
Albay Mustafa Kemal komutasındaki Türk ordusunun 21 Ağustos 1915'te kazandığı zafer ve süvari birliklerinin rolü.
AI-generated summary
II. Anafartalar Muharebesi, Çanakkale Savaşları sırasında 21 Ağustos 1915 tarihinde gerçekleşen kritik bir taarruz ve savunma savaşıdır.
Anafartalar Komutanı Mustafa Kemal ve silah arkadaşları, Çanakkale Savaşı 1915.
Çanakkale Kara Muharebeleri’nin şüphesiz en kritik zamanları, ağustos ayında Anafartalar cephesinde yaşanan karşılıklı çatışmalar ve ağır sonuçlar doğuran taarruzlardır. Bu süreçte, 21 Ağustos 1915’te yaşanan, II. Anafartalar Muharebesi’ne ayrı bir parantez açıp kahraman Türk süvarilerine değinmeliyiz. Ayrıca Çanakkale Muharebeleri sırasında süvari birliklerinin en etkin hareketi de II. Anafartalar Muharebesi’nde görülmüştür.
I. Anafartalar ve Conkbayırı muharebelerinde kazanılan Türk başarıları, İngiliz komuta kademesinde değişikliğe neden olmuştur. Bu bağlamda 9. İngiliz Kolordu Komutanı General Stopford görevden alınarak yerine vekâleten 29. Tümen Komutanı General Lisle atanmıştır. Şüphesiz bu değişiklik İngilizler nezdinde bir deprem etkisi yaratmıştır. Bu yeni atamayla beraber İngilizlerin hedefi; ilerlemelerine engel olan Türk mevzilerini işgal etmek ve İsmailoğlu Tepesi-Küçükanafarta hattına saldırmak olarak belirlenmiştir. Ayrıca Anzak birlikleri de Kayacıkağılı- Susakkuyusu hattına yönelik taarruz için görevlendirilmiştir. Bu taarruzun denizden de desteklenmesi için ciddi bir hazırlık süreci yürütülmüştür.
Türk tarafında ise savunma düzeni şu şekildeydi: Kireçtepe-Kükürtlüpınar doğusu arasında 5. Tümen; KükürtlüpınarEğrikulak arasında 12. Tümen, Eğrikulak-Yayvantepe arasında 7. Tümen, Yayvantepe’den Çamçıkpınar’a kadar Abdurrahman Bayırı bölgesinde 4. Tümen, Çamçıkpınarı’ndan Şahintepe’ye kadar olan Conkbayırı bölümünde 8. Tümen mevzilenmişti. Anafartalar grubu ihtiyatı olarak 9. Tümen, Turşunköy’ün kuzeybatısında; ayrıca 6. Tümen de Sivli köyü bölgesinde konuşlanmıştı. Farklı özelliklerde ve ateş gücüne sahip olan Anafartalar grubunun kuzey kanadındaki topçu kuvveti Kireçtepe’de yerini almıştı. Albay Mustafa Kemal Bey’in komutasındaki Anafartalar Grup Komutanlığı’nın 21 Ağustos 1915 günkü savaş düzeni içinde: “4, 5, 6, 7, 8, 9, 12. Tümenler ve 11. Süvari Alayıyla farklı özelliklere sahip iki batarya ve iki top takımı” yer almıştır.
MUSTAFA KEMAL’İN ASKERİ DEHASI
Düşman taarruzu 21 Ağustos 1915 günü öğleden sonra 14.30’da başlamış ve fasılalarla süren bir topçu ateş desteği de bu taarruza eşlik etmiştir. Bu süreçte İngiliz topçusu özellikle üç noktaya yoğunlaşmıştı: İsmailoğlu Tepesi, Bakababa ve Kayacıkağılı. Bu saldırının başlamasıyla beraber Albay Mustafa Kemal, ihtiyat kuvvetlerinin de muharebeye katılmasını emretmiştir. Bu bağlamda 9. Tümen ve 11. Süvari Alayının; 7 ve 12. piyade tümenlerini desteklemeleri ve Küçükanafarta’ya ulaşmaları bu birliklere bildirilmiştir. Bu emri alır almaz 11. Süvari Alayı, 7 ve 12. Tümenlerin arasına; 9. Tümen ise İsmailoğlu Tepe’ye birbirinden bağımsız saatlerde intikal etmiştir. 11. Süvari Alayı saat 17.30’da 34. Alayın sol kanadını takviye için süratle ilerleyerek Büyükanafarta köyüne gelmiş, burada atlarını bırakarak yaya olarak intikal etmiş; ancak cephe yerine ihtiyata alınmıştır. Saat 18.00 sularında İngilizler yine şiddetli bir taarruz denemiştir. Bu taarruz sonucunda kısa süreliğine ele geçirdikleri 34. Alay’ın sağ kanadını uzun süre ellerinde tutamamışlardır. Ayrıca İngilizler, 34. Alay’ın sol kanat mevzilerine yönelik taarruzlarında da başarısız olmuş ve yalnızca Eğrikulak bölgesindeki mevzi ellerinde kalabilmiştir. Bu esnada ihtiyat gücü olan 9. Tümen, kısa bir zaman sonra İsmailoğlu Tepe’ye gelmiş öte yandan 6. Tümen de Küçükanafarta’nın doğusuna ulaşmıştır.
ÇANAKKALE AÇISINDAN ÖNEMLİ NOKTA
Muharebede 11. Süvari Alayı’nın katkısını Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal Bey’in 21 Ağustos 1915 tarihli akşam raporunda: “Süvari kuvvetlerinin hızlıca İsmailoğlu Tepesi’ne 12. Tümen’in sol kanadına geldiği ve muharebeye girdikleri; ayrıca 9. Tümenin de muharebe hattına yaklaştığı” şeklinde yazılmıştır.
II. Anafartalar Muharebesi, Çanakkale Cephesi açısından ciddi önem taşımaktadır. Burada 11. Süvari Alayı Komutanı Yarbay Esat Bey’e Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal’in övgü dolu sözlerini aktaralım: “Kaymakam Esat Bey kumandasında bulunan 11. Süvari Alayı cidden büyük bir sürat ve çalaki ile Sivli’den Çamlıtekke üzerinden ve düşman donanma ateşleri altından Büyükanafarta’yı geçerek 12 ve 7. fırkaların arasına yetişmiş ve bir süvari kıtasından matlup olan sürat ve manevra hassasını şayanı takdir bir surette ibraz eylemiştir.”
Düşmanın taarruz gücünün büyük oranda kırıldığı ve Türk tarafında ise moral ve motivasyonun arttığı bir muharebe olan II. Anafartalar Muharebesi Çanakkale Cephesi’nin tahliyesine gidilen yolda önemli bir başarı olarak tarihte yerini almıştır. İtilaf ordusunun Çanakkale muharebe sahasına olan yabancılığı, Türk ordusu komuta kademesindeki emir-komuta zincirinin başarılı sevk ve idaresi, cephe gerisi için gerekli tüm önlemlerin başarıyla alınması şüphesiz bu başarı da etkilidir. Emperyalist güçlerin etkili silah ve ordularına karşı kazanılan bu zaferde Türk askerinin sonsuz dirayeti, cesareti ve vatan sevgisini de ifade etmeliyiz. Ayrıca Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal’in bu muharebe esnasında sekiz tümenin birden sorumluluğunu başarıyla üstlenmesi de kendisinin askeri dehasının ve görev bilincinin ciddi bir belirtisidir.

