ABD-İran mutabakatı ve Lübnan'daki çatışmalar uluslararası gündemde
Quick Look
- AB liderleri Orta Doğu'daki gelişmeleri ele aldı.
- ABD-İran mutabakatı ve Lübnan'daki çatışmalar gündemdeydi.
- İsrail askerlerinin ölümü tansiyonu yükseltirken, ABD'nin İran'a güvence verdiği iddia edildi.
AI-generated summary
Why It Matters
AB liderleri, Orta Doğu'daki gelişmeleri ve ABD-İran arasında varılan mutabakatı ele aldı. Lübnan'daki çatışmalar ve İsrail'in tepkileri bölgedeki tansiyonu artırdı.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) yılbaşından bu yana yürüttüğü AB Konseyi dönem başkanlığı kapsamında düzenlenen son zirvenin ardından AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ile ortak basın toplantısı düzenledi.
AB liderlerinin iki günlük zirvede Orta Doğu'daki son gelişmeleri ele aldığına değinen von der Leyen, İran ile ABD arasında varılan mutabakatın önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.
Von der Leyen, mutabakatın Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin sağlanmasına, İran'ın nükleer silah edinmesinin engellenmesine ve bölgesel güvenliğin güçlendirilmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.
Lübnan'daki gelişmelerin de derin endişe yarattığını dile getiren von der Leyen, barışçıl bir Orta Doğu için istikrarlı ve egemen bir Lübnan'ın gerekli olduğunu vurguladı.
Von der Leyen, AB'nin, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını hedefleyen Lübnan yönetiminin çabalarını desteklediğini belirterek, "Aynı zamanda İsrail'in Lübnan'ın hem egemenliğine hem de toprak bütünlüğüne saygı göstermesi önemlidir." dedi.
Costa da ABD ve İran arasında varılan mutabakatın "önemli dönüm noktası" olduğunu kaydederek "Bu mutabakat, Hürmüz Boğazı'nın açılmasına imkan vermelidir. Bunun, kalıcı barışa, bölgesel istikrara ve Lübnan'ın egemenliğine tam ve etkili şekilde saygı gösterilmesine zemin hazırlamasını umuyoruz." diye konuştu.
Gazze'deki "vahim insani durum" ve Batı Şeria'da "kötüleşen koşulların" unutulmaması gerektiğini vurgulayan Costa, AB Komisyonunun Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimleriyle ticaretin kısıtlanması için öneriler sunma niyetini memnuniyetle karşıladığını bildirdi.
İsrail'in Lübnan'da Hizbullah ile girdiği çatışmada biri tabur komutanı 4 askerinin öldüğünü duyurmasının ardından İzzeddin el-Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde, Telegram sayfasındaki hesabından açıklama yaptı.
Hizbullah güçlerinin İsrail ordusuna büyük kayıplar verdirmeyi sürdürdüğünü belirten Ebu Ubeyde, bundan dolayı da kendilerini tebrik ettiklerini aktardı.
Ebu Ubeyde, işgalci İsrail güçlerine karşı direnişin tüm kanunlar nezdinde bir hak ve görev olduğunu vurguladı.
İki yıldan uzun bir süredir İsrail'in hayal kırıklığından başka bir şey devşirmediğini kaydeden Ebu Ubeyde, "İsrail, diğer alanlardaki başarısızlığını Lübnan'a saldırılar düzenleyerek ve topraklarını işgal ederek telafi etmeye çalışıyor." dedi.
İsrail ordusu, bugün yaptığı açıklamada, ABD-İran mutabakatına rağmen saldırılarını sürdürdüğü Lübnan'ın güneyinde Hizbullah saldırısında biri tabur komutanı 4 askerinin öldüğünü duyurdu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran-ABD müzakerelerine ilişkin açıklama yaptı.
İhtiyaç duyulması halinde arabulucular aracılığıyla gerekli görüşmelerin yapıldığını söyleyen Bekayi, müzakereler için gerekli koşullar oluştuğunda bilgilendirme yapılacağını ve İsviçre'deki görüşmelerin "daha sonraki bir tarihe" ertelendiğini belirtti.
