
AI-generated summary
Kayseri kent merkezinin 20 kilometre kuzeydoğusundaki Kültepe'de, 1948'ten bu yana devam eden kazılarda çıkarılan çivi yazılı tabletlerden 28'i kentteki arkeoloji müzesinde ziyaretçilere sunuluyor.
Tarihi alandan çıkarılan ve Kayseri Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen tabletler arasında dikkati çeken çamur zarfta korunan kil tabletteki çivi yazısı, Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (CNRS) ve Hamburg Üniversitesi tarafından ortaklaşa hazırlanan projeyle okundu.
Yeni görüntüleme yöntemiyle okunan çivi yazılı tablette, Şarapunuwa'nın oğlu Şawidaşu ile Enişar arasında buğday ve arpa üzerine yapılan ticari anlaşma yer alıyor.
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi ve Kültepe Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, bugüne kadarki kazılarda 23 bin 500 civarında çivi yazılı belge bulunduğunu, bu koleksiyonun UNESCO Dünya Belleği Programı'na "Özel Asur Tüccar Arşivleri" adıyla kaydedildiğini söyledi.
Çivi yazılı tabletlerin büyük koleksiyonunun Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilendiğini belirten Kulakoğlu, sistemli kazılar başlamadan önce çeşitli şekillerde yurt dışına kaçırılmış yaklaşık 4 bin tabletin de dünya müzelerinde sergilendiğine değindi.
Kulakoğlu, 4 bin yıl önce Musul'un 100 kilometre güneyinde yer alan Asur şehrinden gelen tüccarların Kültepe'yi başkent olarak seçtiklerini, yönetim ve ticaretle ilgili bütün işlerini buradan yürüttüklerini dile getirerek, "Bugün herhangi bir firmanın muhasebe bürosunda ne varsa Kültepe'deki tüccar arşivlerinde de benzer kayıtlar vardır. Alacak-verecek, sipariş, kontrat gibi parayla ilgili her şey bu tabletlere yazılmış." dedi.
Yazılı kil tabletlerin zarf gibi çamur tabakayla kaplanıp kapatıldığını anlatan Kulakoğlu, zarfın üzerinde mektubun özetinin, gideceği yerin ve şahitlerin mühürlerinin yer aldığını anlattı.
Kulakoğlu, zarflar açılmadığı sürece içindekinin tam olarak bilinmediğini, eskiden tableti okumak için kırılarak zarfa zarar verildiğini belirtti.
ZARFLARA ZARAR VERMEDEN TABLETLER OKUNUYOR
Gelişen teknoloji sayesinde tomografi benzeri hassas, küçük bir cihazla tabletlerin görüntülenebildiğini aktaran Kulakoğlu, Fransa'daki CNRS ve Hamburg Üniversitesi tarafından ortaklaşa yapılan bir projeyle ilk olarak Paris'teki Louvre Müzesi'ndeki, daha sonra Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Kayseri Arkeoloji Müzesi'ndeki zarflı tabletlerin okunduğunu ifade etti.
Hassas bir tarama yapıldığını vurgulayan Kulakoğlu, "Bu taramalar o kadar hassas ki örneğin çamurun içinde, tabletin içinde kalmış bir arpa tanesini, yaprağı, taşı, bazen bir küçük sineği bile görebiliyorsunuz. Dolayısıyla hiçbir şekilde zarar vermeden zarfın içindeki tableti okuyabiliyoruz. Gerektiği takdirde de üç boyutlu şekilde yazıcıdan baskısını alabiliyoruz. Sonra da bu mektupta ne yazdığına ulaşabiliyoruz." diye konuştu.
Zarflı tabletlerdeki sırların ilk kez ortaya çıktığına dikkati çeken Kulakoğlu, şunları kaydetti:
"Bu mektup hazırlanmış, zarfa konmuş, üstü mühürlenmiş. Çoğunlukla anlaşmadır bunlar, kontratlardır. Bu anlaşma iptal edilmemiş. Zaten esas olarak da gönderilmemiş. Eğer gönderilmiş olsaydı bunu sahibi kırıp açıp içindeki tablete bakacak ve artık o anlaşma yürürlüğe girecekti. Çoğunlukla hemen hemen hepsinde ticari bir anlaşma var. Kaniş'ten başka yere gönderilecek ya da Kaniş'e gönderilen mektuplardır bunlar ve hepsi işle ilgilidir. Günlük hayata ilişkin veriler de oluyor ama asıl özne para ve ticaret."
İzmir'deki Smyrna Agorası'nda devam eden kazılarda, "Mozaikli Oda" olarak bilinen yapıda 4-6. yüzyıllara ait, sembolik anlamlar taşıyan bir mozaik taban bulundu. Osmanlı döneminde de kullanılan yapının, mozağe zarar verilmeden restore edildiği anlaşıldı.

Karabük'ün Eskipazar ilçesindeki Hadrianopolis Antik Kenti'nde devam eden kazılarda 1750 yıllık pitos mezar, iskelet, 7 kap, kandil, sikke, bıçak ve 2 kemik toka bulundu. Kazılar, MÖ 1. yüzyılda kurulduğu düşünülen kentte sürüyor.
Karabük'teki antik kentte yapılan kazılarda, 1750 yıllık pitos mezar ve içinde iskelet ile Roma İmparatoru Probus'a ait sikke, kaplar ve kemik tokalar bulundu. Bu buluntu, Batı Karadeniz'de bir ilk olma özelliği taşıyor.
Midyat'ta parke taşı döşeme çalışması sırasında bulunan, üzerinde Süryanice kitabeler yer alan 2 taş blok, 8. ile 14. yüzyıllar arasına tarihlendirildi. Blokların Mor Aday Kilisesi'ne ait olduğu düşünülüyor ve Mardin Müzesi'nde sergilenecek.

Antalya'nın Serik ilçesindeki Aspendos Antik Kenti'nde Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kazı çalışmalarında Roma Dönemi'ne ait, 'Genç Eurymedon' tasvirli önemli bir mozaik bulundu. Mozaik, dönemin Anadolu mozaik sanatı hakkında değerli bilgiler sunuyor.

Karahantepe'deki arkeolojik kalıntıları korumak amacıyla tasarlanan 6 bin metrekarelik dalgalı formdaki çatı inşaatına başlandı. Proje kapsamında ayrıca kazı evi ve buluntu depoları da yapılacak.