Newsgather
AtrásTerörsüz Türkiye hedefine yönelik yeni siyasi yaklaşım ve TBMM süreci
Terörsüz Türkiye hedefine yönelik yeni siyasi yaklaşım ve TBMM süreci
En desarrollo
Sabah Gündemhace 2 horasPolítica4 min de lecturaTürkiye

Terörsüz Türkiye hedefine yönelik yeni siyasi yaklaşım ve TBMM süreci

En resumen

  • Türkiye'nin "Terörsüz Türkiye" hedefiyle başlattığı yeni siyasi yaklaşımın iki yılını değerlendiren makale, sürecin "Türkiye modeli" olarak yürütülmesinin önemini vurguluyor.
  • PKK'nın eylem kapasitesinin bitirilmesi ve geçmiş hatalardan ders çıkarılarak TBMM'de çerçeve yasa görüşmelerinin başlayacağı belirtiliyor.

Resumen generado por IA

Por qué importa

Türkiye, "Terörsüz Türkiye" hedefiyle iki yıl önce yeni bir siyasi yaklaşım başlattı ve bu süreç "Türkiye modeli" olarak yürütülüyor. Bu model, terörle mücadelede sağlanan üstünlüğü başlangıç noktası olarak belirledi.

Tamaño de fuente

Terörsüz Türkiye hedefine yönelik yeni bir siyasi yaklaşımın başlatılmasının üzerinden iki yıl geçti. Bu süreçte, konuyu bir çok kez bu köşede, farklı yönleri ile ele almaya çalıştım.

En çok vurguladığım husus, Türkiye'nin terörle mücadele ve çözüm arayışı tecrübesinin merkeze konması ve bu yeni sürecin "Türkiye modeli" olarak yürütülmesinin önemi üzerineydi.

Türkiye, terör örgütünü sonlandırmak için 1990'lı yıllardan itibaren bir çok yöntem denediği için bu tecrübelerden yararlanarak yeni bir süreç başlatabilirdi. Bugün terörü sonlandırmaya dönük olarak, dördüncü aşamaya, yani TBMM'de çerçeve yasanın çıkarılması aşamasına gelinebildiyse, bu, sürecin "Türkiye modeli" olarak yürütülmesinin sonucudur.

Terörsüz Türkiye hedefi başlatıldığında, geçmiş tecrübelerden yararlanacak, ancak süreç, geçmişin tekrarı olmayacaktı. Dünyadaki tecrübelere bakılacak, ancak söz konusu tecrübeler kopyalanmayacaktı. Bu bağlamda, terörle mücadelede sağlanan üstünlük başlangıç noktası olarak belirlenmişti.

PKK'nın Türkiye içindeki insan kaynağı ve eylem kapasitesi bitirilmişti. Kuzey Irak'taki harekat ve lojistik imkanları çok etkili bir şekilde daraltılmıştı. Sınır ötesinde örgütün yöneticilerine yönelik operasyonlardan sonuç alınmıştı. Irak merkezi ve bölgesel yönetimleri ile işbirliği alanları genişletilmişti. Türkiye'nin Suriye sahasında askeri ve diplomatik kapasitesi üst düzeydeydi.

İlaveten, AK Parti döneminde kimlik inkarı başta olmak üzere, yasal ve kurumsal alanlarda adımlar atılmıştı. Demokratikleşme, kalkınma, yatırım ve sosyal politikalarda atılan adımlarla örgütün ve siyasi uzantılarının istismar alanları daraltılmıştı.

Yeni süreç başlatıldığında, Türkiye modelinin aşamalı planlaması eski hataların tekrar edilmesini minimize etti. Mesela, epeyce bir itiraz olmasına rağmen, "söylem, eylemi takip etti". "Süreç yeterince şeffaf yürütülmüyor", "toplum niçin tüm ayrıntılardan haberdar değil" gibi tartışmalara cevap, "sahanın olgunlaşmasından" sonra verildi.

Bu yöntem de, "olası sabotajların ve yol kazalarının önlenmesinde" etkili oldu. Kontrolsüz kamusal tartışmaların "yıkıcı etkilerini" azalttı.

Terör örgütünün sonlandırılmasına yönelik atılan adımlarda toplumsal meşruiyeti güçlendirmek kuşkusuz önemlidir. Mümkün olan en geniş desteği sağlamak gereklidir. Türkiye, AK Parti iktidarı döneminde bu konuda epeyce adım atmıştı. Dolayısıyla meşruiyet ve destek konusunu, geçmişte atılan adımlar üzerinden de değerlendirmek mümkündü. Bu bağlamda önce adım atıp,sonradan bu atılan adımın gerekçesini topluma anlatmak daha rasyonel olandı.

Geçmiş çözüm süreci arayışlarında atılacak adımlar öncesinde, yapılacaklara dair, süreçle ilgili olsun olmasın sınırsız bir tartışma başlatılmıştı.

Eski siyasetçiler, gazeteciler, akademisyenler, sivil toplum temsilcileri ve farklı çıkar grupları, kendilerini sürecin kurucu aktörü gibi konumlandırmaya çalışmışlardı. Böyle olunca kimi kendi düşüncelerini devletin yol haritası gibi sunmuştu. Kimi örgütün taleplerini normalleştirmişti. Kimisi iktidarı sıkıştırmak için toplumsal hassasiyetleri kaşımış, kimi de süreç üzerinden siyasi ve kişisel itibar devşirmeye çalışmıştı.

