CHP Genel Merkezi'nde Gerginlik: Özel Meclis'e Yürürken, Kılıçdaroğlu'nun Avukatı Teslim Talep Etti
Quick Look
- CHP'de genel merkez krizi sürerken, Özgür Özel ve destekçileri Meclis'e yürüdü.
- Kılıçdaroğlu'nun avukatı ise parti genel merkezinin teslimini talep etti.
- Polis, valilik talimatıyla tahliye için genel merkeze geldi.
AI-generated summary
Why It Matters
CHP'de genel başkanlık krizi yaşanırken, Özgür Özel'in genel merkezin tahliyesi sonrası TBMM'ye yürümesi ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatının parti genel merkezinin teslimini talep etmesi üzerine gerginlik arttı. Polis, valilik talimatıyla genel merkeze tahliye için geldi.
Genel Merkez’den ayrılarak Meclis’e yürüyen Özel, yürüyüş sırasında gazetecilere açıklama yaptı, “Bir makamı meraklılarına bıraktık. CHP'nin gerçek genel merkezi bundan sonra TBMM'deki grup salonu ve 81 ildeki ilk başkanlıklarıdır” dedi.
Özel, TOMA’nın üzerine çıkmasına ilişkin ise yürüyüşe devam edebilmek ve polise karşı herhangi bir taşkınlık yaşanmaması için görüşme halinde olduğunu söyledi.
“BİZE MECLİS’TEKİ ODAMIZ YETER “
Özel, gazetecilerin sorusu üzerine, şöyle konuştu: "Meclis’e yürüyorum. Bundan sonra durmak yok. Kaybedenler geride kalsın. Daha önce de söyledim. Bu parti kurulduğunda bir genel merkez binası yoktu. Savaş meydanlarında askeri çadırların içinde kuruldu. O fikir öyle olgunlaştı. Meclis kurulduktan sonra da ilk genel merkezi Birinci Meclis’in içindeydi. Hala daha orada mevcut. Bize Cumhuriyet Halk Partisi’ni büyütmek için, iktidar yapmak için bina lazım değil. Bize yürek lazım, mücadele lazım. Bize Meclis’teki odamız yeter.
Mücadeleyi Birinci Meclis’te olduğu gibi Meclis’ten başlatıyoruz. Elbette partimizi geri alacağız. Elbette genel merkezimizi geri alacağız. Elbette baba ocağını geri alacağız. Ama o güne kadar da sokaktayız, meydandayız. Başımızı sokacak bir yer ararsak Meclis’tir. Benim Türkiye'de 83 tane makam odam var. Bunlardan bir tanesini bıraktık. Bir tanesi Meclis’te, 81 tane de ilde il başkanlığı var. Her bir ilde benim makam odam, makam masam var. Birini geride bıraktım. 82’ncisine doğru yürüyorum."
ÖZGÜR ÖZEL MECLİS'E ULAŞTI
Polis müdahalesiyle gerçekleşen tahliye işleminin ardından CHP Genel Merkezi'nden ayrılan Özgür Özel ve beraberindekiler yürüyerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ulaştı.
Meclis önünde basın açıklaması yapan Özel şöyle konuştu:
"İşte bu yüzden 28 Mayıs 2023 günü o seçimi kazanamadığımızda hepimiz artık bir şeylerin sonuna geldi dediğimizde gözler yerde, başlar önde kimse kimseyle konuşmayacak haldeyken görev bize düşer dedik. Cumhuriyetin gençlerine, kadınlarına, muhafızlarına görev düşer dedik. Söz verdik, yenilmeyeceğiz, kaybetmeyeceğiz dedik, ışıkları erkenden kapatmayacağız dedik.
Bu kararlılıkta millet samimiyet gördü. 'Gelin siz geçin partinin başına biz size güveniyoruz' dedi. Öyle zor bir işi başardık ki, 'Atatürk gelse bu delegeyle seçimi kazanamaz, Cumhuriyet dönemi boyunca ne bu partide ne diğer partide genel başkan seçimle değişmedi, değişmez' dediler. Dedim ki 'Bizim delegeyi, onu tıraş eden berberi, aynı apartmanda yaşayan 18 yaşındaki gencecik komşusu, tarlayı birlikte suladığı sınır komşusu ikna edecek. Ankara'ya gelirken onlarla konuşun da gelin' dedim. Geldiler, salondaki yerini aldılar.
