İstanbul'da kaçak döküm davası: Sanık 31 milyar gelir, 80 milyar kamu zararı iddialarını reddetti
40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada tutuklu sanık Başer, finans yöneticisi olduğunu ve yetkilerinin sınırlı olduğunu savunarak sorumluluğu firari sanık Gülibrahimoğlu'na attı
L'essentiel
- Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen kaçak döküm davasında tutuklu sanık Adem Başer, Cebeci Maden sahasında izinsiz döküm yapılarak 31 milyar lira suç geliri elde edildiği ve 80 milyar lira kamu zararına neden olunduğu iddialarını reddetti.
- Güney Cebecilik Şirketi'nde genel müdür yardımcılığı yaptığını belirten Başer, yetkilerinin sınırlı olduğunu ve sorumluluğun firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nda olduğunu öne sürdü.
Résumé généré par IA
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanık Adem Başer'in savunması alındı. İddianamede, Cebeci Maden sahasına herhangi bir izin olmaksızın kaçak döküm yapılarak 31 milyar liranın üzerinde suç geliri elde edilmesi ve bunun neticesinde 80 milyar lira kamu zararına neden olunmasına ilişkin eylemde sorumluluğu bulunduğu öne sürülen sanık Başer, kimlik tespitinde finans yöneticisi olduğunu söyledi. Sanık Başer, Güney Cebecilik Şirketi'nde genel müdür yardımcılığı yaptığını, Ağaçlı bölgesindeki şantiyede çalıştığını, personelin çalışma düzeni, mıcır satışı gibi konularla ilgilendiğini ve yetkilerinin sınırlı olduğunu öne sürdü. Kaçak döküm adı altında herhangi bir sistem kurulmadığını iddia eden Başer, savunmasında şu beyanlarda bulundu: "Benim ve finans biriminin görevi hesaba gelen paraların günlük nakit akışına dahil edilmesi olmuştur. Sistemde herhangi bir faturalı, faturasız, barkodlu veya barkodsuz gibi bir ayrımı gösteren bir yazılım yoktur. Bu yazılım da 2015 yılından itibaren İSTAÇ'ın döküm şantiyelerinde kullandığı yazılımdır. Ayrıca bu bölgede döküm faaliyeti başlamadan önce herhangi bir görüşmeye Murat Gülibrahimoğlu (firari sanık) ile birlikte katılmadım. Bu işe başlanacağını diğer şirket çalışanlarıyla aynı anda öğrendim. Cebeci Maden Bölgesi'ndeki izin işleri Gülibrahimoğlu tarafından birebir yürütülmekteydi, benim döküm işlerinde hiçbir tasarrufum yoktu, bu alanda bir uzmanlığım da yoktur. Bu bölgede kaçak bir döküm olduğunu ben görmüyorum. Ama kaçak bir döküm varsa Murat Gülibrahimoğlu sorumlu olmalıdır" İddianamede, sanık Gülibrahimoğlu ile müşterek fail olarak anıldığını kaydeden Başer, hakkındaki örgüt üyeliği suçlamasının da çok ağır olduğunu söyledi. Başer, 12 yıllık şirket elemanlığı görevinden müdür yardımcılığı pozisyonunda ayrıldığını belirterek, "Cebeci maden bölgesinde yaptığımız işlerden dolayı bakanlıktan, valilikten veya İBB'den bir teşekkür plaketi almayı umuyorduk ama şu an burada yargılanıyorum. Herhangi bir suç örgütüne üye değilim." şeklinde savunma yaptı. Duruşmaya yarın devam edilecek.