Bekayi, müzakerelerin başlaması için mutabakat zaptının 1, 4, 5, 10 ve 11. maddelerinin uygulanması ve uygulamanın devam etmesi gerektiğini vurgulayarak, mutabakat zaptının önceden imzalanması nedeniyle İsviçre'de yapılması planlanan görüşmelerin aciliyeti olmadığını ifade etti.
Bazı basın yayın kuruluşlarında Hürmüz Boğazı’nın tekrar kapatıldığı yönünde iddialar bulunduğunu hatırlatan Bekayi, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve İran’ın sağladığı güvenlik önlemleri ile birlikte boğazdan ticari gemi geçişlerinin devam ettiğini söyledi.
Bekayi ayrıca, İran’ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nı (UAEA) İran'ın nükleer tesislerini denetlemeye davet ettiğine dair çıkan haberlerin de doğru olmadığını ancak Buşehr Nükleer Santrali gibi şimdiye kadar denetlenen santrallerin denetlenmesinin devam edeceğini ve ülkesinin 60 günlük müzakere süresince nükleer programını koruyacağını dile getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan anlaşmayı eleştirenlere sert tepki gösterdi. Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Bu savaş İran'ı zayıflattı. Artık bir hava kuvvetleri, donanması, hava savunma sistemleri, radarı ya da başka hiçbir şeyi yok. Buna rağmen Demokratlar, İran'ın bugün dört ay öncesine göre daha iyi durumda olduğunu söylüyor. Buna gerçekten inanabiliyor musunuz? Bazı insanlar nasıl bu kadar aptal olabilir?" dedi.
Trump, bir sonraki paylaşımında ise ABD’nin "çaresiz" olduğu için İran ile görüşmediğini, aksine İran’ın "çaresiz" olduğu için kendileri ile görüştüğünü belirterek, "Çaresizlikten ötürü masaya oturan biz değildik, İran'dı. Onların işi bitti. Bu 60 günlük süreyi tamamlayacağız. Onlara tek bir kuruş bile yok, on sent bile alamayacaklar" şeklinde konuştu.
Amerikan yayın kuruluşu CNN, ABD’nin, İsrail'in Lübnan'daki saldırılarını artırmayacağına dair İran'a güvence verdiğini iddia etti.
CNN'in konuya yakın bir kaynağa dayandırdığı habere göre, İsrail'in Lübnan'da 4 askerinin öldüğü Hizbullah saldırısına karşılık bugün düzenlediği hava saldırılarının ardından İran, İsviçre'de yapılması planlanan nükleer müzakereler öncesi Lübnan'daki çatışmaların duracağına dair güvence talep etti.
"ABD GÜVENCEYİ TAHRAN'A İLETTİ"
Kaynak, müzakerelerin yeniden başlatılmasına yönelik çabalarını sürdüren Başkan Donald Trump yönetiminin söz konusu güvenceyi Tahran'a ilettiğini belirtti.
ABD’nin bu güvenceyi sağlayıp sağlamayacağına dair ise kaynak, "Hizbullah ateşkesi ihlal etti. İsrail buna karşılık vermeyerek durumu olduğu gibi bırakmayı kabul etti. Bu karar İranlılara iletildi. Şimdi saldırıları durdurmak Hizbullah'ın elinde" ifadelerini kullandı.
GÖRÜŞMELER YENİDEN AYARLANABİLECEK Mİ?
ABD yönetiminin bu bilgiyi İran'a hangi yolla ilettiği ve bunun planlanan teknik görüşmelerin yeniden ayarlanması için yeterli olup olmayacağı henüz netlik kazanmadı.
ABD ile İran arasında varılan mutabakatın Lübnan'ı içermesi İsrail'de tepki ile karşılanmış, Başbakan Netanyahu yoğun eleştirilere maruz kalmıştı.
İsrail basınında, ABD'nin İsrail'i yarı yolda bıraktığı yorumları yapılmıştı.
ABD Başkanı Trump da katıldığı G7 Liderler Zirvesi'nde Netanyahu'yu özellikle İsrail'in Lübnan'da yaptığı yıkım ve saldırılar nedeniyle kameralar önünde sık sık eleştirmişti.
