Eilmeldung
ESDeclarada emergencia de interés nacional en Madrid y Ávila por incendios forestalesITBorsa di Milano chiude in rialzo (+0,95%), banche brillanti e spread in caloESLeBron James ficha por los Philadelphia 76ers, estableciendo un nuevo récord de longevidadFRIncendies en Gironde et dans les Landes : des dizaines de milliers d'évacuations et plus de 10 000 hectares brûlésPLŚnieg w środku wakacji. Ratownicy apelują do turystówGLOBALUS Tech Companies Urge Against Restrictions on Open-Weight AI ModelsINTLBatman: Caped Crusader Season 2 and New Game Launch on Prime Video and Amazon LunaARالعراق يرفض تقرير نيويورك تايمز حول رفض إيران اتفاق وقف إطلاق النارCN美國國會議員推動查爾斯頓主辦OSCE年會,凸顯共和黨內部分歧與美塞關係複雜性GLOBALNat Sciver-Brunt to miss Trent Rockets' opening Hundred matchesESDeclarada emergencia de interés nacional en Madrid y Ávila por incendios forestalesITBorsa di Milano chiude in rialzo (+0,95%), banche brillanti e spread in caloESLeBron James ficha por los Philadelphia 76ers, estableciendo un nuevo récord de longevidadFRIncendies en Gironde et dans les Landes : des dizaines de milliers d'évacuations et plus de 10 000 hectares brûlésPLŚnieg w środku wakacji. Ratownicy apelują do turystówGLOBALUS Tech Companies Urge Against Restrictions on Open-Weight AI ModelsINTLBatman: Caped Crusader Season 2 and New Game Launch on Prime Video and Amazon LunaARالعراق يرفض تقرير نيويورك تايمز حول رفض إيران اتفاق وقف إطلاق النارCN美國國會議員推動查爾斯頓主辦OSCE年會,凸顯共和黨內部分歧與美塞關係複雜性GLOBALNat Sciver-Brunt to miss Trent Rockets' opening Hundred matches
Newsgather
ZurückBM'nin İsrail'i Cinsel Şiddet Raporu'nda Kara Listeye Almasının Sonuçları
BM'nin İsrail'i Cinsel Şiddet Raporu'nda Kara Listeye Almasının Sonuçları
Dringend
AA Güncel4.6.2026Welt5 Min. LesezeitTürkiye

BM'nin İsrail'i Cinsel Şiddet Raporu'nda Kara Listeye Almasının Sonuçları

Auf einen Blick

  • BM'nin Çatışmalarla Bağlantılı Cinsel Şiddet Raporu, İsrail'i cinsel şiddet uygulayan taraflar listesine ekledi.
  • Rapor, İsrail hapishanelerindeki Filistinli esirlere yönelik sistematik cinsel şiddeti belgeliyor ve UAD ile UCM'de delil olarak kullanılması bekleniyor.

KI-generierte Zusammenfassung

Schriftgröße

Orta Doğu Uzmanı Haydar Oruç, BM’nin Çatışmalarla Bağlantılı Cinsel Şiddet Raporu kapsamında İsrail’i kara listeye almasını ve bunun sonuçlarını AA Analiz için kaleme aldı.

***

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, çatışma bölgelerinde yaşanan cinsel şiddet vakalarının tespiti, raporlanması ve önlenmesine yönelik çalışmaları yürütmekle görevlendirdiği Özel Temsilci Pramila Patten tarafından hazırlanan ve 2025 yılındaki gelişmeleri kapsayan "Çatışmalarla Bağlantılı Cinsel Şiddet Raporu 2026", 21 Nisan 2026'da BM’nin internet sitesinde yayımlandı. Raporla birlikte İsrail ordusu, geçen yıl eklendiği silahlı çatışmalarda çocuklara karşı ağır ihlallerde bulunan tarafların yer aldığı utanç listesinden sonra bu sefer de çatışma bölgelerinde cinsel şiddet uygulayan taraflar listesine eklendi.

Bu kadar kritik bir raporun gündeme oturmasını sağlayan ise İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon’un 28 Mayıs’ta X hesabından paylaştığı, "İsrail, artık Hamas ve DEAŞ ile birlikte kara listeye alındı." şeklindeki paylaşımı oldu. Zira Danon, normal şartlarda utanılması gereken bu raporu da İsrail karşıtı olmakla itham ettiği BM’nin yeni bir antisemitizm girişimi olarak lanse ederek raporun içeriğindeki ağır ithamların üzerini örtmeye çalışmıştır.

