
AI-generated summary
Ben-Gvir, Ekim 2023'te başlayan Gazze saldırılarından bu yana Filistinlilerin "gönüllü göç" fikrini savunuyor. Plan, koalisyon görüşmelerinde şart olarak öne sürülüyor.
Aşırı sağcı Yahudi Gücü Partisi lideri ve İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, “Bağı koparma 710” adını taşıyan ve Gazze’den “gönüllü göç” olarak nitelendirdiği sürece dayanan planını kamuoyuna sunmayı planlıyor. Plan kapsamında, 2 milyon 200 bin kişinin yaşadığı Gazze'den ilk yıl 250 bin Filistinlinin, 3 yıl içinde 1,11 milyon ve 7 yılın sonunda ise 1 milyon 860 bin civarında zorla göç ettirilmesi amaçlanıyor.
Ben-Gvir, aylardır üzerinde çalıştığı planı seçim kampanyasının ana başlıklarından biri yapmayı değerlendiriyor. Ben-Gvir’in partisi Yahudi Gücü’nün İsrail’de kurulacak yeni hükümete katılmak için yapılacak görüşmelerde bu planın hayata geçirilmesini temel şartlardan biri olarak öne süreceği bildirildi.
Yedioth Ahronoth’un haberine göre, planın oluşturulması ve hayata geçirilmesi için İsrail’in başlangıçta 3,1 milyar dolarlık yatırım yapması düşünülüyor. Plan ayrıca, uluslararası katılım ve kabul edecek ülkelerle anlaşmalar yapılması şartına bağlı olarak 15,6 milyar dolara kadar İsrail kaynaklı bir finansman çerçevesini içeriyor.
KOALİSYON PAZARLIKLARI
Yahudi Gücü Partisinin, kurulacak yeni hükümete katılmak için planın benimsenmesini şart koşmayı planladığı belirtildi. Ben-Gvir’in koalisyon hükümetinin kurulmasına yönelik görüşmeler kapsamında, kendi ifadesiyle “gönüllü göç” için bir bakanlık kurulmasını talep edeceği aktarıldı.
Gazeteye göre söz konusu bakanlıkta, bakanın yanı sıra genel müdür, bütçe ve ilgili birimlerin yanı sıra uluslararası müzakerelerden sorumlu bir ekip ile bağımsız bir uygulama mekanizmasının bulunması planlanıyor. Ben-Gvir’in ayrıca planı İsrail içinde ve bazı Afrika ülkelerinde tanıtmak amacıyla geniş kapsamlı bir reklam kampanyası başlatmayı düşündüğü kaydedildi.
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir
İSRAİL, SÜRGÜNLERİ KABUL EDECEK ÜLKE ARIYOR
Bu planın önündeki en önemli engelin, Gazze Şeridi’nden çok sayıda Filistinliyi karşılamaya hazır bir ülkenin bulunmaması olduğu kaydedildi. Adı açıklanmayan üst düzey bir yetkilinin, “böyle bir planın uygulanması, Gazze’den ayrılmayı isteyen kişilere ve onları karşılayacak devlete ihtiyaç duyuyor” dediğini aktaran Yedioth Ahronot gazetesi, İsrail’in daha önce Gazze’den Filistinlileri kabul etmeleri için birçok ülke ile görüşmeler yaptığını ve bu konuda başarısız olduğunun altını çizdi.
Yedioth Ahronoth, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun daraltılmış kabine üyelerini Gazze’den ayrılacak Filistinlileri karşılamaya ikna etmek üzere aralarında Etiyopya, Kongo ve Somaliland’ın da bulunduğu Afrika ülkeleriyle kurdukları iletişim konusunda bilgilendirdiğini kaydetti.
NETANYAHU'YA KARŞI SEÇİM KOZU
Gazete, Ben-Gvir’in planını bir seçim kozu olarak, Netanyahu'ya Filistinlilerin Gazze'den "gönüllü göç" adı altında zoraki gönderilmesi fikrini benimsemesi için baskı yapmayı hedeflediğini belirtti. Haberde ayrıca, Ben-Gvir'in, Ekim 2023'te Gazze'de saldırıların başlamasının ardından ortaya atılan bu fikrin en önde gelen savunucularından biri olduğuna işaret edildi.
Netanyahu'nun kapalı kapılar ardındaki toplantılarda bu tür geniş çaplı bir adımın atılmasına yönelik çekincelerini dile getirdiği ancak Ben-Gvir'i hükümette kalmaya ikna etmek amacıyla belirli aşamalarda bu fikrin propagandasını yaptığı ifade edildi. Yeni kurulan "Amcha Yisrael" (Halkın İsrail) Partisi lideri Ofer Winter’ın da bu fikri seçim programına dahil ederek "zorunlu göçü" yeniden gündeme taşıdığı kaydedildi.
Gazete, herhangi bir ülkenin Gazze'den çok sayıda Filistinliyi kabul etmeye istekli olacağına dair şüphelerin olduğuna dikkati çekerek, planın şiddetli bir uluslararası muhalefetle karşılaşmasının beklendiğinin altını çizdi. Filistinlilerin Gazze Şeridi'nden tehcir edilmesi planları, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıkça dile getirilmeden önce de öne sürülüyordu ve İsrailli yetkililer tarafından benimseniyordu.
ABD'NİN GAZZE PLANI
Trump, 31 Ocak 2025'te Mısır ve Ürdün'ün onları kabul etmesi gerektiğini söyleyerek Filistinlilerin Gazze'den tehcir edilmesi çağrısını yinelemişti. Yine kısa süre sonra 4 Şubat'ta Trump, Filistinlilerin başka ülkelere sürülmesinin ardından Gazze'nin ABD kontrolüne geçmesini öngören bir planı açıklamıştı. O dönemde bölgeye Amerikan askerlerinin konuşlandırılmasını uzak ihtimal görmeyen Trump, ABD'nin bölgede "uzun vadeli mülkiyetinden" bahsederken, Netanyahu ise Trump'ın bu teklifini memnuniyetle karşıladığını ve bunu "yıllardır ortaya atılan ilk yeni fikir" olarak nitelendirmişti.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, 2 Eylül Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Filistinlilerin Gazze Şeridi'nden tehcir edilmesi planının "iptal edilmediğini" ancak şu an için dondurulduğunu ifade etmişti. Katz, Arap ülkelerinin planı dondurması için ABD Başkanı Donald Trump'a baskı yaptığını ve kendisine yatırım teklifleri sunduğunu iddia etmişti.
“Sonuçta Gazze için gerçek bir çözüm yok. Göç İdaresi bunu denizden, havadan ve her türlü yolla uygulamaya hazır.” diyen Katz, Gazze ile kara sınırı bulunan Mısır'ın Filistinlilerin tehcir edilmesini reddettiğine dikkati çekmişti.
Bakan Katz, "Hamas buna izin vermiyor ve dünyada onları kabul etmeye hazır hiçbir ülke yok," demişti.
US President Donald Trump responded to media outlets claiming that the army did not have enough ammunition on his social media account and said that the ammunition in stock was almost unlimited. He also reminded that free weapons and ammunition were sent to Ukraine and NATO partners during the Biden period, and stated that these money would be requested.

