AB'nin 'Sanayi Hızlandırma Yasası' Türk otomotiv sanayisini endişelendiriyor
Quick Look
- AB'nin 'Sanayi Hızlandırma Yasası' Türk otomotiv sanayisinde endişe yaratıyor.
- OSD Başkanı Cengiz Eroldu, tasarının mevcut haliyle Türk sanayisini olumsuz etkileyeceğini belirtirken, Çin rekabetine karşı Avrupa ile birlikte hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
AI-generated summary
Why It Matters
Avrupa Birliği'nin 'Sanayi Hızlandırma Yasası' olarak bilinen yeni düzenlemesi, Türk otomotiv sanayisinde endişelere yol açıyor. Yasa tasarısındaki AB içi üretim ve komponent şartları, Gümrük Birliği üyelerini kapsasa da yerli sanayiyi olumsuz etkileyebilir.
Kamuoyunda 'made in Europe' yasası olarak bilinen Avrupa Birliği'nin (AB) 'Sanayi Hızlandırma Yasası', Türk otomotiv sanayisini başlıca gündem maddesi olmaya devam ediyor.
Söz konusu yasa tasarısında Gümrük Birliği üyelerinin kapsama dahil edilmesine karşın, araçların AB içinde üretilmesi ve komponentlerde yüzde 70 oranında AB içi kullanım şartı gibi maddelerin bulunması yerli sanayide endişe yaratıyor.
Önceki hafta otomotiv basını ile bir araya gelen Otomotiv Sanayii Derneği Başkanı (OSD) Cengiz Eroldu, konuşmasının önemli bir bölümünü bu konuya ayırdı.
Eroldu, söz konusu taslağın mevcut hali için "Kendi içinde tutarsız ve bu haliyle Türk otomotiv sanayisini olumsuz etkileyecek bir taslak var karşımızda" değerlendirmesinde bulundu.
OSD Başkanı Eroldu, "Hem kamu hem de özel sektör nezdinde bu taslağın Türkiye'nin Avrupa ile olan entegrasyonunu devam ettirecek şekilde olması için çalışıyoruz. Türkiye ile Avrupa arasında çok ciddi bir entegrasyon var, 30-40 senelik bir ilişki var. Türkiye bugün hafif ticari araçlarda ve otobüste Avrupa'daki en büyük üretici. Biz aslında Avrupa'daki otomobil pazarının tamamlayıcı bir ülkesiyiz. Karşılıklı ticaretimize baktığımız zaman da son derece dengeli. Bu ilişki daha da güçlenerek devam etmeli. Avrupa Birliği'nin bu konuyu muhakkak düzeltmesi lazım" dedi.
"ÇİN'E KARŞI AVRUPA İLE BİRLİKTE HAREKET ETMELİYİZ"
Çin kaynaklı rekabet baskısına da değinen Eroldu, Çin’de iç pazarın yüzde 20 daralmasına karşın ihracatın yüzde 63 arttığını söyledi.
Çin’de kapasite fazlasının ihracata yöneldiğini belirten Eroldu, Türkiye’nin Çin'e karşı Avrupa ile birlikte haraket etmesi gerektiğini vurgulayarak, "Önemli olan Çin rekabetine karşı Avrupa Birliği'yle birlikte hareket etmemiz, rekabetçiliğimizi birlikte daha yukarılara taşımamız. Bu konu son derece önemli bir gündem maddesi" diye konuştu.
"EN BÜYÜK PAZARIMIZ HER ZAMAN AVRUPA OLACAK"
Türkiye’nin en büyük ihracat pazarının Avrupa olduğunun altını çizen Eroldu, otomotiv sanayisinin farklı pazarlara da yanıt verebilecek esneklikte olması gerektiğini de belirtti.
Eroldu, "Türkiye'deki üreticiler için en büyük pazar elbette Avrupa. Ancak bizim üç temel pazarımız var: Avrupa, Türkiye ve Orta Doğu-Afrika dediğimiz yakın coğrafya. Bunların üçü de farklı özelliklere ve farklı müşteri beklentilerine sahip pazarlar. Türk otomotiv sanayisinin bu üç pazara da cevap verebilecek yapıda olması gerekiyor ama bu Avrupa'yı bırakıp Afrika'ya yönelmek anlamına gelmez. Bizim her zaman en büyük pazarımız Avrupa olacaktır" dedi.
Eroldu, elektrikli dönüşümün ülkeler arasında farklı hızlarda ilerlediğine dikkat çekerek, sürecin çoklu enerji politikasıyla yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
Eroldu'nun verdiği mesajlardan, Avrupa Birliği’nin elektrikli araçlar, plug-in hibritler, yakıt hücreli araçlar, kamu alımları ve kurumsal alımlara yönelik ilgili yasa taslağının otomotiv sanayisinin gündemindeki en önemli başlık olduğu anlaşılıyor.
"ÜRETİMDEKİ KAYIP GEÇİCİ"
Otomotiv sanayisindeki ilk 5 aylık sonuçları da değerlendiren OSD Başkanı Cengiz Eroldu, yılın ilk yarısında otomotiv üretiminde yaşanan düşüşün geçici nedenlerden kaynaklandığını söyledi.
Üretimdeki gerilemede bu yıl çalışma sürelerinin daha düşük kalmasının ve bazı üreticilerde yeni yatırımlar nedeniyle hat hazırlıklarının devam etmesinin etkili olduğunu belirten Eroldu, yatırımların devreye girmesiyle birlikte kaybın telafi edileceğini ifade etti.
