Çocukların Zihnindeki Kaygılar ve Bilgelik Yolları
En resumen
- Makale, çocukların yaşadığı psikolojik ve sosyoekonomik kaygıları ele alıyor.
- Afet endişesi, yoksulluk korkusu ve yetişkinler kadar sosyal durum bilgisine sahip olmaları vurgulanıyor.
- Ayrıca, hayatın farklı evrelerindeki kapı çalma metaforu ve günümüzdeki 'pes etmeme' propagandasının olgunlaşmayı engellediği tartışılıyor.
Resumen generado por IA
Unutkanlık sersemlikle, unutabilmek huzurla kardeştir.
***
Madem psikolojik tezlerden sıkıldınız, beyni inceleyen araştırmalara daha yakın durmaya başladınız...
Böylesini çok daha "bilimsel" buluyorsunuz ya...
Buyurun bakalım!..
Son çalışmalar çarpıcı sonuçlar veriyor...
Mesela sosyoekonomik sorunlar içinde büyümüş çocuklar ile uzun süre uyku sorunu ve kronik stres çeken insanların beyni arasında ortak özellikler var.
***
Ben yine de meraklısı için notumu düşeyim...
Zihin yerine beyinden konuşmak hem epistemolojik bir problem hem de gerçeklerden şık bir kaçıştır...
Beyin kanlı canlı bir organdır, "zihin" kurgu bir terimdir ama dünyanın ta kendisidir...
***
O hâlde biz çocukların zihninde neler döndüğüne bakalım...
Araştırmalar ülkemizdeki çocukların yarısının deprem, yangın gibi büyük afetlerin endişesiyle yaşadığını; yine yarısına yakınının da aile üyelerinin işsiz kalması nedeniyle yoksullaşmaktan kaygılandığını ortaya koyuyor...
***
Boşverin araştırmaları, ben size kendi görüp bildiğimi söyleyeyim...
İlkokul çocukları kendi hâlindeki yetişkinler kadar sosyal durum ve ekonomi "bilgisi"ne sahip...
Ama bize çaktırmıyorlar...
Görüp bildiklerini kendilerine saklıyor, karın ağrılarını kendi başlarına yaşıyorlar.
Şimdi gidin onları o güzel alınlarından öpün...
Az yük değildir bu sessizlik!
***
Gaston Bachelord şöyle demişti: "İnsan, kapattığı, açtığı ve araladığı tüm kapıların öyküsünü anlatacak olsa, yaşamını tümüyle anlatmış olur." Doğru!
Gençlik açılsın diye kapıları çalmak, bazılarını sadece aralayıp bırakmaktı.
Bazı kapıların ne kadar çalarsak çalalım açılmayacağını bilmek de olgunluk çağıydı...
Şimdilerde "Çalmaya devam et, mutlaka açılır" propagandası yapılıyor, bu yüzden de kimse olgunlaşamıyor...
Yaşlılık mı?
Koridorun ucundaki son kapıyı görmek, ayak sürüyerek o kapıya doğru ilerlemek ve varınca orada beklemektir...
***
Cesur ol fakat kimseyi cesaretinle tehdit etme!
Bu iyilik ve bilgeliğe giden kadim yoldur...
Şimdi ne oluyor peki?
Herkes "tehdit eden" olmak istiyor...
Sadece başkalarını tehdit edebilenler cesur sayılıyor.
Rezillik!
***
2023 Mart'ında Lacivert dergisine söylemiştim de bazı dostlar "Ne diyorsun?" diye burun kıvırmıştı...







