Türkiye'den BM Güvenlik Konseyi'nde Orta Doğu barış çağrısı
L'essentiel
- BMGK'da konuşan Türkiye'nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Güven, Orta Doğu'da siyasi çözümler ve arabuluculuk vurgusu yaptı.
- Gazze'deki durumu eleştiren Güven, İsrail'in politikalarını ve bölgesel çatışmaların küresel etkilerini değerlendirdi.
Résumé généré par IA
Pourquoi c'est important
Türkiye'nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Güven, BM Güvenlik Konseyi'nde Orta Doğu'daki siyasi çözümler ve arabuluculuk üzerine konuştu. Konuşmada Gazze'deki insani durum, İsrail'in politikaları ve bölgesel çatışmaların küresel etkileri ele alındı.
Güven, BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) "Uluslararası barış ve güvenliğin korunması" gündem maddesi altında "Orta Doğu'da siyasi çözümlerin geliştirilmesi: kalıcı bir barış için arabuluculuk ve diyalog" konulu açık görüşmesinde Türkiye adına konuştu.
"Bugün bölgemiz, yakın tarihin en istikrarsız dönemlerinden birini yaşamaktadır. Gazze'de milyonlarca insan güvensizlik ve belirsizlik koşulları altında yaşamını sürdürmektedir." diyen Güven, İsrail'in, ateşkese rağmen "yükümlülüklerini hiçe saymaya" devam ettiğini belirtti.
Güven, İsrail'in "Batı Şeria'daki işgalini daha da pekiştiren, iki devletli çözümü kasten baltalayan" politikalar izlemeye devam ettiğini söyledi.
Tel Aviv yönetiminin, Suriye ve Lübnan'daki "istikrar bozucu eylemlerine" atıfta bulunan Güven, "Körfez genelindeki yansımalarıyla birlikte yaşanan son çatışmalar, bölgesel gerilimlerin ne kadar hızlı tırmanabileceğini; hayatları tehlikeye atıp küresel piyasaları altüst ederek bölgesel ve uluslararası güvenliği tehdit edebileceğini bir kez daha göstermiştir." dedi.
Güven, söz konusu bölgenin çok sayıda kriz ve çatışmayla çevrili bir dönemden geçtiğini vurgulayarak, "Orta Doğu'da barış, istikrar ve işbirliğini ilerletmek sadece bölgesel bir zorunluluk değil, aynı zamanda küresel bir sorumluluktur." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin arabulucu rolüne dikkat çekti
BM Daimi Temsilci Yardımcısı Güven, Ankara'nın bölgesel barışın tesisi için ortaya koyduğu çabalara değinerek, "Türkiye, Gazze'den Ukrayna'ya, Afrika Boynuzu'ndan ötesine kadar her alanda yapıcı etkileşime ve pratik diplomasiye olan bağlılığını ortaya koymuştur." dedi.
Gazze'deki arabuluculuk çabalarına ek olarak, Türkiye'nin bu bağlamda İran ile "diyaloğu kolaylaştırmayı amaçlayan girişimleri" de aktif olarak desteklediğini belirten Güven, bundan sonra da bölgedeki çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan tüm arabuluculuk çabalarını desteklemeye hazır olduklarını belirtti.
Güven, "İnsan yaşamını, onurunu ve uluslararası barış ile güvenliği korumak amacıyla kabul edilen kurallar hiçe sayılırsa hiçbir siyasi süreç varlığını sürdüremez. Güvenlik Konseyi bu konuda özel bir sorumluluk taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Questions ouvertes
- İsrail'in yükümlülüklerini hiçe sayma politikaları nasıl son bulacak?
- İki devletli çözüm, İsrail'in mevcut politikalarıyla ne ölçüde baltalanmaktadır?
- Bölgesel çatışmaların küresel piyasalar üzerindeki etkisi ne kadar sürecek?
- Türkiye'nin arabuluculuk çabaları ne kadar başarılı olacak?