YERLİLİK PAYI ARTACAK
Eroldu, iç pazarda yerlilik payının arttığına dikkat çekerek, 2024’te yüzde 29 olan oranın bu yıl yüzde 34’e yükseldiğini söyledi.
2020 yılında pazardaki yerlilik oranının yüzde 46 seviyesinin görüldüğünü hatırlatan Eroldu, aynı seviyeye ulaşmanın kolay olmayabileceğini ancak yüzde 40 bandının yeniden hedeflendiğini belirtti.
Eroldu, hem otomobil hem de hafif ticari araçlarda yerlilik payının önümüzdeki dönemde artmasını beklediklerini kaydetti.
DIŞ TİCARET DENGESİ İYİLEŞİYOR
Dış ticaret dengesinde de iyileşme yaşandığını aktaran Eroldu, geçen yıl otomobilde 5 milyar dolar olan dış ticaret açığının bu yıl 2 milyar dolara gerilediğini bildirdi.
Bunda yeni yatırımların devreye girmesinin ve yerlilik oranındaki artışın etkili olduğunu kaydeden Eroldu, "Bu da otomotiv sanayinin ekonomiye katkısının artarak devam ettiğinin önemli bir göstergesi. Bunu da yakın zamanda pozitife çevireceğiz" dedi.
TRAKTÖR ALARM VERİYOR
Sektörün genelinde bazı segmentlerde daha olumlu bir tablo beklediklerini dile getiren Eroldu, traktör pazarındaki düşüşe ise ayrıca dikkat çekti. Traktör segmentinde ciddi kayıp yaşandığını belirten Eroldu, bu alanı 'alarm veren bir segment' olarak değerlendirdi.
Kapasite kullanım oranındaki gerilemenin de geçici olduğunu vurgulayan Eroldu, mevcut yüzde 62 seviyesinin sektör açısından sağlıklı olmadığını ifade etti.
Kur-enflasyon makasının ihracatçı sanayici üzerinde rekabetçilik baskısı oluşturduğunu belirten Eroldu, düşük kapasite kullanımının maliyet baskısını artırdığını söyledi.
"DESTEK VE TEŞVİK BEKLİYORUZ"
Otomotiv sanayisinin tüm ihracatçılar gibi kritik bir dönemden geçtiğini de kaydeden Eroldu, "Otomotiv sanayisi olarak yönetmeye çalıştığımız en önemli başlıklardan biri rekabetçilik kaybı. Özellikle 2026 yılında en azından en kötünün geride kalmasını bekliyorduk. Ancak yılın ilk altı ayında kur-enflasyon makasının kapanmadığını görüyoruz" dedi.
Eroldu, otomotiv sanayisinin bazı taleplerinin bulunduğunu da vurgulayarak, "Bugün mevzuatta ihracatta yüzde 3'lük bir kur avantajı var ama bu maalesef etkin çalışmıyor. Bunun daha iyi şartlarda çalışılabilir hale gelmesi bizim için önemli. İhracatçılar için finansman önemli. Bu konuda da destek bekliyoruz. Bu zor durumda teşvik sisteminin etkisinin arttırılması, bir takım tereddütlerde olan yatırımcıları desteklemek anlamında önemli. Keza iş gücü maliyetlerinin de desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz" dedi.
Zirai kredilerin yeniden başlaması gerektiğini de aktaran Eroldu, "Zirai kredi desteğinin azalması, özellikle tarım kesiminde ve traktör sektöründe ciddi bir soruna yol açtı. Burada dengeler çok ciddi şekilde bozulmaya doğru gidiyor. Bu konunun tekrar ele alınmasını ve sektörün desteklenmesini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.
"EGEA'YA ALTERNATİF YERLİ MODELLER VAR"
Son dönemde sektörde en çok konuşulan konulardan birisi de Fiat Egea'nın 11 yıllık üretim serüvenin sona ermesi olmuştu. 10 yıl üst üstr pazarda satış şampiyonu olan Egea'nın ardından oluşacak boşluğun nasıl giderebileceği sorusunun cevabı da OSD Başkanı Eroldu'dan geldi.
Egea'nın yerini tutacak araçların Türk otomotiv sanayinde var olduğuna işaret eden Eroldu, "Oyak Renault’un lansmanını yaptığı B-Hathcback modeli (Clio) var. O, bence o boşlukta etkili olacaktır. Yine eylül ayında devreye girecek olan Dacia'nın C SUV'si (Striker) de. Başka üyelerimizden kapasite artıranlar var (Tofaş). Bunlar herhalde bir amaçtan dolayı kapasite artırıyorlar. Hyundai'nin yatırımı (Ioniq 3) çok önemli" dedi.
2026 yılında üretim ve ihracat tarafında 2025’e paralel bir tablo beklediklerini belirten Eroldu, 2027’de ise büyüme öngördüklerini ifade etti.
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
2026'da üretim ve ihracatta 2025'e paralel tablo bekleniyor.
Likely · Within years
2027'de otomotiv sektöründe büyüme öngörülüyor.
Likely · Within years
Open Questions
- AB, tasarıyı Türkiye'nin entegrasyonunu koruyacak şekilde düzeltecek mi?
- Çin rekabetine karşı Avrupa ile işbirliği ne kadar etkili olacak?
- Traktör pazarındaki düşüş nasıl telafi edilecek?