Danon, İsrail’in kara listeye alınmasını İsrail’e yönelik bir haksızlık ve Yahudi düşmanlığının yansıması olarak sunmaya çalışsa da BM’nin geçen yıl yayımladığı raporda İsrail’i bu konuda açık şekilde uyardığını hatırlatmak gerekir. Bu raporda, İsrail’e cinsel şiddet vakalarını durdurması ve BM Güvenlik Konseyinin (BMGK) ilgili kararları doğrultusundaki taahhütlerine uyması çağrısı yapılmıştı. Buna rağmen İsrail’in geçen süre içinde BM gözlemcilerinin bölgeye erişimini sürekli engellediği, ayrıca raporda öngörülen önleme ve hesap verebilirlik tedbirlerini hayata geçirmediği görülmektedir.

Karara giden yolda yaşananlar nasıl ortaya çıkarıldı?

İsrail’in 7 Ekim 2023’ten sonra Gazze’den binlerce Filistinliyi herhangi bir yargı kararı olmadan, illegal bir şekilde kaçırarak Sde Teiman askeri hapishanesine sevk ettiği ve burada görevli askerlerin Filistinli esirlere tecavüz ettiğine yönelik görüntüler, geçen yıl medyada yer almıştı. Bu görüntülerden sonra yoğun tepkiler gelince başlatılan soruşturma neticesinde tecavüz hadisesine katılan askerler gözaltına alınmış ancak bu insanlık dışı suçları işledikleri görüntülerle sabit olan askerler, İsrail medyası tarafından kahraman olarak lanse edilerek herhangi bir ceza almaları engellenmişti. Hatta bu görüntüleri medyaya servis ettiği ortaya çıkan dönemin Askeri Başsavcısı Yifat Tomer-Yerushalmi, önce ölüm tehditleri almış, ardından istifa edip kaçmak durumunda kalmış ancak işin sonunda yakalanıp tutuklanmıştı.

Bu gelişmeler, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki insan hakları ihlallerini takip edip raporlayan B’Tselem gibi sivil toplum kuruluşlarını (STK) harekete geçirmiş olup mağdurlarla yapılan mülakatlarda yaşananlar kayıt altına alınmış ve bu bilgiler, gereği yapılmak üzere BM İnsan Hakları Ofisine ve ilgili soruşturma komisyonuna gönderilmiştir. Bunun yanı sıra Euro-Med Human Rights Monitor isimli STK de mağdurlara ulaşıp yaşananları raporlayarak BM’ye göndermiş ve İsrail’in çatışma bölgelerinde cinsel şiddet uygulayanlar listesine eklenmesini ve gerekli yaptırımların hayata geçirilmesini talep etmiştir.

Bir diğer önemli gelişme ise ABD’li gazeteci Nicholas Kristof’un 11 Mayıs’ta New York Times’ta yayımlanan, “Filistinlilere Yapılan Zulmü Karşılayan Sessizlik” başlıklı yazısından sonra, ABD’de yaşayan bazı Yahudiler tarafından protesto edilmesi ve bazı fanatik Yahudi örgütleri tarafından da tehdit edilmesi olmuştur. Yazısında STK’lerin raporlarına ve kendi erişebildiği mağdurların ifadelerine yer veren Kristof, İsrail’in Filistinli esirlere yönelik cinsel şiddet uygulamasının bir politika haline geldiğini ve mağdurların da türlü tehditlerle susmak zorunda bırakıldığını ifade etmiştir.

Raporda yer alan bulgular

Raporda, İsrail’in özellikle 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze’ye yönelik saldırıları sırasında herhangi bir yargı kararı olmaksızın gözaltına alınan veya zorla alıkonulan Filistinlilerin, Sde Teiman askeri kampı, Etzion gözaltı merkezi ile Megiddo, Ofer, Ramla, Hasharon, Shatta, Nafha ve Damon gibi cezaevi ve gözaltı merkezlerine sevk edildiği belirtilmiştir. Bu kişilerin gözaltı ve sorgu süreçlerinde askerler, gardiyanlar, polisler ve diğer güvenlik görevlileri tarafından sistematik biçimde insanlık onuruna aykırı ve çeşitli cinsel şiddet türlerine maruz bırakıldığı ifade edilmiştir.

