Cevdet Yılmaz'dan KKTC'deki gemi kazası açıklaması: Vefat edenlerin sayısı 10'a çıktı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Girne açıklarında alabora olan yolcu gemisi kazasında bir kişinin daha naaşına ulaşıldığını ve hayatını kaybedenlerin sayısının 10'a yükseldiğini açıkladı.
Quick Look
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Girne'deki gemi kazasında vefat edenlerin sayısının 10'a çıktığını, kayıp 18 kişiyi arama çalışmalarının TCG Işın ve TCG Alemdar ile sürdüğünü açıkladı.
AI-generated summary
Why It Matters
Girne'den Mersin Taşucu'na hareket eden Filojet isimli yolcu gemisi, 259 yolcu ve 8 mürettebatıyla Girne açıklarında alabora oldu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Girne'deki gemi kazasının ardından bir kişinin daha naaşına ulaşıldığını belirterek, "Kimlik tespiti yapıldıktan sonra kimin naaşına ulaşıldığı kamuoyuyla paylaşılacaktır. Bu şekilde vefat edenlerin sayısının 10'a çıktığını ifade etmek isterim." dedi.
Yılmaz, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması nedeniyle taziye ziyaretinde bulunmak için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) başkenti Lefkoşa'ya geldi.
Burada ilk olarak Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ile görüşen Yılmaz, olaya ve arama kurtarma çalışmalarına yönelik Başçeri'den bilgi aldı.
Daha sonra kayıp vatandaşların yakınlarıyla bir araya gelerek başsağlığı dileyen Yılmaz, sonrasında, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'a da taziye ziyaretinde bulundu.
Yılmaz, sonrasında Ercan Havalimanı'nda KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile ortak basın toplantısı düzenledi.
KKTC halkına başsağlığı dileyen Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın taziye dileklerini iletti.
Yılmaz, gelişmeleri ilk andan bu yana yakından takip ettiklerini ve tüm imkanları seferber ettiklerini belirterek, KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ile görüşmesinde kazaya ilişkin değerlendirmelerde bulunduklarını aktardı.
Kayıp vatandaşların aileleriyle de bir araya gelerek acılarını paylaştıklarını dile getiren Yılmaz, "Ateş düştüğü yeri yakıyor, en büyük acıyı onlar yaşıyor. Hepimizi derinden üzen bu hadisede, ailelere bir kez daha sabır diliyorum ve her zaman yanlarında olacağımızı ifade etmek istiyorum." diye konuştu.
“Kurtarılan yolcularımızdan 131'inin tedavileri tamamlandı”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 30 Ağustos'ta Girne'den Mersin Taşucu'na hareket eden Filojet isimli yolcu gemisinin, 259 yolcu ve 8 mürettebatıyla Girne açıklarında alabora olduğunu, gemide bulunan 239 kişinin sağ kurtarıldığını, 9 kişinin hayatını kaybettiğini, kayıp olan 19 kişiye ulaşılması için de geniş çaplı bir arama kurtarma faaliyetinin sürdürüldüğünü hatırlattı.
Arama kurtarma faaliyetlerine ilişkin güncel bir haberi paylaşan Yılmaz, şunları kaydetti:
“Bir kişinin daha naaşına ulaşıldığını ve yukarı çıkarıldığını öğrenmiş bulunuyoruz. Kimlik tespiti yapıldıktan sonra kimin naaşına ulaşıldığı kamuoyuyla paylaşılacaktır. Bu şekilde vefat edenlerin sayısının 10'a çıktığını ifade etmek isterim. Yapılan yoğun çalışmaların neticesinde başka naaşlara da ulaşılacağı anlaşılmıştır. Bununla ilgili gelişmeleri ilgili kurumlar, çalışmalar titiz bir şekilde tamamlandığında kamuoyuyla paylaşmış olacaklardır. Ancak, bir ilerleme sağlandığını bugün ifade edebilirim. Deniz Kuvvetleri Komutanımıza, emeği olan tüm yetkililere şükranlarımı sunuyorum. Sağ olarak kurtarılan yolcularımızdan 131'inin tedavilerinin tamamlandığını ve taburcu edildiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Şu anda hastanelerde sadece 2 hasta bulunuyor. Bunlardan biri yoğun bakımdaydı ama yoğun bakımdan çıkarılmış oldu. Şu an itibarıyla aldığımız bilgi, 2 hastamızın da hayati bir tehlikesi olmadığı yönündedir.”
“TCG Işın'ın yaptığı taramalarla batığın yeri tespit edildi”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Girne'de ihbarların alınmasının ardından KKTC makamlarıyla güçlü bir koordinasyon tesis edildiğini, arama kurtarma faaliyetleri için Türkiye'nin bütün imkanlarının seferber edilerek bölgeye yönlendirildiğini bildirdi.
