancak HDK'nin dış destek kanallarının sınırlandırılmasıyla mümkün olabileceğini vurguladı.
"Çatışmaların ağırlık merkezi El Ubeyd'e kayıyor"
Sudan'daki savaşın Faşir'in ardından yeni bir evreye geçtiğine dikkati çeken Demirtaş, çatışmaların ağırlık merkezinin Kurdufan bölgesine ve özellikle El Ubeyd çevresine kaymasının beklendiğini, sahadaki gelişmelerin de bu yönde ilerlediğini belirtti.
El Ubeyd'in yalnızca önemli bir şehir değil, aynı zamanda askeri hareketlilik, lojistik akış ve ikmal hatları açısından kritik bir kavşak olduğunun altını çizen Demirtaş, kentin Hartum ile Darfur'u ve ülkenin güneyini birbirine bağlayan güzergahların kesişim noktasında bulunduğunu hatırlattı.
Demirtaş, HDK'nin şehirlerde yalnızca askeri hedefleri değil, sivil yaşamı da hedef alan bir strateji izlediğini belirterek, elektrik altyapısı, yakıt depoları ve ulaşım ağlarına yönelik saldırılarla kentleri yaşanamaz hale getirmeyi amaçladığını söyledi.
Çatışmaların gelecek dönemde kent merkezlerinden ziyade enerji altyapısı, ikmal koridorları ve ulaşım bağlantıları çevresinde yoğunlaşabileceğini öngördüklerini anlatan Demirtaş, "Sudan ordusu açısından El Ubeyd'in korunması yalnızca askeri değil, sivil yaşamın devamlılığı ve ülkenin doğu-batı bütünlüğünün korunması bakımından da stratejik önem taşımaktadır." diye konuştu.
"Silah ambargosu tek başına çözüm olmaz"
Demirtaş, uluslararası toplumun silah ambargosu konusunda devlet ile devlet dışı silahlı gruplar arasında ayrım yapması gerektiğini ve yaptırımların Sudan devletine karşı faaliyet gösteren HDK ve onu destekleyen yapılara yönelmesinin önem taşıdığını söyledi.
HDK'nin askeri kapasitesini ayakta tutan şirketler, finansman ağları, altın ticaretinden gelir sağlayan yapılar ile lojistik mekanizmaların da yaptırım kapsamına alınması gerektiğini ifade eden Demirtaş, yeniden inşa sürecinde devlet kurumlarının güçlendirilmesi ve kapsayıcı bir siyasi zeminin oluşturulmasının kalıcı barış açısından hayati önem taşıdığını kaydetti.
"Siviller en ağır bedeli ödüyor"
Meşad İnsan Hakları Örgütü Başkanı Abdullah ise Sudan'daki çatışma bölgelerinde insani durumun kritik seviyeye ulaştığını belirterek, milyonlarca sivilin zorla yerinden edilme, temel hizmetlerin çökmesi ile gıda, sağlık ve temiz suya erişimde yaşanan sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engellilerin krizden en fazla etkilenen gruplar olduğunu dile getiren Abdullah, "Çatışma bölgelerinde hukuk düzeni ile sivilleri koruma mekanizmaları büyük ölçüde zayıfladı. Ağır insan hakları ihlallerine ilişkin raporlar gelmeye devam ediyor." ifadelerini kullandı.
Sudanlı sivillerin durumuna dikkati çeken Abdullah, "Sudanlı siviller birçok bölgede çatışmanın tarafları arasında sıkışmış durumda ve en ağır bedeli canları, onurları, güvenlikleri ve gelecekleriyle ödüyor." şeklinde konuştu.
Darfur'da ağır ihlal iddiaları
Silahlı grupların Darfur'da sivilleri hedef alan ağır ve sistematik ihlallerini belgelediklerini belirten Abdullah, kasıtlı öldürmeler, cinsel şiddet, zorla yerinden etme, köy ve kampların yakılması ile sivil altyapının hedef alınmasının uluslararası hukukun açık ihlalleri olduğunu söyledi.
Bağımsız uluslararası raporların da Darfur'da savaş suçu ve insanlığa karşı suç kapsamına girebilecek ağır ihlallere ilişkin bulgular ortaya koyduğunu ifade eden Abdullah, Faşir, Zemzem ve Ebu Şuk kampları ile Kuzey ve Batı Darfur'un en ağır etkilenen bölgeler arasında yer aldığını kaydetti.
Kalıcı barış için ağır ihlallerden sorumlu kişilerin hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Abdullah, faillerin cezasız kalmamasının önemine dikkati çekti.
El Ubeyd'de yeni insani felaket riski var
Abdullah, El Ubeyd'deki sivillerin de son derece yüksek risk altında bulunduğunu, askeri operasyonların genişlemesi ve insani yardımların ulaştırılmasında yaşanan güçlüklerin krizi daha da derinleştirebileceğini anlattı.
Kent içinde veya çevresinde yaşanabilecek askeri tırmanışın yüz binlerce sivili etkileyebileceğini dile getiren Abdullah, tüm taraflara uluslararası insancıl hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymaları, sivilleri ve sivil altyapıyı hedef almamaları çağrısında bulundu.
Birleşmiş Milletler (BM), Afrika Birliği (AfB) ve uluslararası ortaklara krizin daha fazla büyümesini önlemek için acil adım atma çağrısı yapan Abdullah, hareketsiz kalınmasının Kuzey Kurdufan'da yeni bir insani felakete yol açabileceğini sözlerine ekledi.
ما الذي يجب مراقبته
توقعات الذكاء الاصطناعي — احتمالات وليست حقائق
Çatışmaların ağırlık merkezinin Kurdufan bölgesine ve özellikle El Ubeyd çevresine kayması bekleniyor.
مرجح · المدى القصير
Kuzey Kurdufan'da yeni bir insani felaket yaşanabilir.
محتمل · المدى القصير
أسئلة مفتوحة
- Uluslararası toplumun çağrılara yanıtı ne olacak?
- HDK'nin dış destek kanalları nasıl sınırlandırılacak?
- Ağır ihlallerden sorumlu kişiler hesap verecek mi?



