Newsgather
Back|Gedik Filarmoni Orkestrası Sezonu İki Dünya Prömiyeri ile Kapatıyor
Gedik Filarmoni Orkestrası Sezonu İki Dünya Prömiyeri ile Kapatıyor
ثقافةAI
Cumhuriyet·28.04.2026·🇹🇷Türkiye·ثقافة

Gedik Filarmoni Orkestrası Sezonu İki Dünya Prömiyeri ile Kapatıyor

Şef Cem Mansur yönetimindeki orkestra, 30 Nisan'da Süreyya Operası'nda klasik dönem ile çağdaş müziği buluşturuyor

4 dk okuma·%40 önem·780 kelime
#gedikfilarmoniorkestrası#cemmansur#süreyyaoperası#beethoven#egegür#muratkodallı#adayalınyücel#klasikmüzik
C
Cumhuriyet
Yayıncı
حجم الخط

Gedik Filarmoni Orkestrası, sezonu 30 Nisan Perşembe akşamı Süreyya Operası'nda düzenlenecek bir konserle kapatıyor. Konser, klasik müzik sahnesinde ince bir denge kuruyor: Bir yanda çağdaş bestecilerin ilk kez seslendirilecek eserleri, diğer yanda senfonik repertuvarın köşe taşlarından biri.

Bu çok katmanlı yapı, yalnızca bir konser programı değil; aynı zamanda müziğin zamansız doğasına dair güçlü bir önerme. Orkestranın sanat anlayışı, dinleyiciyi konfor alanından çıkarırken, geçmiş ile bugünü karşı karşıya getirmek yerine onları üretken bir diyalog içinde buluşturmayı hedefliyor. Sezon kapanış konseri öncesi Şef Cem Mansur ile bir araya geldik.

Cem Mansur, program kurgusunu oluştururken iki prensibi gözden çıkarmamaya dikkat ettiklerini belirtiyor: "Konser salonlarının birer müze olmadığını, günümüz dünyasını yansıtan müziklerle yüzleşmemizin müziğin geçmiş ve gelecek arasında en güzel köprü olduğunu hatırlatmak. En önemli kriter de, eski olsun yeni olsun, en üst düzeyde çalınması, müzisyenler ve dinleyici arasında ancak canlı müzikte yaşanabilen bir sinerji yaratabilmek."

Konserde Ege Gür’ün “Takma Gözde Cam” konçertosu ve Murat Kodallı’nın babası Nevit Kodallı anısına yazdığı “Gravürler” adlı eserlerin dünya prömiyeri yapılacak. Mansur, Ege Gür’ün eseri için "Bir anti-konçerto diyebiliriz. Sol elin cambazlığı yerine uzun seslerin, yayla yapılan efektlerin ön planda olduğu, oldukça sıradışı bir müzik" ifadelerini kullanıyor. Murat Kodallı’nın eseri için ise "Atmosferik bir müzik, Haydarpaşa Garı ve Boğaz manzaralarını da içeren, daha geleneksel bir dil" yorumunu yapıyor.

Genç kemancı Ada Yalın Yücel ile çalışmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Mansur, Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası'nın 20. yılına girdiğini hatırlatarak genç müzisyenlerin kendisine umut verdiğini vurguluyor.

Beethoven’in 2. Senfonisi'ni "son klasik senfoni" olarak tanımlayan Mansur, eserin arka planında ileriki senfonilerde yaşanacak devrimlerin işaretlerinin bulunduğunu belirtiyor. Mansur, Türkiye'deki dinleyicinin çok katmanlı programlara yaklaşımına dair ise "İnsanların çoğunun, sanılandan daha meraklı ve ilgili olduğunu on yıllar süren deneyimimle yaşadım. Dengeli programlama, iyi anlatım ve iyi icra olduğu zaman insanlar konfor alanlarından çıkmayı kabul ediyor" diyor.

This article was originally published by Cumhuriyet.

Related Stories