Breaking
ESIncendio en Los Gallardos (Almería): 11 fallecidos y mil desalojadosESIncendio forestal en Los Gallardos: al menos doce muertos y tres heridos gravesESTerremotos en Venezuela amenazan con desatar crisis sanitaria, advierte la OPSESEspaña solo tiene 7 aviones antiincendios operativos de 14 prometidosESCuarto encierro de San Fermín 2026 con toros de Álvaro NuñezESEl dinero digital y las infraestructuras de pago: la próxima frontera de la innovaciónESChina considera restringir el acceso a sus modelos de IA avanzadosESLa OTAN en crisis: ¿El fin de la Alianza Atlántica o el inicio de una Europa de la Defensa?ESLos Rolling Stones desafían el tiempo con su nuevo álbum 'Foreign Tongues'ESEl euro digital da un paso decisivo para su aprobación en la EurocámaraESIncendio en Los Gallardos (Almería): 11 fallecidos y mil desalojadosESIncendio forestal en Los Gallardos: al menos doce muertos y tres heridos gravesESTerremotos en Venezuela amenazan con desatar crisis sanitaria, advierte la OPSESEspaña solo tiene 7 aviones antiincendios operativos de 14 prometidosESCuarto encierro de San Fermín 2026 con toros de Álvaro NuñezESEl dinero digital y las infraestructuras de pago: la próxima frontera de la innovaciónESChina considera restringir el acceso a sus modelos de IA avanzadosESLa OTAN en crisis: ¿El fin de la Alianza Atlántica o el inicio de una Europa de la Defensa?ESLos Rolling Stones desafían el tiempo con su nuevo álbum 'Foreign Tongues'ESEl euro digital da un paso decisivo para su aprobación en la Eurocámara
Newsgather
BackCevdet Yılmaz: 'Bilim ve teknoloji tek başına yeterli değil, ahlakla birleşmeli'
Cevdet Yılmaz: 'Bilim ve teknoloji tek başına yeterli değil, ahlakla birleşmeli'
Politics
Sabah Ekonomi4/26/2026Politics2 min readTürkiye

Cevdet Yılmaz: 'Bilim ve teknoloji tek başına yeterli değil, ahlakla birleşmeli'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Anadolu Mektebi 15'inci Çalıştayı'nda yaptığı konuşmada bilimsel ilerlemenin ahlak, hukuk ve merhametle birlikte yürütülmesi gerektiğini vurguladı

Quick Look

  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anadolu Mektebi 15'inci Çalıştayı'nın kapanış programında yaptığı konuşmada, bilimsel ve teknolojik ilerlemenin tek başına yeterli olmadığını, ahlak, hukuk ve merhametle birleşmesi gerektiğini belirtti.
  • Yılmaz, Gazze'deki olayları örnek göstererek, değerlerden kopuk bilimsel ilerlemenin insanlığa zarar verebileceğini ifade etti.
  • Geçiş döneminde olan dünyada Türkiye'nin hem güçlü hem de haklı olma hedefini dile getirdi.

AI-generated summary

Why It Matters

Yılmaz'ın konuşması, Türkiye'nin bilim ve teknoloji politikalarını değerler çerçevesinde eleştirel bir perspektifle değerlendirdiği ve küresel güç dönüşümü döneminde ülkenin konumlandırılmasına ilişkin stratejik bir vizyon ortaya koyduğu önemli bir açıklama niteliği taşıyor.

Font size

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Başkent Öğretmenevi'nde düzenlenen 'Anadolu Mektebi 15'inci Çalıştayı'nın kapanış programına katıldı. Burada konuşan Yılmaz, medeniyetlerin merkezinin ilim kavramı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Ancak ilmin nasıl anlaşıldığı önemli. Bugünkü dünyada bilimsel ve teknolojik ilerleme olarak bunu anlarsak bence tam olarak idrak etmemiş oluruz. Elbette bilim ve teknoloji çok önemli. Bilim ve teknolojinin gelişmesi, ülkemizin bu anlamda ilerlemesi hepimizin arzusu. Bu yönde de önemli çalışmalar sürdürüyoruz. Ancak şunun da farkındayız: Hem tarihte özellikle son 1-2 yüzyıldır yaşananlar hem de yakın geçmişte Gazze'de yaşananlar, bölgemizde yaşananlar bize şunu çok açık ve net gösteriyor ki bilim ve teknolojide ilerleme tek başına yeterli değil. Bunlar önemli, gerekli ama yeterli değil. Ahlakla, hukukla, merhametle, adaletle birleşmemiş bir bilimsel ve teknolojik ilerleme insanlığa çok fazla bir şey katmıyor. Tam aksine insanlığın daha yıkıcı hale gelmesine zemin hazırlayabiliyor, katkı sunabiliyor. Dolayısıyla bir taraftan bilimsel ve teknolojik ilerlemeleri sağlayacağız ama bunları ahlakla, hukukla, merhametle, insani değerlerle birlikte geliştireceğiz. Bunu yapamazsak maalesef bugün gördüğümüz tablolar devam edip gidecek."

