SEZAİ KARAKOÇ'UN ISRARCI BİR TAVRI VARDI
Auf einen Blick
- Muazzez Akkaya, Sezai Karakoç ve Cemal Süreya'nın kendisine olan aşkına dair anılarını paylaştı.
- Akkaya, Karakoç'un ısrarcı tavrını ve yaş farkının o dönemki düşüncelerini nasıl etkilediğini anlattı.
- Ahmet Hakan ise 2006'da Mona Roza şiirinin ilham perisi Akkaya'yı bulduğunu, kızının e-postasıyla öğrendiği detayları köşesinde aktardı.
KI-generierte Zusammenfassung
Warum es wichtig ist
Muazzez Akkaya, şairler Sezai Karakoç ve Cemal Süreya'nın kendisine olan aşkını ve Mona Roza şiirinin ilham perisi olduğu iddialarını anlattı. Gazeteci Ahmet Hakan ise 2006'da Akkaya'yı bularak bu gizemi çözdüğünü duyurdu.
Muazzez Akkaya, Sezai Karakoç ve Cemal Süreya'nın kendisine olan sevgisine ilişkin, "Cemal Süreya daha çok cebime şiirler koyardı. Sonra sınıfa girince aynı şiiri tahtada da görürdüm. Şiirlerin ona ait olduğunu sonradan öğrendim. Ben o dönem bu şekilde bir arkadaş edinmeyi, ilerletmeyi hiç düşünmedim." diye konuştu.
Sezai Karakoç'un ise daha ısrarcı bir tavrının bulunduğunu vurgulayan Akkaya, o dönem yaşananları şu sözlerle dile getirdi:
"Büyüklerimizin kafamıza çiviyle çaktıkları bazı fikirler var, 'erkek yaşça büyük, hanımı ondan küçük olmalı' gibi. Annem-babam, çevremdeki herkes de böyleydi. Sezai Karakoç da benden 1-2 yaş kadar küçüktü, benim için ilk handikap oydu zaten. Bu nedenle ihtimalini bile düşünmedim çünkü kafamda yaş konusu yerleşmişti."
MONA ROZA ŞİİRİNİN HİKAYESİ
Ahmet Hakan ise 2006 yılında Hürriyet'teki köşesinde gizemli aşkın gizeminin çözüldüğünü ve Muazzez Akkaya'yı bulduğunu açıklamıştı. Köşe yazısında hikayeyi şöyle anlatıyor;
Bundan bir süre önce bir yazımda Sezai Karakoç’un "Mona Roza" şiirine ve Muazzez Akkaya’ya şöyle bir değinmiştim.
O yazının yayınlanmasının ardından New York’tan bir e-posta aldım.
Şunlar yazılıydı e-postada...
"Selam Ahmet Bey... Ben New York’ta doktorluk yapıyorum. Muazzez Akkaya’nın kızıyım. Yazınız ailecek çok hoşumuza gitti. Annemin adını yazınızda geçirdiğiniz için çok teşekkürler. Ayşe."
Okuyunca "Vay be" diye haykırdım. Muazzez Akkaya’nın izini bulmuştum.
Hemen bir yanıt yazdım: "Lütfen anneniz hakkında biraz daha bilgi verebilir misiniz?"
Yanıt şöyleydi:
"Annem Mülkiye’de okumuş. Öğrenciliğinde çok güzel bir kadınmış. Grace Kelly tipinde. Pingpong şampiyonu olmuş okulda. Bugün anneme Sezai Karakoç’un aşkını ve şiirini sordum. Annemin bu aşktan ve şiirden haberi olmamış. Ama şunu anımsıyor: Paltosunun cebinde şairi meçhul aşk şiirleri bulurmuş! Babamla evlenirken babama bu şiirlerden söz etmiş, babam da şiir yazmaya kalkışmış annem için ama tabii ki çocukça şiirler olmuş bunlar. Annem Hazine avukatlığından emekli oldu. Maliye Bakanlığı’nda çalışırken babamla tanışıp aşk evliliği yapmışlar. 48 sene harika bir evlilikleri oldu. Maalesef geçen hafta babamı kaybettik."
Offene Fragen
- Cemal Süreya'nın cebine koyduğu şiirler hangileriydi?
- Muazzez Akkaya'nın babasının yazdığı 'çocukça şiirler' nasıldı?