'DELEGE HALKIN SESİNİ DİNLE'
Kiminiz salondaydınız, kiminiz de dua ile ekranınızın başındaydınız. O gün hiçbir kimsenin kimin söylediğini bilmediği ama duyunca iştirak ettiği, salona, dışarıya, Türkiye'ye yayılan slogan yükseldi. Slogan şuydu: 'Delege halkın sesini dinle'.
Tüyleri diken diken oldu hepsinin, onbinler, yüzbinler, milyonlar 'delege sokağın sesini dinle' diye bağırıyordu. Ellerini vicdanlarına koydular, karar verdiler, partide değişimi yaptılar. O günden sonra 4 ay sonraki ilk seçimde 47 yıllık hasreti bitirdik.
Adalet ve Kalkınma Partisi'ni ilk kez yendik, 47 yıl sonra CHP; Türkiye'nin birinci partisiydi artık. İşte bizim hikâyemiz böyle. Bir umutsuzluktan umuda, umuttan zafere, zaferden de zulme dönüştü. Niye zulüm görüyoruz? Kazandığımız için, onu yendiğimiz için, onu yeneceğimiz, onu indireceğimiz için görüyoruz zulmü.
En iyi siz biliyorsunuz, en iyisini siz biliyorsunuz Türkiye biliyor ki, ne 31 Mart seçimi ne de gelecek seçimde saraydakinin inmesi tek başına CHP'nin gücüyle olacak şey değil. Birbirini, ülkesini seven farklı siyasi partilerde de olsa kurtuluşu birliktelikte, tam bağımsızlıkta gören, bayrağını seven, Atatürk'ü seven milyonlar kurtaracak.
"AK PARTİ'NİN BUTLAN KOLLARI KOLKOLA KARŞIMIZDADIR"
'Zulüm o gün başladı' dedim ya. İttifak, ittifak bir ittifak daha. Sonradan şekillendi karşımıza dikildi iki mağlubiyeti hazmedemeyenler. 31 Mart seçimlerinde ilk yenilgiyi ve bundan sonraki onları yenme ihtimalimizi hazmedemeyen sarayın ittifakıyla Türkiye'de ilk kez bir siyasi partide seçimle bir genel başkan gelmesini, 48 yaşında, 49 yaşında bir bahçıvanın torunun, bir emekli öğretmen çocuğunun genel başkan olmasını hazmedemeyenlerin ittifakı dizildi karşımıza.
AK Parti'nin yargı kollarıyla, AK Parti'nin butlan kolları kolkola karşımızdadır. Buradan bugüne kadar hep sustum, ben 10 yaşında lastik ayakkabıyla yatılı okula giden Özgür, büyüğünü sayan Özgür, koluna girdiğine kötülük düşünmeyen Özgür, sıktım dişimi sustum, sıktım dişimi sustum.
“SİZE SÖZ VERİYORUM, BENİ ACIYLA, ZULÜMLE, BASKIYLA TERBİYE EDEMEZLER”
Ama yeter, kendime acımıyorum, ama son seçim akşamını başına tülbentli sirkeli bağlayan kadın kollarına, babasının yüzüne bakamayan gençlik kollarına acımıyorum. Kendime acımıyorum, bir seçim kaybetmeden, bir seçim kazanmadan, onu göndermeden gidersem gözüm açık giden partililerimizin cenazesine katılmaktan nefret ediyorum. Size söz veriyorum, beni acıyla, zulümle, baskıyla terbiye edemezler. Gazla sindiremezler, dayaktan yılmam ama asla bir daha ben mağlubiyete alışmam, kaybetmeye tahammül edemem.
Geçen sene 19 Mart darbesi bu ülkede en yeni nesil, en uyanıkça darbedir. 19 Mart darbesi bu Cumhurbaşkanının kendinden sonraki Cumhurbaşkanına, Ekrem İmamoğlu'na yaptığı darbedir. Ondan sonra verilen mücadele hesapları bozmuştur. Birileri bu partinin evlatlarına hırsız, yolsuz demiştir. Bu ülkenin, bu partinin evlatlarına casus demiştir, hilebaz demiştir ama bu parti evladını da bilir, iftiracıları da bilir. Biz kimseyi satmayız.