'İLİMDEN, BİLGİDEN KOPUK BİR MUHALEFETLE BİR YERE GİDEMEYİZ'

Cevdet Yılmaz, "Bu muhalefet gibi görünen; ilimden yoksun, bilgiden yoksun muhalefetin de aslında dünyada bu zulümlerin devam etmesine bir yoluyla katkıda bulunduğunu görüyoruz. Dolayısıyla ne ahlaktan, maneviyattan, insanlıktan kopuk bir bilimsel yürüyüş ne de ilimden, bilgiden kopuk bir muhalefetle bir yere gidemeyiz. Bizim gerçek anlamda ilmi bir yolla hareket etmemiz lazım. İlmi hayatımızın, toplumsal ve bireysel hayatımızın merkezi bir noktasına taşımamız lazım. Ama bunun kuru bir bilgi olmadığını idrak etmemiz lazım. Değerlerimizle, yaşamımızla, toplumsal yapımızla, adalet düzenimizle düşüncemizi, tefekkürümüzü birleştirmemiz lazım. Bu anlamda Anadolu Mektebi'nin ortaya koyduğu çabayı çok önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum. Hep altını çiziyorum ben çeşitli konuşmalarda; dünyamız bugün farklı bir dönemden geçiyor. Eski düzen büyük oranda zayıflamış durumda, çatırdamış durumda, yer yer çökmüş durumda ama yeni bir düzen de henüz tam olarak teşekkül etmiş değil. Dolayısıyla bir geçiş sürecindeyiz. İnsanlık tarihinde en tehlikeli dönemler bu geçiş dönemleridir" diye konuştu.

'HEM GÜÇLÜ HEM DE HAKLI OLACAĞIZ'

Yılmaz, İtalyan düşünür Antonio Gramsci'nin 'Eski dünya ölüyor, yenisi bir türlü doğamıyor; şimdi canavarlar zamanı' sözünü hatırlatarak, "Eski düzenin yok olduğu, yeni düzenin henüz şekillenmediği bu ara dönemler canavarlar dönemidir. Yani risklerin, belirsizliklerin, çatışmaların yoğunlaştığı dönemlerdir. Tabiri caizse orman kanunlarının etkili olmaya başladığı, güç siyasetinin ön plana çıktığı ve insanlığın büyük bedeller ödediği dönemlerdir. Ama aynı şekilde bu dönemler dünyadaki hiyerarşinin değişme imkanını da ortaya koyan dönemlerdir. Normal zamanlarda kuralların, kurumların oturduğu düzenlerde dünyadaki hiyerarşiyi, ekonomik ve siyasi hiyerarşiyi değiştirmek kolay değildir. Tabiri caizse bu yapı kendini yeniden üretir. Ama bu tür dönemlerde; bu riskli, belirsiz dönemlerde doğru hareket edenler, istikrarını koruyanlar, iç bünyesini sağlam tutanlar, iyi stratejiler geliştirenler dünyadaki hiyerarşide farklı bir yere gelebilirler. Bu imkanı da içinde barındıran bir dönemden geçtiğimizi ifade etmek istiyorum. Ve biz Türkiye Cumhuriyeti olarak medeniyet birikimimizle birlikte elbette şunu söylüyoruz; bugünkü güç siyaseti bir gerçek, bunu görüyoruz. Bu gerçekliği dikkate alarak da elbette politikalarımızı şekillendiriyoruz. Ancak bir taraftan da şu iddiamız var; biz hem güçlü hem de haklı olacağız diyoruz. Sadece güçlü olmak ne bizi ne insanlığı bir yere götürmez. Hem güçlü olacağız hem haklı olacağız. Aslında haklı olmayan bir gücün sürdürülebilir olmadığını da biliyoruz. Geçici sürelerle güç siyaseti sonuç veriyor gibi görünebilir ama tarihten de biliyoruz ki uzun süren medeniyetler, siyasi yapılar sadece güçle bunu yapmadılar" dedi.

Open Questions

  • Anadolu Mektebi'nin somut projeleri nelerdir?
  • Bilim ve ahlak birliği için hangi somut adımlar atılacak?
  • Türkiye'nin 'haklı güç' politikası nasıl uygulanacak?

Related Topics

This article was originally published by Sabah Ekonomi.

Related Stories

More on this topiccevdent yılmaz