Böbrek kanserinde sinsi artış: Belirti vermeden ilerliyor
Üroloji uzmanları, böbrek kanserinin erken teşhisinde düzenli kontrollerin önemine dikkat çekiyor
L'essentiel
- Türkiye'de böbrek kanseri vakalarında artış gözlemleniyor.
- Uzmanlar, hastalığın uzun süre belirti vermeden ilerlediğini belirterek, düzenli sağlık kontrollerinin erken teşhis için kritik olduğunu vurguluyor.
Résumé généré par IA
Pourquoi c'est important
Böbrek kanseri, böbrek dokusunun ağrıya duyarlı olmaması ve organın derin yerleşimi nedeniyle genellikle ileri evreye kadar belirti vermeyen sinsi bir hastalıktır.
Son yıllarda kanser vakalarında dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Gelişen görüntüleme yöntemleri sayesinde bazı kanser türleri daha erken ve tesadüfen saptanabilirken, düzenli sağlık kontrolü yaptırmayan birçok hasta ise hastalıkla ileri evrede karşı karşıya kalıyor.
Bu artışın öne çıkan örneklerinden biri de böbrek kanseri. Üroloji uzmanları, böbrek kanserinin çoğu zaman belirti vermeden sessizce ilerlediğine dikkat çekiyor.
Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Tolga Akman, böbrek kanserinde son yıllarda dikkat çekici bir artış olduğunu belirtti. Bu artışın önemli bir kısmının hastalığın daha sık görüntüleme yöntemleriyle yakalanmasından kaynaklandığını ifade eden Akman, "Günlük pratiğimizde, başka bir nedenle yapılan ultrason ya da tomografilerde rastlantısal olarak saptanan böbrek kitlelerinin sayısı oldukça arttı. Buna karşın bazı hastalarda tümörün uzun süre kontrolsüz şekilde büyüdüğünü, tanı anında ileri evreye ulaştığını da görüyoruz. Özellikle düzenli sağlık kontrolü yaptırmayan hastalarda bu durum daha belirgin" dedi.
Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Melih Balcı ise, "Saptanma oranında belirgin bir yükseliş görüyoruz. Bunun temel nedeni; ultrason, tomografi ve MR’ın daha yaygın ve erken kullanılması. Ancak sahada dikkat çeken nokta, bazı hastaların tanı anında tümörün beklenenden daha büyük ya da çevre dokulara yayılmış olması. Özellikle pandemi sonrası dönemde kontrollerin aksaması, geç başvurular ve eşlik eden kronik hastalıklar bu tabloyu daha görünür hale getirdi" değerlendirmesinde bulundu.
Böbrek kanserinin neden uzun süre belirti vermediğine dair Prof. Dr. Tolga Akman, böbreğin tümör büyümesini uzun süre tolere edebilen bir organ olduğunu, ağrı reseptörlerinin sınırlı olması ve anatomik konumu nedeniyle erken dönemde sinyal vermediğini açıkladı. Prof. Dr. Melih Balcı ise böbreklerin derin yerleşimli olması ve ağrıya duyarlı olmaması nedeniyle tümörün çevre dokulara temas edene kadar fark edilmediğini belirtti.
Hastaların genellikle idrarda kan görme, yan ağrısı, karın veya bel bölgesinde kitle, kilo kaybı ve halsizlik gibi şikayetlerle başvurduğunu belirten uzmanlar, aile öyküsü olmasa dahi sigara kullanımı, obezite, yüksek tansiyon ve kronik böbrek hastalığının en önemli risk faktörleri olduğunu vurguladı.
50 yaş sonrası dönemde daha sık görülen böbrek kanserinde, erken evrede yakalanan vakalarda böbreği koruyan cerrahiler başarıyla uygulanabiliyor. İleri evrelerde ise cerrahiye ek olarak akıllı ilaçlar ve immünoterapi yöntemleri kullanılıyor.
À surveiller
Perspective IA — des possibilités, pas des certitudes
Düzenli sağlık taramalarının önemi konusunda kamuoyu bilgilendirme çalışmaları artabilir.
Probable · En quelques mois
Questions ouvertes
- Türkiye'deki yıllık kesin vaka sayısı nedir?
- Pandemi sonrası dönemde aksayan kontrollerin uzun vadeli istatistiksel etkisi nedir?