Raporda, İsrail’in söz konusu dönemde 4 binden fazlası herhangi bir suçlama veya yargılama olmaksızın ya da idari gözaltı kapsamında olmak üzere 11-12 bin kişiyi alıkoyduğu belirtilmiştir. Bu kişilerden bin 968’inin serbest bırakıldığı, 9 binden fazlasının ise halen gözaltında tutulduğu kaydedilmiştir. Raporda ayrıca, BM’nin Gazze Şeridi ve Batı Şeria’dan 14 erkek, 7 kadın, 9 erkek çocuk ve 1 kız çocuğuna yönelik, işkence niteliği taşıyan eylemler de dahil olmak üzere çatışmayla bağlantılı cinsel şiddet vakalarına ilişkin çok sayıda olayı doğruladığı ifade edilmiştir. Doğrulanan vakaların 13’ünün 2025 yılında, 18’inin ise 2023 ve 2024 yıllarında meydana geldiği belirtilmiştir.

Dolayısıyla, İsrail makamlarının yukarıda belirtilen vakalarda etkin soruşturma yapmadığı gibi bahse konu suçları işleyenleri korumaya yönelik tutum gösterdikleri gerekçesiyle BM’nin kara listesine eklenmesine karar verilmiştir.

Raporun muhtemel etkileri

BM tarafından yayımlanan "Çatışmalarla Bağlantılı Cinsel Şiddet Raporu" ve bu rapora istinaden kara listeye eklenmesi, İsrail’in uzun süreden beri devam eden ancak özellikle 7 Ekim 2023’ten itibaren had safhaya ulaşan hukuk tanımazlığının, soykırımcı ve apartheid politikası uygulayan bir devlet olduğu iddialarının pekişmesini sağlamıştır.

Ayrıca bu raporla birlikte İsrail’in iddia edildiği gibi bir hukuk devleti olmadığı, bilakis demokratik bir hukuk devletinden çok uzak olduğu ortaya konulmuştur. Zira İsrail, her ne kadar Gazze’yi yerle bir edip 73 bin insanı katletmesinin soykırım kastı taşımadığını, aksine meşru müdafaa olduğunu iddia etse de ortaya konulan raporlar bunun aksini göstermektedir.

Dolayısıyla bu raporun, hem İsrail’in Uluslararası Adalet Divanında (UAD) devam eden soykırım yargılamasında delil olarak kullanılması hem de Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) Gazze’de işlenen bahse konu savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle yeni soruşturmalar açması beklenmektedir. Bu durumun, önümüzdeki dönemde hesap verebilirlik ve yaptırım tartışmalarını daha da görünür hale getirebileceği değerlendirilmektedir. Zira dünyanın İsrail gibi haksız, hukuksuz ve apartheid bir devlete daha fazla tahammül etme imkanı kalmamıştır.

[Haydar Oruç, Orta Doğu Uzmanıdır.]

Verwandte Themen

This article was originally published by AA Güncel.

Ähnliche Meldungen

Wildberries depolarına saldırıların ardından Rusya'da lojistik ağların savaş koşullarındaki rolü tartışılıyor
In Entwicklung·vor 4 Stunden

Wildberries depolarına saldırıların ardından Rusya'da lojistik ağların savaş koşullarındaki rolü tartışılıyor

Rusya'daki Wildberries depolarına düzenlenen ve en az 9 kişinin ölümüne yol açan saldırılar, Ukrayna'nın ticari lojistik merkezlerini de hedef listesine aldığını gösterdi. Kiev, tesislerde yaptırım kapsamındaki çift kullanımlı ürünlerin bulunduğunu iddia ederken, Kremlin ve şirket bu iddiaları reddederek sivil kayıplara ve ekonomik zarara dikkat çekti. Saldırılar, Wildberries'in lojistik kapasitesinin %12-14'ünü etkiledi ve maliyetin satıcılara yansıması bekleniyor.

AA Dünya
4 Min. Lesezeit
Mehr zu diesem ThemaBirleşmiş Milletler