Minister of Internal Affairs Mustafa Çiftçi announced that school security will be carried out in coordination with 7 ministries, covering the psychological and health risks of children beyond the buildings. 31 thousand garden personnel will be assigned to schools, and in case of risk, police teams and school liaison officers will maintain security on the field.

US President Donald Trump, on his social media account, said, "We have an almost unlimited amount of medium and high quality ammunition, much more than we could use for this operation or in any other war," to reject the American media's claims of insufficient weapons and ammunition stock. He also said that he would demand the body of the weapons and ammunition sent free of charge to Ukraine and some NATO countries during the Biden period.

According to security sources, Türkiye's MİT Director İbrahim Kalın and Greece's EYP Chairman Dimitris Demiris had a meeting in Athens last week. During the meeting, issues such as bilateral relations, Aegean and Western Mediterranean, NATO security, intelligence cooperation, fight against terrorism and organized crime, migration and human trafficking were discussed. In addition, regional agendas such as the US-Iran war, Syria, Libya, Palestine and Israel's policies in Gaza and the West Bank were evaluated. The two sides agreed to strengthen cooperation in the fight against terrorism and organized crime.

MİT President İbrahim Kalın and Greek EYP President Dimitris Demiris met in Athens on bilateral relations, regional security and the fight against terrorism. During the meeting, US-Iran tensions, Syria and Libya situation, Palestine issue and Israel's actions were discussed. It was decided to strengthen cooperation in the fight against terrorism and organized crime.
US President Donald Trump targeted Canadian Prime Minister Mark Carney in his statement on his social media account and claimed that Canada's economy could collapse as a result of its trade dispute with the US. Trump said that Canadian leaders who declared him an "enemy" made a "very bad" political choice and that they would suffer from it. Carney, on the other hand, stated that the negotiations continued until they eventually came to a deadlock, leaving the door open to renegotiations.