“GENEL MERKEZİMİZE GİRDİLER, KAPILARI CAMLARI İNDİRDİLER, GAZ SIKTILAR, İŞGAL ETTİLER”
19 Mart darbesinden sonra verdiğimiz büyük mücadeleyi durdurabilmek bu sefer de partiye operasyona giriştiler, 21 Mayıs 2026 gününde partinin başında delegenin sokağın sesini dinleyerek seçtiği 47 yıllık mağlubiyeti bitiren, yenenleri darbeyle partinin başından uzaklaştırmaya kalktılar. En son bu sabah 07.00'de ne kadar Ankara'nın kriminal, tehlikeli, suçu tipi varsa onları arkalarına alarak bu partiye saldırdılar, gençlere saldırdılar, gençlik kollarına saldırdılar. Partiyi, baba evini koruduk, İstanbul'da yaptıkları gibi bu kez de şerefli Türk polisini kirli emellerine alet ederek genel merkezimize girdiler, kapıları camları indirdiler, gaz sıktılar, işgal ettiler.
Biz, ben, sen hepimiz hep beraber son ana kadar direndik, sonra yollara döküldük geldik. Yağmur yağdı üstümüze, dolu yağdı üstümüze. Hani diyor ya birileri 'arının' diye, onların sıktırdığı biber gazından yağan yağmurla biz arındık. Bu partinin iktidarın biber gazından gayrı dost bildiğimizin ihanetinden gayrı arınacak hiçbir şeyi yoktur.
Önümüze 8 kilometrelik yolda 6 kere bariyerler geldi. O kadar güzelsiniz, haklı ve güçlüsünüz ki, o bariyerlerin her birini incinmeden ama asla geri durmadan geçtik.
“BİNADAN ÇIKTIK, MERAKLISINA BIRAKTIK”
İşte oradan buraya geldik. Burası Milli Egeminlik Parkı. 6 barikat aştık geldik, TOMA'ları aştık geldik. Meclis'in önüne geldik. Bu parti kurulduğunda bir genel merkezi yoktu, Sivas kongresinde sonra Anadolu yaylalarında, topraklarında sonra harp sırasında çadırlarda kuruldu. Bu partinin ilk genel merkezi 1. Meclis'teki bir odaydı sadece. Meclis açıldı, 9 Eylül 1923'de genel merkezi yoktu. Bizi genel merkezimizi elimizden alarak, baba ocağına sokmayarak CHP'yi elimizden alanlara söylüyoruz; binadan çıktık, meraklısına bıraktık, sonuna kadar mücadele ettik. Bundan sonraki genel merkezimiz TBMM'dir.
Teslim olmuyoruz, boyun eğmiyoruz, geri çekilmiyoruz. Sadece ve sadece kazanmak için, başarmak için kararlılıkla yürüyoruz. Sizinle birlikte yürüyoruz. Bu meydanın özelliği şudur; biz birbirimizi sevenleriz, ülkesini sevenleriz, cumhuriyeti sevenleriz, ne yaparlarsa yapsınlar biz kazanacağız. Şimdi bir davet yapmak isterim. Hepinizi bir davet yapmak isterim. Bu parti çok zorluklar gördü. Bu partiyi darbeciler kapattılar. 9 Eylül 1992 günü parti yeniden açıldı ve o günden beri faaliyetlerine devam ediyordu. 21 Mayıs 2026 günü AK Parti'nin yargı ve butlan kolları CHP'yi bir kez daha kapattı. Sizi partinin üçüncü kez açılışına davet ediyorum. Partiyi ilk seferinde Mustafa Kemal ve arkadaşları; ikinci seferinde Erol Tuncer ve arkadaşları açtılar; üçüncü seferinde CHP'yi işgalden kurtarıp hep birlikte yeniden açmaya var mısınız?
Partideki sandıktan sonra hep beraber ülkedeki sandığı da getireceğiz. Hep beraber hem CHP'ye hem de Atatürk diğer emaneti Türkiye Cumhuriyeti'ne sonuna kadar sahip çıkacağız.
