Cumhuriyet Gazetesi'nin Eski Çalışanı Şükran Hanım ve Filo Jet Kazası Üzerine Bir Yazı
Quick Look
Cumhuriyet gazetesinin eski çalışanı Şükran Hanım'ın yaşamı ve emeği anılıyor; KKTC'den dönüşte batan Filo Jet gemisi kazasıyla ilgili sorular gündeme geliyor, geminin güvenlik denetleri ve liman yetkililerinin sorumluluğu tartışılıyor.
AI-generated summary
Why It Matters
Cumhuriyet gazetesi'nin eski çalışanı Şükran Hanım'ın uzun yıllık gazeteci, yönetici ve yazar olarak emeği ve değerleri anlatılıyor. KKTC'den dönüşte batan Filo Jet gemisi kazasıyla ilgili sorular ve idari sorumluluk tartışmaları gündeme geliyor.
Onunla çalışmak onurdu. Cumhuriyet’le yaşadı, Cumhuriyetle yaşama veda etti. Hafızasıydı 102 yıllık koca çınarın; 60 yıllık muhabiri, yöneticisi, yazarıydı. Kalemiyle haksızlıklara direndi; emekçinin, ezilenin yanında mücadele etti; âşıktı mesleğine!
1984’te gazeteye adım attığımda ilk tanıştığım kişilerdendi, hemen karşı masada oturur, “Gençler üniversiteyi mutlaka bitirin” derdi stajyerlere. Gazetedeki her depremde toparlayıcı kimliğiyle çatıyı ayakta tutanlardandı. Yunus Nadi’nin, Nadir Nadi’nin, Berin Nadi’nin, İlhan Selçuk’un, Alev Coşkun’un tarafındaydı, Cumhuriyet’ten taraftı! İlerleyen yaşına karşın muhabirlik yıllarındaki heyecanıyla koşardı gazeteye; son gününe kadar da koştu.
Ne diyelim, bu kadarmış Şükran ablam. Seni, emeğe verdiğin değeri, eserlerini hiç unutmayacağız. Hoşça kal!
BİR KAZA VE FAZLASI
İçimiz yandı. Tatil için gittikleri KKTC’den dönüş yolunda bindikleri geminin batması sonucu ölenler, kaybolanlar kor düşürdü yüreğimize. Minicik evlatlar kayıp gitti anne-babasının elinden. Gemi alabora olduğunda çıkış kapısına erişenler, iki metreyi tırmanamadıkları için suya gömüldü, Akdeniz’in sularına.
Kaza mıydı? Öyle durmuyor! Gerçekler ortaya çıkmaya başladı ancak bu olay kaza değil, fıtrat hiç değil. Cinayet mi dersiniz, vahşi fırsatçılığın sonucu mu, yoksa sorumsuzluğa mı kurban gitti insanlarımız, bilinmez ama bir şeyler doğru gitmiyor günümüz Türkiye’sinde.
Kazada pek çok soru işareti var. KKTC mahkemesinin gemi görevlileriyle beraber limandaki idari personel hakkında da gözaltı kararı çıkarması, olayın farklı noktalara erişeceğini gösterdi.
Soru işaretlerinin en önemlisi, 2000 yılında Fransa Port Neuf’teki La Rochelle Iris tersanesinde üretilip bir dizi kazakırıma uğrayan Filo Jet adlı ölüm gemisinin nasıl kalkış izni aldığı konusu; seyir belgesi ve Survey’inin liman başkanlığınca onaylanıp onaylanmadığı belirsiz. Ki burada konu sadece Girne’yi değil, Mersin Taşucu Liman Başkanlığı’nı da ilgilendiriyor. Eğer denizcilik dünyasında Survey belgesi olarak adlandırılan bu onay kâğıdı yönetmelikteki gibi ciddi kontroller sonucu verilse, kazazedeler, “Can yeleği yoktu” diye haykırmazlardı. Acılı anne, kayıp listesindeki 12 yaşındaki kızı için, “Can yeleği bulamadım” diye gözyaşı dökmezdi. Çünkü bu belge verilirken şu önemli kontroller yapılıyor gemide:
- Teknenin gövdesi
- Makine ve yardımcı makineler
- Dümen ve sevk sistemi
- Yangın güvenliği
- Can kurtarma araçları
- Seyir ve haberleşme cihazları
- Elektrik sistemleri.
Sizce bunlar kontrol edilmiş olsa Filo Jet, 550 metre derinliğe batar mıydı? Üstelik teknenin altının kısa bir süre önce yırtıldığı ve merdivenaltı bir tersanede tamir edildiği iddiası varken! Önemli bir soru işareti, herkesin bir can yeleği olsa suyun kaldırma gücü ile en azından 5-10 kişinin daha yaşama tutunup tutunamayacağına ilişkin! Geminin 3 ayda bir yapılan kontrollerinin 36 aydır yapılmadığı iddiası da iç acıtıcı. Kaptan belli ki kusurlu, yolculardan önce kendi canlarını kurtaran personel de öyle. Ve fakat bu hurda gemiye onay belgesi veren liman başkanlıkları asıl suçlu. Söz kaptandan açılmışken “gemiyi en son kaptan terk eder” derler; eğer söz konusu kaptan denize ilk atlayansa, ahlaki çöküş vardır. Üstetik yaptığı yanlış manevrayla da alaboraya neden olduğu söyleniyor, Honduras ehliyetli sözde kaptanın!
Ahlaki çöküş demişken kazadan yara almadan kurtulanların teknenin bordosunda kurtarılmayı beklerken 1-2 metre aşağıda kendilerine atılacak bir halatı bekleyen en az 10-15 kişiye yardım etmektense cep telefonu ile kayıt almaları başka bir ahlaki çöküş!
Acil çağrının zamanında yapılıp yapılmadığı konusu da karanlık. Görgü tanıkları, Girnelilerin özel tekneleriyle, jetskilerle kaza alanına geldiğini söylediği halde kurtarma ekiplerinin gecikmesi ve alobora ile batış zamanı arasındaki sürenin niçin boşa harcandığı da sorgulanmalı. Ortada büyük bir gemicilik ve kurtarma kusuru var, sözün özü!
Şimdi yargıya düşen görev Survey belgesinin izini sürmek ve idari sorumlulara da ceza vermek! Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na çağrımızdır, Mersin-Taşucu Liman Başkanlığı’nda bu gemiye TaşucuGirne onayı veren personel hakkında soruşturma açılsın. Belki Mersin çıkış onayı vermese, Filo Jet isimli döküntü anakaradan ayrılmasa bu kaza gerçekleşmezdi.
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun çağrısı sonucunda Mersin-Taşucu Liman Başkanlığı'ndaki personel hakkında soruşturma açılacak.
Likely · Within weeks
Open Questions
- Filo Jet gemisinin kalkış izni nasıl verildi?
- Survey belgesi liman başkanlığınca onaylandı mı?
- Gemi kontrolleri neden 36 aydır yapılmadı?
- Kaptan ve liman personeli arasında sorumluluk dağılımı nasıl olacak?





