Dernière minute
ARتصعيد عسكري إقليمي: ضربات أمريكية على إيران وهجمات إيرانية حوثية في المنطقةARإيران تهدد بالانتقام إذا هاجمت الولايات المتحدة جسورها أو محطات طاقتهاARأسعار النفط ترتفع مع تصاعد المخاطر في الشرق الأوسطARاستهداف سفينة سعودية في البحر الأحمر وتصريحات إيرانية عن مضيق هرمزARالبرازيل تبحث عن أسواق بديلة رداً على رسوم أميركية جديدةARوزير الثقافة السوري: مشاركتنا في جرش تجسد عودة سوريا لمحيطها العربي والثقافيARروبير ولافروف يبحثان النزاع الأوكراني في مانيلاARالبحرية الأمريكية تنشر وحدة مشاة بحرية استكشافية في أوكيناوا وتستعرض قدراتها ضد إيرانARمنطقة أبيي السودانية-الجنوبية: نزاع دائم وآثار حرب مستمرةARإيران تهدم معدات عسكرية أمريكية في الأردن والكويت، والجيش الأردني يتصدى لصواريخARتصعيد عسكري إقليمي: ضربات أمريكية على إيران وهجمات إيرانية حوثية في المنطقةARإيران تهدد بالانتقام إذا هاجمت الولايات المتحدة جسورها أو محطات طاقتهاARأسعار النفط ترتفع مع تصاعد المخاطر في الشرق الأوسطARاستهداف سفينة سعودية في البحر الأحمر وتصريحات إيرانية عن مضيق هرمزARالبرازيل تبحث عن أسواق بديلة رداً على رسوم أميركية جديدةARوزير الثقافة السوري: مشاركتنا في جرش تجسد عودة سوريا لمحيطها العربي والثقافيARروبير ولافروف يبحثان النزاع الأوكراني في مانيلاARالبحرية الأمريكية تنشر وحدة مشاة بحرية استكشافية في أوكيناوا وتستعرض قدراتها ضد إيرانARمنطقة أبيي السودانية-الجنوبية: نزاع دائم وآثار حرب مستمرةARإيران تهدم معدات عسكرية أمريكية في الأردن والكويت، والجيش الأردني يتصدى لصواريخ
Newsgather
RetourBoğazlar'ın Kontrolü ve Montrö Sözleşmesi: Tarihsel Bir Bakış
Boğazlar'ın Kontrolü ve Montrö Sözleşmesi: Tarihsel Bir Bakış
En développement
Cumhuriyet22/04/2026Politique2 min de lectureTürkiye

Boğazlar'ın Kontrolü ve Montrö Sözleşmesi: Tarihsel Bir Bakış

NATO deniz unsur komutanlığı tartışmaları ışığında, emperyalist emeller ve Türkiye'nin tam bağımsızlık ilkesi.

L'essentiel

  • Makale, Boğazlar'ın kontrolü meselesini Sevr Antlaşması'ndan Montrö Sözleşmesi'ne kadar tarihsel bir perspektifle ele alıyor.
  • NATO deniz unsur komutanlığı tartışmalarını da değerlendirerek Türkiye'nin tam bağımsızlık ilkesini vurguluyor.

Résumé généré par IA

Taille de police

NATO'ya ilişkin yeni düzenlemelerin yapılacağı, İstanbul'da deniz unsur komutanlığından söz edildiği günümüzde, emperyalizmin boğazların kontrolü konusunda plan, niyet ve emellerinin gözden kaçmaması gerekir.

Bağımsızlık savaşı sırasında Ankara Hükümeti’nin kabul etmediği, Osmanlı Devleti’nin imzaladığı Sevr Antlaşması’nda “İstanbul merkez olmak üzere İzmit, Bursa, Balıkesir, Çanakkale’yi de kapsayan boğazlar bölgesinde Türkiye’nin de katılacağı bağımsız bir yönetimin oluşması, kendine özgü bir bayrağının olması, yönetimin parasal işlerini Büyük Britanya, Fransa ve İtalya’nın üyesi bulunduğu bir komisyon tarafından yürütülmesi, Türk üyelerin ancak danışma niteliğinde olan görüşmelerde oy kullanabilmesi, devlet bütçesinden ayrı bir bütçesi olması” hükmü yer alıyordu.

Bağımsızlık, Kurtuluş Savaşı sonrası, Lozan Konferası; İngiltere, Fransa, İtalya ve Japonya’nın ortak çağrısı ile 20 Kasım 1922’de başladı. Konferansa Yunanistan, Romanya, Sırp-SlovenHırvat devleti, ABD de katıldı. Boğazlar konusundaki görüşmelere SSCB ve Bulgaristan da çağrıldı. Belçika ve Portekiz belirli görüşmelere ve hükümlere katıldılar.