ÖZEL: SÜRECİ TBMM'DE YÜRÜTECEĞİZ BAYRAMDA SAHADA OLACAĞIZ
Ben 15 Temmuz'da AK Parti hedef alındığında demokrasinin yanında durmuştum. Bugün de parti içinde bir darbe yapılıyor, milletin tarafında duruyorum. Şükürler olsun ki millet de arkamızda duruyor. Siyasi Partiler Kanunu'nda tüzüğün bize verdiği tüm yetkileri kullanacağız. Parti Meclisi'nde karar kuvvetinde yapabileceğimiz ne varsa onu yapacağız. Toplumsal baskıyı artıracağız. CHP baskıyla, kaptı kaçtıyla elde tutulacak bir yer var. Süreci buradan yürüteceğiz. Genel merkezi koruma refleksi doğruydu. Bayramda sahada oluruz. Bir çatı gerektiğinde o çatı TBMM çatıdır. Ama esas olarak sokaktayız. Bundan sonra büyük bir iktidar yürüyüşünü sokaklarda, 81 ilde yürütmeye devam edeceğiz. Siyasi partiler üyelerin seçtiği delegeler, delegelerin seçtiği yönetimler tarafından yürütülür. Parti şuan fiilen kapanmıştır. Umarım Eylül'e kalmaz. Bu darbeden sonra bir kez daha açacağız. Ümit ediyorum 9 Eylül'e kalmaz.
TBMM'DEKİ ODASINDA ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRDÜ
Özgür Özel'in TBMM'deki odasında bir süre dinlenmesinin ardından çalışmalara başladığı öğrenildi.
KILIÇDAROĞLU'NUN AVUKATI İKİNCİ KEZ DİLEKÇE VERDİ
İstinaf mahkemesinin kararıyla CHP Genel Başkanı olarak görevlendirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'ne ikinci kez dilekçe verdi. Çelik, "Parti Genel Merkezi'nin tarafımıza teslimi konusunda gerekli işlemlerin yapılmasını talep ederiz" ifadelerini kullandı.
ANKA'da yer alan habere göre; İstinaf mahkemesinin CHP Kurultayı'nın iptaline ve önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun tedbiren genel başkan olarak görevlendirilmesine ilişkin kararının ardından, sabah saatlerinde CHP Genel Merkezi'ne gelen Kılıçdaroğlu'nun avukatları ve bazı milletvekilleri partiye alınmadı.
Bunun üzerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun Avukatı Celal Çelik’in, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'ne, dilekçe verdiği öğrenildi.
Emniyete dün de dilekçe verdiği, bugün yaşananların ardından ikinci kez dilekçe sunduğu belirtilen Avukat Celal Çelik, dilekçesinde şunları kaydetti:
"Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin kararı ve Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin dosyasında düzenlenen tebliğ-tebellüğ belgeleri gereğince, CHP'nin temsil yetkisi Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na ve yönetimine ait olmasına rağmen ısrarlı bir biçimde önceki Parti ilgilileri tarafından Genel Merkez boşaltılmamıştır. Tüm yapıcı girişimlere ve milletvekillerinin görüşme çabalarına rağmen milletvekillerinin dahi Genel Merkez içine alınmadığı, daha ötesi uzunca bir süre yapıcı diyalog kurulmaya çalışılmasına karşın sonuç alınamadığı anlaşılmış olmakla Parti Genel Merkezi'nin tarafımıza teslimi konusunda gerekli işlemlerin yapılmasını talep ederiz."
"MAHKEME KARARINA UYUN"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Atakan Sönmez, sosyal medya hesabından Kılıçdaroğlu’nun ifadelerini paylaştı.
Paylaşıma göre Kılıçdaroğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm örgütlerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen karar uyarınca işlem yapmaya çalışan yargı görevlileri emniyet personeli ve tüm kamu görevlilerine ve mahkeme kararının gereklerine uymasını rica ederim. Ayrıca örgüt kültürüne ve disiplinine aykırı hiçbir eylem ve davranışta bulunmamasını da rica ederim. Talimata aykırı hareket edenlerle ilgili gerekli tedbirler alınacaktır." dedi.
