Breaking
BackBakan Bayraktar'dan COP31 ve Enerji Vizyonu Açıklamaları
Bakan Bayraktar'dan COP31 ve Enerji Vizyonu Açıklamaları
NEWS
Sabah Ekonomi2 days agoEnergy3 min readTürkiyeView translation

Bakan Bayraktar'dan COP31 ve Enerji Vizyonu Açıklamaları

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, COP31 hedeflerini, elektrikli araç dönüşümünü ve Batı Karadeniz'deki yeni petrol sondaj planlarını açıkladı.

Quick Look

  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, COP31'de 'taahhütten aksiyona geçiş' mesajı vereceklerini belirtti.
  • 2035'te %35 elektrikleşme ve 7-10 milyon elektrikli araç hedefleyen Türkiye, Batı Karadeniz'de petrol sondajına başlamaya hazırlanıyor.

AI-generated summary

Why It Matters

Türkiye, 2035 ve 2040 enerji vizyonu çerçevesinde yenilenebilir enerji kapasitesini artırmayı ve elektrikli araç dönüşümünü hızlandırmayı hedefliyor.

Font size

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, COP31 sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Derin deniz sondaj gemisi sayısını 6'ya çıkardıklarını anlatan Bayraktar, "Batı Karadeniz'de petrol hedefli bir sondaja yakın zamanda başlayacağız" dedi.

Bakan Bayraktar, katıldığı televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bayraktar, Türkiye'nin COP31 öncesinde ortaya koyacağı çalışmaların ana hatlarını anlatarak, "Türkiye'nin COP31'de dünyaya vermek istediği mesaj; 'Artık taahhütten aksiyona geçelim' olacak. Aksiyon almamız lazım ki bu emisyonları sınırlandıralım ve iklim değişikliği ile alakalı hedefi tutturalım.

COP31'in Antalya'da çok başarılı olacağını hem Türkiye açısından hem de dünya iklim mücadelesi açısından önemli olacağını düşünüyorum. Türkiye'nin ortaya koyduğu bu 'Taahhütten aksiyona geçelim, harekete geçelim' metaforu, etrafında ümit ediyorum önemli değerlendirmeler, önemli kararlar alınacak. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde birçok ülkenin devlet başkanı, hükümet başkanları, bakanları burada olacak. 100 bin insanı bekliyoruz. 9-20 Kasım'da bütün dünyanın gözü burada olacak" ifadelerini kullandı.

COP31'de dünyaya verecekleri en önemli mesajlardan birinin elektrikleşme olacağını vurgulayan Bakan Bayraktar, "Çok iddialı bir şekilde ortaya koyduğumuz unsurlardan bir tanesi 2035'te yüzde 35 elektrikleşme hedefi. Bunu eğer başarırsak bu hakikaten çok önemli bir çıktı olur. Geleceğin elektrik çağı olduğunu söylememiz lazım net bir şekilde.

Elektrikleşmenin dünyanın iklim değişikliği ile alakalı mücadelesinde de önemli olduğuna inanıyoruz ve Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz. 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planını çalışıyoruz ve muhtemelen COP31 öncesinde yani ekim sonu, kasımın ilk haftası COP31 başlamadan Türkiye'ye ve dünyaya ilan etmek istiyoruz. Bu yeni stratejinin merkezine elektrikleşmeyi koyuyoruz.

Bunu yapmak için Türkiye'nin yenilenebilir enerjide çok iddialı hedefleri var, 2035 için 120 bin megavatlık bir hedef ortaya koymuştuk. 2040'ta daha büyük bir hedefi ortaya koyacağız. Türkiye'nin enerjisini verimli kullanması gerekiyor. 2030'a kadarki 20 milyar dolarlık enerji verimliliği projelerini şimdi 2030 sonrası için Türkiye'nin ulusal enerji verimliliği eylem planı olarak çalışıyoruz ve daha iddialı bir hedef ortaya koyacağız" diye konuştu.

Bayraktar, "Türkiye'de sanayimizde yaklaşık yüzde 29, binalarda yüzde 22-23'ler seviyesinde bir elektrikleşmeden bahsediyoruz ama bizim esas oyun değiştirici alanlarımızdan bir tanesi ulaştırma olacak. Ulusal enerji planımızda şunu söyleyeceğiz: Türkiye'nin yollarında 2035'te en az 7 ile 10 milyon arasında elektrikli araç olmalı.

Belediyelerimizin otobüsleri elektrikliye dönmeli. Kullandığımız bireysel araçların önemli bir kısmının elektrikliye dönmesi lazım ki hem Türkiye'nin petrol talebi biraz aşağılara gelebilsin hem de bu elektrikleşmeyle emisyonları düşüren ve dışa bağımlılığımızı bitiren bir ülke haline gelelim. Çok büyük bir yatırım gerektiriyor. Bizim tahminlerimiz 200 milyar doların üzerinde bir yatırım.