Boğazlar sorunu, konferansın taraflarının farklı görüş ve niyetleri nedeniyle tartışmalı, karşıt görüşlerin olduğu konudur. İngiltere boğazlarda geçiş serbestliği isterken SSCB, Karadeniz’de kıyısı olan ülkelerin boğazlar rejimini düzenlemelerini savundu. Tartışmalar sonucu, Türkiye lehine dengeli bir çözüme ulaşıldı. Antlaşma hükümlerine göre: Barış zamanında ya da Türkiye savaşta taraf değilse savaş gemileri dışında tüm gemiler için geçiş serbestisi olacaktır. Türkiye savaşa katılmış ise düşman gemilerinin geçişi yasaklanabilecek, tarafsız gemiler ise denetlenebilecektir. Savaş gemileri için de bir sınırlama getirilmiş; Karadeniz’e geçecek donanma, Karadeniz’de kıyısı bulunan ülkelerin en güçlü filosundan daha büyük olamayacaktır. Savaş halinde Türkiye’nin tarafsızlığı durumunda savaş gemileri, boğazlardan serbestçe geçebilecektir. Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923’te imzalandı. ABD’nin konferansa katılmasına, temsilci göndermesine karşın antlaşmayı imzalamadığı, onaylamadığı unutulmamalıdır.

Boğazlar konusunda nihai çözüme 20 Temmuz 1936’da, Türkiye, SSCB, Büyük Britanya, Fransa, Japonya, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya arasında imzalanan Montreux (Montrö) Sözleşmesi’yle ulaşıldı. Sözleşme ile Türkiye’nin boğazları silahlandırabileceği, geçiş denetiminin Türkiye’ye ait olduğu kabul edilmiştir. Barışta ülke olarak geçiş serbestisi kabul edilmiş, ancak Karadeniz’de kıyısı olmayan ülkelerin en çok 20.000 tonluk (özel durumlarda 45.000 tonluk) savaş gemisi bulundurabileceği belirtilmiştir. Türkiye’nin katılmadığı bir savaşta, savaşan ülkelerin savaş gemilerinin geçişi yasaklanmıştır. Türkiye, savaşta taraf olması durumunda geçişi istediği gibi sınırlayabilecektir.

NATO deniz unsur komutanlığının kurulmasının söz edildiği günümüzde, bu tarihi olguyu anımsatmak yararlı görülmüştür. Emperyal güçlerim en ufak bir gedik bulduklarında, bu gediği genişletecekleri göz ardı edilmemelidir. Her ne kadar kumandanlığın, denetimin Türkiye’de olacağı açıklanmışsa da ne yazık ki kurumların 1980 ve özellikle de 2002 sonrası söylem-eylem tutarsızlığı, kişisel beklentilerle güvenirlikleri zedelenmiştir.

Türkiye, güvenilmez ittifaklara bağımlılık yerine, tam bağımsızlık, bağlantısızlık ideali yönünde hareket etmelidir.

Sujets liés

This article was originally published by Cumhuriyet.

Articles liés

HRW eski Direktörü Roth: Han'ın görevden alınması Netanyahu ve Gallant'ın tutuklama emirlerini etkilemez
En développement·il y a 31 minutes

HRW eski Direktörü Roth: Han'ın görevden alınması Netanyahu ve Gallant'ın tutuklama emirlerini etkilemez

İnsan Hakları İzleme Örgütü eski Direktörü Kenneth Roth, Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı Kerim Han'ın görevden alınmasına ilişkin yarınki oylamanın, İsrail Başbakanı Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Gallant hakkındaki tutuklama emirlerini etkilemeyeceğini belirtti. Roth, ABD ve İsrail'in bu durumu UCM'yi itibarsızlaştırmak için kullanabileceği uyarısında bulundu.

AA Dünya
4 min de lecture
TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan 'silah bırakma' yasası açıklaması: Af niteliğinde olmamalı
En développement·il y a 1 heure

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan 'silah bırakma' yasası açıklaması: Af niteliğinde olmamalı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasi parti liderleriyle yaptığı görüşmeler sonrası, örgüt mensuplarının silah bırakmasını sağlayacak geçici bir yasa üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Yasanın genel af niteliğinde olmayacağını ve örgütün silah bıraktığının tespiti için bir mekanizma içereceğini belirtti.

Milliyet Son Dakika
3 min de lecture
Plus sur ce sujetboğazlar