Newsgather
AtrásVoleybol Milli Takımı ve Toplumsal Dayanışma Üzerine Düşünceler
Voleybol Milli Takımı ve Toplumsal Dayanışma Üzerine Düşünceler
Deportes
Cumhuriyethace 3 horasDeportes3 min de lecturaTürkiye

Voleybol Milli Takımı ve Toplumsal Dayanışma Üzerine Düşünceler

Yazar, futbolla olan mesafesini ve kadın voleybol milli takımının başarısının getirdiği gururu, toplumsal dayanışma ve bilgi sahibi olmadan fikir yürütme sorunlarıyla ilişkilendiriyor.

En resumen

  • Yazar, futbola olan mesafesini belirtirken, Kadın Voleybol Milli Takımı'nın Milletler Ligi şampiyonluğunu büyük bir gururla karşıladığını ifade ediyor.
  • Bu başarıyı Cumhuriyet'in kurucu felsefesi ve toplumsal dayanışma ruhuyla ilişkilendirerek, İtalyan antrenör Daniele Santarelli'nin "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma" eleştirisi üzerinden Türkiye'deki bir toplumsal soruna dikkat çekiyor.

Resumen generado por IA

Por qué importa

Yazar, kişisel spor geçmişini ve futbolla olan mesafesini anlatırken, Kadın Voleybol Milli Takımı'nın Milletler Ligi şampiyonluğunu büyük bir gururla karşıladığını belirtiyor. Bu başarıyı Cumhuriyet'in kurucu felsefesi ve toplumsal dayanışma ruhuyla ilişkilendiriyor.

Tamaño de fuente

Futbola hiç yakınlık duymadım. Aslında dedemlerin Maçka’daki ahşap konağında, o geniş aile ortamında futbol önemli konulardan biriydi ve ailenin erkekleri farklı farklı takımları tutarlardı. Anne tarafımda Sinan dayım (Güzaltan) hem tam bir Beşiktaşlıydı hem de kulüp üyesiydi. Küçük dayım Engin Güzaltan ise fanatik bir Fenerbahçe taraftarıydı. Fenerbahçe maç kaybettiğinde hastalandığını hatırlarım. Baba tarafımda ise amcam Müfit Mesci Fenerbahçe’de bir dönem kalecilik yaptığı gibi, kulüpte de divan başkanlığı gibi görevler üstlenmişti. Babam Muammer Mesci ise Galatasaray Liseli, dolayısıyla da Galatasaraylıydı. Futbolla olan en yakın ilgimi de o kurmuş, beni alıp İnönü Stadı’nda bir Galatasaray maçına götürmüştü. İnsanların bağırtısından, çağırtısından, tezahürat gürültüsünden nasıl ürkmüşsem, o maç benim için ilk ve son oldu desem yeridir. Bir daha da futbol maçı izlemedim diyebilirim. Olsa olsa birkaç kere sevdiğim insanlara göz ucuyla eşlik etmişimdir.

DAYANIŞMA DUYGUSU

Buna karşılık, kadın voleybol milli takımımızın maçlarını seyretmeyi seviyorum. En son Milletler Ligi’nde birbirinden güçlü rakipleri devirerek kazandıkları şampiyonluk hem çok gururlandırdı beni hem de Cumhuriyetin kurucu felsefesinde kadına verilen öncelikli yerin ne denli önemli, ne denli ufuk açıcı olduğu konusunda yeniden düşündürdü. O gencecik kadınların ortaya koydukları mücadele azmini, takım ruhunu, birbirlerine verdikleri desteği ve sergiledikleri sportif kabiliyeti seyrederken bu yapıcı enerjinin, bu dayanışmanın toplumsal yaşamın her alanına yansımasını diledim içtenlikle. Çünkü ülkemizde en eksik olan şeylerden biri bu bence.

Tarih, dayanışma duygusunu yitiren toplumların nasıl çözülüp dağıldıklarının örnekleriyle doludur. Modern tarih yazımının ve sosyolojinin ilk öncülerinden biri olarak kabul edilen, 14. yüzyılda yaşamış İbn Haldun’un uygarlıkların kurulup yıkılması konusunda “asabiyet”, yani toplum dayanışması, birlik ruhu fikrine açıklayıcı bir işlev yüklemesinin altında da bu yatar zaten. Belki de kişisel ve kurumsal ilişkiler düzleminde de irdelenebilecek, yani sadece tarih veya sosyoloji değil, tarihsel ve toplumsal psikoloji alanında da değerlendirilebilecek bir kavram dayanışma, “asabiyet”. Oluşması ve çözülmesiyle...

BİLGİ SAHİBİ OLMADAN FİKİR SAHİBİ OLMAK

Bizim kızların Brezilya’yı geriden gelerek 3-1 yenip şampiyon oldukları maçtan sonra, röportajları izlerken takımın İtalyan hocası Daniele Santarelli’nin sözleri ise toplumumuzdaki bambaşka bir sıkıntıyı gözler önüne serdi. Bu ülkede Uğur Mumcu’nun ifadesiyle söyleyecek olursak, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak adeta bir ulusal spor halini almış, önüne geçilemiyor. Cumhuriyet gazetesinden aktarıyorum, şöyle diyor Santarelli: “Türkiye’yi gerçekten çok seviyorum. Ama bazen Türkiye’yi anlamak gerçekten çok zor. Gerçekten çok seviyorum bu ülkeyi ama bazen biraz daha dengeye ihtiyaç var. Dört yıldır çok özel işler başarıyoruz. Ortada sonuçlar var. İnsanlar istediklerini söyleyebilir. Biliyorum, herkes konuşuyor ve bazen bu bana komik geliyor.”

Spor müsabakalarına ilgim, birkaç istisna dışında sınırlı olsa da İtalyan hocanın ne demek istediğini çok iyi anlıyorum. Şu veya bu oyuncuyu oynatması ya da oynatmaması konusunda nasıl eleştirilmiş olabileceğini, bütün bir ekip olarak kurdukları sinerjinin sanki çok kolay bir şeymiş gibi algılanmış olabileceğini, sadece sonuca odaklanan, süreçleri hiçe sayan ve yeterli bilgi sahibi olmadan her konuda ahkâm kesen yaklaşımların nasıl kırıcı olabileceğini hayal edebiliyorum. Hoca da sonuca odaklı bu yaklaşımlara yanıtını kupayı aldıktan sonra veriyor ve madem o kadar meraklısıydınız, buyurun sonuca bakalım diyor adeta. Her alanda yaşanabiliyor bu, çünkü vasatın iktidarında farklılık ve başarı dikkat çekiyor.

Preguntas abiertas

  • Türkiye'de toplumsal dayanışma duygusu nasıl güçlendirilebilir?
  • "Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak" sorunu nasıl aşılabilir?

Temas relacionados

This article was originally published by Cumhuriyet.

Noticias relacionadas

Más sobre este temavoleybol