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ise ABD-İran mutabakatını eleştiren İsrailli aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ile Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'i doğrudan hedef alarak "9 milyonluk bir ülkesiniz. Karşılaştığınız her ulusal güvenlik sorununu çözmek için sadece öldürerek bir çıkış yolu bulamazsınız." demişti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, gece saatlerinde Lübnan'daki çatışmalar sırasında 4 İsrail askerinin ölmesinin ardından açıklama yaptı. Netanyahu, gece saatlerinde orduya Hizbullah'a güçlü bir saldırı düzenlenmesi talimatı verdiğini belirterek, "Ordu, 80'den fazla terör hedefine saldırdı ve onlarca teröristi etkisiz hale getirdi. Ardından bu sabah, Bekaa'daki Hizbullah karargahları vuruldu. Bu sabah Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı ile durum değerlendirmesi yaptım.
Talimatım net: İsrail, askerlerimize veya topraklarımıza yönelik saldırıları sineye çekmeyecek ve Hizbullah bu saldırılar için çok ağır bir bedel ödeyecek. Ordu, güçlerimize ve topraklarımıza yönelik her türlü tehdidi bertaraf etmek için harekete geçecek" ifadelerini kullandı.
İsrail'in Lübnan'daki işgalinin süreceğini işaret eden Netanyahu, "Dün de dahil olmak üzere net bir şekilde ifade ettiğim gibi İsrail, kuzey yerleşimlerini korumak için Lübnan'ın güneyindeki güvenlik bölgesinde gerektiği kadar kalacaktır" dedi.
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Lübnan'da saldırılarını ve işgalini sürdüren İsrail askerlerinin Hizbullah saldırısında öldürülmesinin ardından, ABD-İran mutabakatına rağmen "Lübnan'ın yanması" gerektiğini ve "İsrailli bir annenin döktüğü her gözyaşı için bin Lübnanlı annenin ağlaması gerektiğini" iddia etti.
Ben-Gvir, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Orta Doğu'da kazanmak için çılgına dönülmesi" gerektiğini, kontrollü ve ölçülü tepkilerin işe yaramadığını öne sürdü.
ABD-İran mutabakatına işaret ederek, ABD'lilere "saygı duyduğunu" söyleyen İsrailli aşırı sağcı Bakan, Lübnan'da saldırılarını ve işgalini sürdüren İsrail askerlerini korumanın önemine vurgu yaparak, "Tüm Lübnan'ın yanması" gerektiğini savundu.
Ben-Gvir, İsrail saldırılarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği ve yerinden edildiği Lübnan'da, "İsrailli bir annenin döktüğü her gözyaşı için bin Lübnanlı annenin ağlaması gerektiği" iddiasında bulundu.
"CEHENNEMİN KAPILARINI AÇIN"
Aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de 4 İsrail askerinin öldürülmesine işaret ederek, "zor bir sabah olduğu" açıklamasında bulundu.
Lübnan'a saldırıların artırılmasını isteyen Smotrich, "Cehennemin kapılarını açın." ifadelerini kullandı.
ABD ile İran arasında varılan 14 maddelik mutabakat zaptının ardından diplomasi trafiği sürerken, CNN’in ortaya attığı yeni iddia dikkat çekti. ABD ve İran’ın, nükleer program başta olmak üzere anlaşmanın uygulanmasına yönelik kamuoyuna açıklanmayan “gizli teklifler” üzerinde çalıştığı öne sürülürken, Tahran ise anlaşmanın ihlal edilmesi halinde sert karşılık verileceği uyarısında bulundu.
CNN: GİZLİ TEKLİFLER MASADA
CNN’e konuşan ABD’li kaynaklar, Washington ve Tahran’ın mutabakat zaptındaki maddelerin hayata geçirilmesi için perde arkasında ek düzenlemeler üzerinde çalıştığını ileri sürdü.
Kaynaklar, tarafların mutabakat zaptını memnuniyetle karşıladığını ancak İran’ın, kamuoyuna yansıyan 14 maddelik metin dışında herhangi bir ek belgeyi imzalamadığını belirtti.