VALİLİKTEN EMNİYETE TAHLİYE TALİMATI
Öte yandan Ankara Valiliği tarafından yapılan paylaşımda, emniyete tahliye talimatı verildiği bildirildi. Yazılı açıklamada şu sözler yer verildi:
"Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 21.05.2026 tarihli ve 2026/32 Esas, 2026/658 Karar sayılı kararı ve Ankara 3. Genel İcra Dairesinin 2026/33826 Esas sayılı dosyasında düzenlenen tebliğ ve tebellüğ belgeleri gereğince; Cumhuriyet Halk Partisi Vekili Avukat Celal Çelik’in Ankara Emniyet Müdürlüğüne yaptığı başvuru ile mahkeme kararına uyulmadığı bildirilmiştir.
CHP Vekili Avukat Celal Çelik, CHP Genel Merkezinin mahkeme kararına dayalı olarak yetkililere teslim edilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmiştir.
Mahkeme kararının yerine getirilmesi konusunda Ankara Emniyet Müdürlüğüne talimat verilmiştir. Kamuoyunun bilgisine sunulur."
EKİPLER MERKEZE ULAŞTI
Valiliği'nin talimatı sonrası polis ekipleri tahliye için CHP Genel Merkezi'ne geldi. CHP Genel Merkezi'nin tahliyesi talebinin sabah saatlerinde tebliğ edileceği iddiaları üzerine yaşanan gerginliğe ilişkin konuşan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, şunları söyledi:
“Biz bu haksız, hukuksuz kararı tanımadığımızı ve tanımayacağımızı defalarca söyledik. Bize bugün yapılanlar aslında demokrasiye, halk iradesine darbedir, sandığın kaçırılmasıdır. Biz yine de olgun davranmaya, demokrasiye uygun davranmaya, kamu düzenini bozmamaya ve özellikle de güvenlik güçlerimize karşı karşıya gelmemeye çalışan ve sorumlu davranan taraf olduk.
Her zaman iletişimden yana olduk. Baba ocağımızı korumasını biliriz. Ama 'baba ocağımızla ilgili önemli, kritik görüşmeleri de her zeminde yapmaktan çekinmeyiz' dedik.
Ancak bu sürece uymayan, sabah saatlerinde bulabildikleri mafyavari insanlarla, CHP’li olmakla hiçbir ilişkisi olmayan insanlarla meydan okurcasına zorbalıkla girmeye çalıştılar. Biz bunu engelledik, püskürttük. Yine denerlerse yine püskürtürüz.
Ancak burada hiçbir güvenlik gücümüze bir saygısızlık yapılmaması için, hiçbir içerideki arkadaşlarımızın burnu kanamasın, hiçbir polisimize en ufak bir müdahale olmasın, hiçbir güvenlik gücümüzün üniformasında ufacık bir yırtık olmasın diye iletişim sürdürüyoruz. Bunun gereği olarak da arkadaşlarımızla görüşüyoruz.
Olumlu, olgun, Türk demokrasisine yakışır bir sonuç almaya çalışıyoruz. Biz burada Türkiye'ye yakışır, bu ülkenin 80 yıllık çok partili rejimine yakışır, 100 yılı aşkın demokrasi deneyimine yakışır bir gün yaşanmasını ve bu sorunun olgunlukla, demokrasinin ve hukukun kazanacağı şekilde çözülmesi için gerekli olgunluğu ve çabayı gösteriyoruz.”
ÖZEL VE KILIÇDAROĞLU'NDAN İKİNCİ GÖRÜŞME
Basın Danışmanı Sönmez, Özel ve Kılıçdaroğlu'nun telefonda ikinci bir görüşme yaptığını açıkladı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklama yapması bekleniyor.
Gece yapılan telefon görüşmesinde belirlenen isimlerle birlikte bugün saat 14.00'te Özel-Kılıçdaroğlu heyeti görüşecek.
Kılıçdaroğlu adına; Mahir Polat ve Orhan Sarıbal ile Özel adına da; Murat Emir ve Suat
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
CHP'nin üçüncü kez açılışı gerçekleştirilecek.
Very likely · Within months
Parti içi mücadeleler devam edecek.
Likely · Within months
Mahkeme kararlarının uygulanması süreci karmaşıklaşacak.
Likely · Within weeks
Open Questions
- Parti genel merkezinin fiilen kapanması durumu ne kadar sürecek?
- Mahkeme kararlarının uygulanması konusunda nasıl bir yol izlenecek?
- Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki görüşmelerden ne sonuç çıkacak?
- CHP'nin üçüncü kez açılışı ne zaman gerçekleşecek?




