Arda Saatçi: Ölüm Vadisi'nden Santa Monica'ya 600 Kilometrelik Ekstrem Maraton Deneyimi
Quick Look
- Arda Saatçi, ABD'deki Ölüm Vadisi'nden Santa Monica İskelesi'ne uzanan 600 kilometrelik ultra maratonu 123 saatte tamamladı.
- Red Bull sporcusu Saatçi, canlı yayınlanan bu zorlu denemesinde sıcaklık ve uykusuzlukla mücadele ederken, annesi ve futbol dünyasından Hakan Çalhanoğlu gibi isimlerden destek aldı.
AI-generated summary
Why It Matters
Red Bull sporcusu Arda Saatçi, ABD'deki Ölüm Vadisi'nden Santa Monica İskelesi'ne 600 kilometrelik ekstrem ultra maratonu 123 saatte tamamlayarak büyük bir başarıya imza attı.
ABD'nin Kaliforniya eyaletinde bulunan Ölüm Vadisi Ulusal Parkı'ndaki (Death Valley) Badwater Havzası'ndan koşmaya başlayan Arda Saatçi, Santa Monica İskelesi'ne uzanan 600 kilometrelik ekstrem ultra maraton denemesiyle müthiş bir başarıya imza attı.
Canlı yayınlanan maratonu 123 saatte tamamlayan Arda'yı bitiş çizgisinde binlerce sporseverin yanı sıra annesi de karşıladı.
Futbol dünyasından birçok insandan tebrik mesajları alan ve eşsiz denemesiyle dünya çapında ses getiren Red Bull Sporcusu Arda Saatçi, muhabirimiz Selen Cansu Aksoy'a verdiği röportajında birçok soruyu yanıtladı.
Hoş geldin, nasılsın?
Hoş bulduk, iyiyim. Siz nasılsınız?
İyiyim ben de teşekkür ederim. Seni birçok kişi ekstrem dayanıklılık projeleriyle tanıyor. Peki sen kendini Arda'yı üç kelimeyle tanımlasan bunlar ne olurdu?
Cyborg, disiplinli, iki kelime ama bir de aileye yakın.
Tamam, teşekkür ederim. Mayıs 2026'da kariyerinin en zorlu challengelarından birini gerçekleştirdin. Death Valley'den Santa Monica'ya kadar koştun. 604 kilometre yaklaşık koştun ve 123 saat sürdü bu. Bu challenge esnasında seni en zorlayan şeyler neler oldu?
Sıcaklık tabii ki ve uykusuz kalmak. Onlar en zor dönemler onlardı.
Bir de bu challenge ile aynı zamanda canlı yayındaydın. Benim de ara sıra izleme fırsatım oldu tam zamanını izleyemesem de. Bu durum sende ekstra bir baskı yarattı mı?
Tabii ki, evet. 24 saat kamera önünde olup ve hiç böyle bir mola vermemek değişik bir tepki verdi. Onu da ilk defa böyle bir dönemde yaşadım. Ama evet, challenge zorlaştı.
Peki seni ekstra motive etti mi bu? Sonuçta milyonlarca belki de binlerce milyonlarca insan seni aynı anda izliyordu?
Ben bilmiyordum kaç kişi beni izlediğimi o dönemde. Çünkü ben istemedim telefonda mesajları almak falan filan. Onun için böyle kendimi konsantre olmak için o tepkiyi almak istemedim. Belki beni çok duygulandırırdı. Konsantremi bozardı ama ondan sonra zaten bütün kaç kişi beni izlediğini gördüm. Ve tabii ki çok gururlandım.
Bitiş çizgisinde annenle buluştun ve ona sarıldın. O an neler hissettin?
Çok duygulandım tabii ki yani. Anneme söz vermiştim ben bunu becerirsem birlikte dondurma yiyeceğiz Santa Monica Pier'da' diye. Ben sözümü tuttum. O benim en önemlisiydi. Ve onu yapmak bu challengeden sonra çok güzel bir tepki verdi tabii ki.
Koştuğun esnada dünyanın en iyi futbolcularından biri olan milli futbolcumuz Hakan Çalhanoğlu seni aradı ve desteğini sana aktardı. Bu desteği görmek projeye olan bakış açını değiştirdi mi? Daha geniş kitlelere ulaştığın için.
Tabii ki Hakan abimle aradığımda bayağı da sevindim. Tabii ki büyük bir tepki gördüm ve evet motive etti.
Süper. Aslında birazcık da futbol geçmişin olduğunu biliyoruz sen çocukken ve bu challengelara başlamadan önce. Sen bu en son yaptığın challenge'ı bitirdiğinde futbol dünyasından da çok güzel mesajlar aldın. Başta Hakan Çalhanoğlu olmak üzere dediğim gibi. Bayern Münih'ten Almanya milli takımına, Rüdiger'den Alaba 'ya senin paylaşımlarına yorum attılar. Bu futbol dünyasını bu kadar etkilemiş olman seni nasıl hissettirdi?