Bu durumun, ABD yönetiminin İran’dan aldığı taahhütleri olduğundan daha kapsamlı göstermiş olabileceği yönünde soru işaretleri doğurduğu ifade edildi. CNN, söz konusu iddiaların aynı zamanda diplomatik sürecin ne kadar kırılgan olduğunu da ortaya koyduğunu vurguladı.
“GİZLİ BELGELER VAR” İDDİASI
CNN’e konuşan bir kaynak, Trump yönetimi yetkililerinin Kongre üyelerine mutabakat zaptına ilişkin herhangi bir “yan anlaşmadan” haberdar olmadıklarını söylediğini aktardı.
Ancak aynı kaynak, kamuoyuna açıklanmayan bazı belgelerin varlığının kabul edildiğini öne sürdü.
İddiaya göre bu belgeler arasında, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nı (IAEA) denetimler yapmaya davet eden, zenginleştirilmiş nükleer materyallerin yerlerine ilişkin bilgiler içeren ve ABD'li nükleer uzmanların sürece katılımına onay veren bir İran mektubu da bulunuyor.
BEYAZ SARAY: EK ANLAŞMA YOK
Beyaz Saray ise söz konusu iddiaları reddetti. CNN’in aktardığı açıklamada, mutabakat zaptının dışında yeni bir anlaşma bulunmadığı, yalnızca sonraki aşamalara ilişkin görüşmeler yürütüldüğü belirtildi.
Sözcü, "Müzakere ekibimiz, İran’ın uranyum zenginleştirmesine izin verilmesine ilişkin mutabakat da dahil olmak üzere mevcut teklifler temelinde ilerleyen görüşmelerde daha fazla anlaşmaya varmayı umuyor." dedi.
Amerikan Axios haber portalına röportaj veren ABD Başkanı Trump, İran'la mutabakatın ardından siyasi gücünü değerlendirdi.
Trump, İran savaşının ardından başkan olarak güç kullanma yetkisinin sınırları hakkında ne düşündüğü sorusuna, "Bir sınırı yok. Bu yönde bir ders almadım. Sınırların olduğunu biliyorum, ama burada sınır yok." değerlendirmesini yaptı.
İran'ı askeri açıdan tamamen mağlup ettiklerini ve ABD ordusunun dünyanın en güçlü ordusu olduğunu savunan Trump, "Başka kim böyle bir abluka uygulayabilirdi ki? Tek bir geminin bile geçemediği bir deniz ablukası uyguladım. Bazıları denedi. Başaramadılar." şeklinde konuştu.
ABD-İran mutabakat zaptının başlangıçta Tahran’dan istediği "koşulsuz teslimiyet" anlamına gelip gelmediği sorulduğunda ise Trump, "Muhtemelen gerçekten de koşulsuz bir teslimiyet oldu." diye yanıtladı.
Beyaz Saray, İran ile yürütülecek teknik görüşmelere ilişkin hazırlıkların sürdüğünü ancak ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in İsviçre seyahatinin şimdilik ertelendiğini açıkladı.
Açıklamada, ABD heyetinin ilk uygun fırsatta yola çıkmaya hazır olduğu belirtilerek, "Ancak bu müzakerelerin lojistiği hiçbir zaman basit ya da öngörülebilir olmadı." ifadeleri yer verildi.
Başkan Yardımcısı Vance'in bu gece yola çıkmayacağı ve seyahatinin şimdilik ertelendiği kaydedilen açıklamada, "Bir sonraki adımlara ilişkin somut bir güncelleme olur olmaz sizi bilgilendireceğiz. Teknik görüşmelere mümkün olan en kısa sürede başlamayı sabırsızlıkla bekliyoruz." ifadeleri kullanıldı.
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
ABD ve İran arasındaki teknik görüşmelerin yeniden ayarlanması.
Likely · Within days
Lübnan'daki çatışmaların tırmanması.
Likely · Within weeks
Open Questions
- ABD'nin İran'a verdiği güvenceler ne kadar güvenilir?
- Lübnan'daki çatışmalar ne zaman ve nasıl sona erecek?
- ABD-İran mutabakatının gizli maddeleri nelerdir?