Milli Savunma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve TİKA iş birliğiyle hazırlanan haritada, Yemen'den Kore'ye, İngiltere'den Rusya'ya kadar uzanan coğrafyalardaki şehitlikler, tarihi gemiler ve askeri olaylar dijital ortamda görselleştirilerek kayıt altına alındı.

Çanakkale Savaşları'nın dönüm noktası olan Anafartalar Zaferi'nin yıl dönümünde tarihçi Dr. Çiğdem Bayraktar Ör, zaferin askeri ve stratejik önemini değerlendirdi.

Chester Kraliyet Mahkemesi altındaki 18. yüzyıl cezaevi koridorunda yapılan incelemelerde, Chester Üniversitesi'nden Prof. Stewart Ainsworth, Orta Çağ'dan kalma bir savunma yapısı keşfetti. Bu bulgu, kalenin Orta Çağ mimarisinin tamamen sıfırlandığı yönündeki tarihsel kabulü değiştirdi.

Osmanlı Devleti'nin vergi toplama yöntemi olan iltizam sistemi, başlangıçta devlete kolaylık sağlasa da zamanla mültezimlerin aşırı gelir talebi, halkın huzursuzluğu ve vergi gelirlerinin düşmesi gibi zararlara yol açmıştır. II. Mahmut ve Abdülmecid dönemlerinde kaldırılmaya çalışılan sistem, Cumhuriyet'te tamamen ortadan kaldırılmıştır.

Malazgirt Savaş Alanı'nda yürütülen arkeolojik kazılarda 11. ve 12. yüzyıla ait olduğu belirlenen 52 mezar bulundu. Kazı ekibi, mezarlardan çıkarılan iskeletler üzerinde yaş, cinsiyet, ölüm sebebi ve antik DNA çalışmaları yapıyor.
Hakan Yılmaz, Osman Gazi'ye ait olduğu düşünülen bir miğferin Metropolitan Sanat Müzesi'nde bulunduğunu ve daha önce yapılan çalışmalarda hatalar olduğunu belirtti. Ayrıca Orhan Gazi ve Murad Hüdâvendigâr'a ait olduğu düşünülen diğer miğferler de müzede ve özel koleksiyonlarda tespit edildi.