Potansiyele baktığınızda toplamda yüzde 70'lik pay güneşe, yüzde 30'luk pay rüzgara ait olacak gibi gözüküyor kapasite olarak. Bunların birini birine tercih etmemiz söz konusu değil, ikisine de ihtiyacımız var. Yenilenebilir alan, bizim için olmazsa olmazlardan bir tanesi. Yapabildiğimiz kadar güneş ve rüzgar yatırımı yapacağız" dedi.

Yeni adımlarından birinin de depolamalı hidrolik santraller olduğunu işaret eden Bakan Bayraktar, "Hidrolik santrallerimizde suyun tekrar kaynağa basıldığı, ucuz saatlerde o suyu kullanarak pompayla alıp tekrar yukarı gönderdiğiniz ve sonra tekrar elektriğin daha uygun fiyatlı olduğu zamanlarda, daha iyi fiyatların olduğu zamanlarda tekrar elektrik ürettiğiniz pompaj depolamayla alakalı bir hedefimiz var.

Akkuyu'da birinci reaktörden elektrik üretimiyle alakalı artık sona yaklaştık. Şu anda test aşamasındayız. Hedefimiz bu yıl sonuna kadar artık santralin fiziki çalışmasını başlatmak. Bunun yanı sıra Sinop ve Trakya santralleri için de müzakerelerimiz devam ediyor. Bu konuda özellikle son dönemde Kanada ile devam eden çalışmalarımız hızlı ilerliyor. Ümit ediyorum önümüzdeki aylarda orada daha net bir tabloyu göreceğiz. İkisine birden bakıyoruz; Sinop sahası biraz daha hazır bir saha ama esas itibarıyla bizim elektrik açısından önceliğimiz Trakya'da.

Trakya'yı biraz daha önce yapmak icap ediyor. Orada da saha çalışmalarımız devam ediyor. Çin'le görüşmelerimiz var, Rusya'nın önemli bir ilgisi var ve Güney Kore'yle de müzakerelerimiz bu anlamda devam ediyor" açıklamasında bulundu.

Öte yandan, derin deniz sondaj gemisi sayısını 6'ya çıkardıklarını söyleyen Bayraktar, "Bunların bir tanesi Somali'de şu anda çalışıyor. Üretim geliştirme programının yanı sıra bir diğeri de Karadeniz'de; Batı Karadeniz'de, Orta Karadeniz'de ve Doğu Karadeniz'de tespit ettiğimiz sahalarda yeni sondajlar yapıyor.

Önümüzdeki günlerde petrol hedefli, bir sondaja başlayacağız. Biraz uzun sürecek, zor bir sondaj. Batı Karadeniz'de petrol hedefli bir sondaja yakın zamanda başlayacağız. Ayrıca geliştirmeyi düşündüğümüz, Katar gazını Türkiye üzerinden Türkiye'ye ve bir kısmını da Türkiye üzerinden Avrupa'ya götürme projesi, dünyada gaz arzında önemli bir katkı sağlayacak konulardan bir tanesi.

Katar gazı için yaklaşık 2 bin-2 bin 200 kilometrelik bir boru hattı gerekiyor. Elbette ki işin finansmanı, teknik olarak çözüm inşa kısmı çok önemli ama TANAP'ı ve TAP'ı yapabilmek için bir siyasi irade ve siyasi duruş gerekiyordu. İşte Cumhurbaşkanımız, Sayın Aliyev ve diğer ülkelerin katkısıyla, Avrupa Birliği'nin de desteğiyle bu ortaya konuldu. Yani bir siyasi iradenin oluşması lazım öncelikle.

Onu oluşturmamız lazım benzer şekilde Katar için. Buna ülkelerin inanması lazım. Katar ve Türkiye ve Avrupa Birliği'nin de bu konudaki duruşu önemli. Herkesin bir alternatif arayışı var. Ben bu zamanı; krizin fırsata dönüşebileceği, bu krizle beraber yeni projelerin hayata geçeceği bir dönem olarak görüyorum" değerlendirmesinde bulundu.

What to Watch

AI outlook — possibilities, not facts

  • 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı'nın COP31 öncesi açıklanması.

    Likely · Within weeks

Open Questions

  • Batı Karadeniz'deki petrol sondajının maliyeti nedir?
  • Katar gazı projesi için nihai finansman modeli nasıl olacak?

Related Topics

This article was originally published by Sabah Ekonomi.

Related Stories

Azerbaijan and Türkiye are transforming their energy cooperation with a focus on electricity
Developing·

Azerbaijan and Türkiye are transforming their energy cooperation with a focus on electricity

Azerbaijani Energy Minister Parviz Bayraktar and Azerbaijani Energy Ministry Owner Shahbazov stated that Azerbaijan-Türkiye energy cooperation has transformed from oil and natural gas to electricity-oriented projects. It was emphasized that 100 billion cubic meters of gas were exported through TANAP, that they were working on new electricity transmission lines and green energy corridors, and that this cooperation contributed to Europe's energy security.

NTV Gündem
2 min read
More on this topicalparslan bayraktar