Sonuçta bir burukluğun vardı futbolla. Tabii ki çok sevindim. Bana büyük sporcular da tabii böyle bir tepki verince ve beni izlediğini ya da bana söylerseler motive oluyorum. Tabii ki çok büyük bir duygu benim için ve kendimi de motive ediyor. Böyle büyük sporculardan da destek görmek. Çok sevindim tabii ki.
Peki seni böyle ekstra mutlu eden birisi var mıydı?
Annem.
Süper. Çok güzel. Peki bugün sana Türkiye'de yalnızca bir tane dayanıklılık projesi yapma fırsatı verseler bunu nerede yapmak istersin ve bu projede nasıl bir mesaj vermek istersin?
Evet. Mutlaka Türkiye'de bir challenge yapmak istiyorum. Ama o sürpriz olsun.
Süper. Peki o challengeda nasıl bir mesaj vermek istersin?
Öbür challengelarda da olduğu gibi, yani genç çocuklara ya da bütün insanlara iyi bir örnek olmak. Kendilerine sınır koymasınlar. Yani hayatında ne becermek istiyorsan yani hayal ediyorsan onu kalbinde tut. Ve birisi diyorsa sen bunu beceremezsin ya da yapamazsın, oraları hiç dinlemesinler. Kendilerine yolunu bulsunlar ve en iyisini versinler.
Harika. Ben bile bugün buraya geldiğimizden beri motivasyon doldum. Aslında en başta sormak istediğim şeylerden bir tanesiydi. Diğer sorularla karıştı. Cyborg olarak tanımladın kendini. Onu bize açabilir misin biraz? Ben de bilmiyorum çünkü ve merak ediyorum.
Bu ismi insanlar, seyredenler verdi. Cyborg olarak ne oluyor? Yarı insan, yarı makine böyle bir robot gibi bir şey. Robot gibi bir şey yani. Tamam yani insanlar beni böyle görüyorsa ben de evet dedim böyle de oluştu.
Ama sanki birazcık daha senin karakterinle zıt bir anlama geliyor gibi. Çünkü senin duyguların da aslında çok fazla ön planda. Robot dediğimizde çok fazla duygu hissetmez ama ben seninle konuşmaya başladığımızdan beri yaptığın her şeyi ve bu challengelarda yaşadığın her şeyi hissederek yaptığını fark ettim. Bence hani güzel adlandırmışlar ama bir çelişiyor gibi sanki.
İşte yarı insan yarı robot olduğuna göre böyle yarı yarı. Onun için yani insanlık tabii ki hiç bitmez. Ama challengelarda da işte yani belki orada robot olarak görüyorlar.
Tamam şimdi kısa bir quiz partımız var. Hazırsan başlayalım.
En zor rakibin hangisi? Kendin mi, sıcak mı yoksa uyku mu?
Kendim.
Bugüne kadar en zorlandığın proje?
Death Valley. Son yaptığım.
En büyük motivasyon kaynağın?
Ailemi, arkadaşlarımı gururlandırmak.
Koşarken en çok düşündüğün şey ne? Bitiş çizgisi mi? (Gülerek)
Evet ne zaman bitecek? (Gülerek)
Kendine en sık söylediğin cümle?
You vs You (Tek rakibin sensin)
Vazgeçmeye en yaklaştığın an?
I never feel that I want to give up. (Hiçbir zaman pes etmeyi düşünmedim)
Süper. Çok iyi. Kimsenin bilmediği bir özelliğin?
İyi yemek yapabiliyorum.
Peki koşu esnasında yemeklerini kendin mi yapıyorsun? Hani orada yediğin, yiyeceğin yemekleri mesela?
Yok orada takımım yaptı benim için yemekleri ama genel olarak yemeklerimi çoğunun ben kendim de yapıyorum evet.
Harika. Peki tek başına koşmayı mı seviyorsun yoksa kalabalık mı?
Tek başıma.
Koşarken müzikle mi, sessiz mi?
Sessiz.
Bunu çok merak ediyorum. Bir günlüğüne başka bir sporcu olma şansın olsa kim olmak isterdin?
Cristiano Ronaldo.
Çok iyi. En çok duyduğun soru ne?
Bunu niye yapıyorsun? (Gülerek)
Son olarak bu röportajı izleyenler senden tek bir cümle hatırlayacak olsalar bu ne olurdu? İzleyenlere bir mesaj gibi son bir mesaj.
You versus you and never give up. (Tek rakibin sensin ve asla vazgeçme)
Harika. Çok teşekkür ederiz.
Arda Saatçı özel röportaj konuğumuzdu. Diğer röportajlarımızla görüşmek üzere.
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
Arda Saatçi, Türkiye'de yeni bir dayanıklılık projesi gerçekleştirecek.
Likely · Within months
Open Questions
- Arda Saatçi'nin Türkiye'de yapmayı planladığı sürpriz challenge ne olacak?