Böyle olunca, her tartışma yeni bir beklenti oluşturmuştu. Süreçle ilgisi olmayan talepler aynı sepete eklenmiş, terörün sonlandırılması ile ilgili olmayan farklı başlıklar iç içe geçirilmişti. En nihayetinde, kamuoyundaki tartışmalar, terör örgütünün silah bırakmasını kolaylaştıran bir zemin olmaktan çıkmıştı. Terör örgütünün, yeni talepler ileri sürebileceği ve zamanı kendi lehine kullanabileceği bir propaganda alanı oluşmuştu.

Yine geçmiş çözüm süreçlerinde sözün eylemden önce gelmesi, sürecin hedefini bulanıklaştırmıştı. Beklentileri yükseltmiş, toplumsal hassasiyetler zarar görmüştü. Sonuç olarak da terör örgütü ve onun destekçileri süreci sabote etmişti.

Terörsüz Türkiye hedefinde, her kritik eşik olgunlaştıktan sonra adımın atılması yöntemi toplumdan bir şeylerin gizlenmesi anlamına gelmedi. Sürecin ana hedefi, kırmızı çizgileri ve temel ilkeleri en başından itibaren açıktı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, iktidarın ve devletin ilgili aktörleri ve kurumları, en başından itibaren terörle mücadeleden taviz verilmeyeceğini ifade ettiler. Herhangi bir pazarlığın ve al-ver ilişkisinin bulunmadığını açıkladılar. Hedefin, PKK'nın kendini feshetmesi, silahları bırakması ve iç cephenin güçlendirilmesi olduğunu vurguladılar.

Bu hafta, TBMM'de dördüncü aşama olan yasal süreç aşmasının görüşmeleri başlayacak. Sadece iktidar partilerinin değil, mümkün olduğunca çok partinin imzasıyla yasa teklifinin Meclis'e sunulması bekleniyor.

Kamuoyuna yansıyanlara bakıldığında, çerçeve yasasının da "Türkiye modeli"ni takip eden bir içerikte olduğu anlaşılıyor. Çerçeve yasanın, süreli ve müstakil olması, genel veya şahsa özel af niteliği taşımaması, suça karışanlarla karışmayanların ayrıştırılması, dış arabulucu ve üçüncü göz bulunmaması, TBMM'nin hukuki ve siyasi meşruiyeti üzerinden yürümesi, uygulamanın, objektif, ölçülebilir, şeffaf ve denetlenebilir teyit mekanizmalarına bağlanması bu anlama gelir.

Terörsüz Türkiye hedefi ile ilgili bugüne kadar zamanlama açısından aksamalar olsa süreçte bir kırılma olmadı. Bu yeni kritik aşamanın da bir sonraki aşamaya başarı ile ulaşması için; Meclis'teki tartışmalar, "yeni ve maksimalist taleplerin" alanına dönüşmemelidir. Yine süreçle doğrudan ilgisi olmayan konular, teklif kapsamına sokulmaya çalışılmamalıdır. İktidarı sıkıştırmak ya da toplumsal hassasiyetleri kaşıma amaçlı tartışmalara karşı dikkatli olunmalıdır.

Qué observar

Perspectiva de IA — posibilidades, no hechos

  • TBMM'de dördüncü aşama olan yasal süreç aşmasının görüşmeleri başlayacak.

    Muy probable · En días

  • Yasa teklifi mümkün olduğunca çok partinin imzasıyla Meclis'e sunulacak.

    Probable · En semanas

Preguntas abiertas

  • Meclis'teki yasa teklifi kaç partinin imzasıyla sunulacak?
  • Çerçeve yasa görüşmeleri sırasında yeni maksimalist talepler ortaya çıkacak mı?
  • Yasal süreç bir sonraki aşamaya başarıyla ulaşabilecek mi?

Temas relacionados

This article was originally published by Sabah Gündem.

Noticias relacionadas

Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro'dan Netanyahu'ya sert suçlamalar
En desarrollo·hace 16 minutos

Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro'dan Netanyahu'ya sert suçlamalar

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, sosyal medyadan yaptığı açıklamada İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu İspanya'nın Sebte kentine yönelik düzensiz göç girişimleri ve Kolombiya seçimlerine müdahale etmekle suçladı. Petro, Netanyahu'yu "firari bir soykırımcı" olarak nitelendirerek, Batı kültürünü yok etme ve Filistin'i özgürlüğünden mahrum bırakma çabalarında olduğunu iddia etti.

Milliyet Son Dakika
2 min de lectura
Fas'tan Sebte ve Melilla'ya Göç Dalgalarına İlişkin İlk Resmi Açıklama
En desarrollo·hace 17 minutos

Fas'tan Sebte ve Melilla'ya Göç Dalgalarına İlişkin İlk Resmi Açıklama

Fas İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Raşid el-Halefi, İspanya'nın Sebte ve Melilla kentlerine yönelik göç dalgasına ilişkin ilk resmi açıklamayı yaptı. Yaklaşık 40 bin kişinin Sebte'ye, 1135 kişinin Melilla'ya hareket ettiğini ve 11 kişinin hayatını kaybettiğini bildiren Halefi, olayların dijital dezenformasyon ve insan kaçakçılığı çeteleri tarafından tetiklendiğini belirtti.

AA Dünya
1 min de lectura
TİP'ten Sera Kadıgil Hakkındaki Soruşturmaya Tepki
En desarrollo·hace 1 hora

TİP'ten Sera Kadıgil Hakkındaki Soruşturmaya Tepki

Türkiye İşçi Partisi (TİP), Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil hakkında İzmir'deki bir konuşma nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "tehdit" suçlamalarıyla başlatılan soruşturmaya yazılı açıklamayla tepki gösterdi. TİP, soruşturmanın düşünce ve ifade özgürlüğünü hedef aldığını ve yargı sopasıyla halkı sindirme çabası olduğunu savundu.

Cumhuriyet
1 min de lectura
Más sobre este tematerörle mücadele