Yılmaz, tüm kurumların KKTC makamlarıyla tam bir eş güdüm ve işbirliği içinde harekete geçtiğini anlatarak, şöyle devam etti:
"KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığının 4 gemiyle katıldığı çalışmalara, Sahil Güvenlik Komutanlığımız, 3 gemi, 1 helikopter, dalış ekipleri ve sonar sistemiyle destek vermektedir. Deniz Kuvvetlerimizin 8 gemi ve 3 İnsansız Hava Aracıyla (İHA), Hava Kuvvetlerimizin ise 1 helikopter ve 1 İHA ile yer aldığı operasyon, 24 saat esasına göre sürdürülmektedir. Kıbrıs kıyı emniyetine ait römorkör ve dalış ekiplerinin yanı sıra özel tekneler ve balıkçı tekneleri de arama kurtarma faaliyetlerine destek olmuşlardır.
TCG Işın'ın, gelişmiş sonar sistemiyle yaptığı taramalarla batığın yeri tespit edilmiş, TCG Alemdar da uzaktan kumandalı su altı aracıyla batığın içinde ve çevresinde yürütülen arama çalışmalarına katılmıştır. Bu çalışmalar sonucunda, yaklaşık 550 metre derinlikte bulunan geminin enkazına ulaşılmış, batığın çevresinde ayrıntılı görüntüleme ve arama faaliyeti başlatılmıştır. Aralıksız sürdürülen arama kurtarma çalışmaları neticesinde, dün kayıp yolcularımızdan birinin naaşına ulaşılmış, kimlik tespiti için gerekli işlemler başlatılmıştır."
Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği bünyesinde oluşturulan kriz masası aracılığıyla, kazazedelerin ve yakınlarının, tedavi, tahliye, barınma, ulaşım ve belge ihtiyaçlarının karşılanması için kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünün bilgisini veren Yılmaz, sağ kurtarılan vatandaşların ve yakınlarının Türkiye'ye dönüşlerinin sağlandığını aktardı.
Ambulans uçakla tahliyesi gereken vatandaşların da naklinin gerçekleştirildiğini, yaralıların tedavi sürecinin yakından takip edildiğini ve naaşların nakli konusunda ailelere gerekli desteğin verildiğini belirten Yılmaz, "Ülkemize dönen vatandaşlarımızın ve yakınlarımızın karşılanarak illerine ulaştırılması için ilgili valiliklerimizle gerekli koordinasyon kurulmuştur." bilgisini paylaştı.
“KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti işbirliğiyle gerekli tüm soruşturmalar yapılacak”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "İlgili kurumların yetkililerinden kazanın meydana gelişine, sahadaki faaliyetlere ve yürütülen soruşturmalara ilişkin bilgi aldık. KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti makamlarının işbirliğiyle gerekli tüm soruşturmalar yapılacak ve kimin ihmali varsa, kimin sorumluluğu varsa, hukuk önünde hesap vermesi için ne gerekiyorsa yapılmaktadır, yapılmaya devam edilecektir." açıklamasında bulundu.
Geminin hangi şartlarda sefere çıktığından, teknik yeterlilik ve denetim kayıtlarına, mürettebatın tutumundan, ilgili kurumların kararlarına kadar bütün sürecin titizlikle inceleneceğinin altını çizen Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
"KKTC makamlarınca başlatılan adli, idari ve teknik soruşturmanın sağlıklı biçimde tamamlanması için gerekli bütün teknik ve kurumsal desteği sunacağız. Kazaya ilişkin soruşturma büyük bir titizlikle sürdürülecek, facianın yaşanmasında ihmal veya kusuru bulunanların tespit edilmesi halinde hukukun gerektirdiği adımlar inanıyorum ki kararlılıkla atılacaktır. Bir daha benzer hadiselerin, faciaların yaşanmaması adına, atılması gereken adımlar, alınması gereken tedbirler varsa, bunların da tespit edilmesi ve hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Kıbrıs ile Türkiye arasında bir adli yardımlaşma anlaşmamız söz konusu. Bugün Kıbrıs yargısı tarafından Adalet Bakanlığımıza iletilen bir talep söz konusudur. Bu çerçevede de Adalet Bakanlığımız gerekli tüm teknik desteği sunacaktır."
KKTC Başbakanı Ünal Üstel
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel de ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, Marmara Denizi'nde meydana gelen gemi kazasından dolayı ana vatan Türkiye'ye ve Türk milletine geçmiş olsun dileklerini ileterek, Yılmaz ile devam eden arama kurtarma çalışmaları ve yürütülen süreçleri tüm ayrıntılarıyla ele aldıklarını, kayıp yakınlarıyla bir araya geldiklerini söyledi.
Üstel, Yılmaz'ın ziyaretinin Kıbrıs Türk halkına yalnız olmadığını bir kez daha hissettirdiğini belirterek, ana vatan Türkiye'ye ilk andan itibaren ortaya koyduğu güçlü dayanışma için teşekkür etti.
Bu zorlu günleri de ana vatan Türkiye'nin büyük desteğiyle milletçe birlik ve beraberlik içerisinde aşacaklarına inancının tam olduğunu dile getiren Üstel, KKTC ve Türkiye'nin yalnızca "iyi gün dostu" olmadığını ve acıyı da sevinci de paylaştığını ifade etti.
Üstel, kaza yaşandığı ilk andan itibaren ana vatan Türkiye'nin KKTC'nin yanında yer aldığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın KKTC'li yetkililerle yakın temas içerisinde olduğunu aktardı.
Türkiye tarafından görevlendirilen çok sayıda hava, deniz ve kara unsurunun arama kurtarma çalışmalarına güçlü destek verdiğini vurgulayan Üstel, bu çalışmaların 7 gün 24 saat esasına göre devam ettiğini ve edeceğini söyledi.
Üstel, ilk andan itibaren önceliğin insanları kurtarmak, kayıplara ulaşmak ve bu büyük facianın bütün yönleriyle aydınlatılmasını sağlamak olduğunu belirterek, kazaya anında müdahale edildiğini ve ardından Türkiye'nin güçlü desteğiyle çalışmalara gece gündüz devam edildiğini dile getirdi.
Facianın nasıl meydana geldiği bütün yönleriyle ortaya çıkarılmalı
Üstel, kayıplara ulaşmanın yanı sıra facianın nasıl ve neden meydana geldiğini bütün yönleriyle ortaya çıkarmak istediğini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:
“İlk günden söyledim, bugün bir kez daha açıkça söylüyorum. Kim olursa olsun, hangi makamda veya hangi görevde bulunursa bulunsun, bu faciada bir kusuru, ihmali veya sorumluluğu varsa hukuk önünde hesabını verecek. Soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor. Şu an itibarıyla olayla bağlantılı kaptan ve şirket sorumlusu dahil tüm gemi personeli yargılanıyor. Bugün bir kez daha hakim önüne çıktılar, bilgi ve belgeler inceleniyor. Teknik değerlendirmeler yapılıyor. Biz de hükümet olarak soruşturmanın hiçbir şüpheye mahal vermeden, sağlıklı ve güvenilir bir şekilde yürütülmesi için üzerimize düşeni yapıyoruz.”
Gerçeğin ortaya çıkması ve adaletin tecelli etmesi için ihtiyaç duyulması halinde gerekli başka idari tedbirler alınmasından hiçbir zaman çekinilmeyeceğini vurgulayan Üstel, "Kimin suçlu, kimin kusurlu olduğuna karar verecek olan bağımsız yargımızdır. Bizim görevimiz yargının görevini hiçbir baskı, hiçbir şüphe ve hiçbir engel olmadan yerine getirebilmesinin önünü açmaktır. Bu konuda Kıbrıs Türk adaletine sonuna kadar güveniyorum." diye konuştu.
Üstel, bu facianın ortaya koyduğu eksiklikleri de büyük bir titizlik içerisinde değerlendirdiğine işaret ederek, mevzuatta eksiklik varsa gidereceklerini, uygulamalarda değişiklik gerekiyorsa yapacaklarını dile getirdi.
Hükümet olarak yapıcı eleştirileri dinlemeye, eksik varsa gidermeye ve yanlış varsa düzeltmeye hazır olduklarını belirten Üstel, "Ancak bugünlerde böylesine büyük bir acıyı siyasi hesaplaşmaların malzemesi haline getirmenin hiç kimseye faydası yoktur." dedi.
“İhtiyacımız olan şey birlik”
KKTC Başbakanı Üstel, geçmişte olduğu gibi kriz dönemlerini siyasi fırsata çevirerek devlet otoritelerini zayıflatmaya, Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkileri tartışmaya çalışanların bunu başaramayacaklarını vurgulayarak "Bugün ihtiyacımız olan şey birliktir. Acılı ailelerimizin yanında olmaktır. Gerçeklerin ortaya çıkarılmasını sağlamaktır. Ülkemize ve devletimize sahip çıkmaktır." ifadelerini kullandı.
Bu büyük acının yaralarını birlik ve beraberliği koruyarak hep birlikte saracaklarını aktaran Üstel, "Zor günlerde yanımızda gerçek dostumuzu görüyoruz. Gerçek kardeşliğimizi görüyorsunuz. Kıbrıs Türk halkı, ana vatan Türkiye'nin tarih boyunca yanında olduğunu görmüştür. Bugün de görmektedir. Ana vatan Türkiye yine yanımızdadır." diye konuştu.
Üstel, Yılmaz'ın ziyaretinin de bu birlikteliği gösterdiğini vurgulayarak "Bu kardeşliği hiç kimse sarsamaz. Bu dayanışmayı hiç kimse zayıflatamaz. Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki güçlü bağı hiçbir güç koparamaz." dedi.
Yaşananlardan gereken bütün dersleri çıkaracaklarını ve KKTC'yi daha güçlü yarınlara taşımak için çalışmaya devam edeceklerini kaydeden Üstel, arama kurtarma çalışmalarında görev yapan tüm personele, kurumlara ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'a teşekkür etti.
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
Kazaya ilişkin adli, idari ve teknik soruşturma devam edecek.
Very likely · Within weeks
Open Questions
- Kazanın kesin teknik nedeni nedir?
- Kayıp olan diğer kişilere ne zaman ulaşılacak?