Newsgather
BackHarf Devrimi'nin Unutulan Marşı: Alfabe Marşı
Harf Devrimi'nin Unutulan Marşı: Alfabe Marşı
NEWS
Hürriyet Gündem5/18/2026Education4 min readTürkiye

Harf Devrimi'nin Unutulan Marşı: Alfabe Marşı

Quick Look

  • Atatürk'ün harf devrimini kolaylaştırmak için bestelenen Alfabe Marşı'nın hikayesi anlatılıyor.
  • Yazar Nüket Aşkın'ın "Yazı" romanı, bu süreci ve devrimin zorluklarını insan hikayeleriyle ele alıyor.

AI-generated summary

Why It Matters

The alphabet revolution in Turkey was a significant and challenging reform that involved changing the writing system from Arabic script to Latin-based Turkish alphabet. This transition aimed to increase literacy and modernize the country. The article highlights a lesser-known aspect of this revolution: the creation of the 'Alphabet March' to aid public memorization.

Font size

ATATÜRK’ün en önemli, önemli olduğu kadar da en zor devrimlerinden olduğu söylenir, harf devriminin. Çünkü, bu basit bir “yazı” değişikliğinin ötesinde bir ulusun gelecek yolculuğundaki “çizgi” değişikliğidir. Yazar Nüket Aşkın’ın, bu dönemi merkezine alan “Yazı” romanı, işte bu yeni alfabe sürecinin belki bugün pek hatırlanmayan ilginç olaylarından birini yeniden hatırlatıyor; Alfabe Marşı...

Yeni alfabe hazırlıkları bütün hızıyla sürerken, Çankaya Köşkü de ilginç bir ana tanıklık etti. Atatürk, Cumhurbaşkanlığı Orkestrası Şefi Osman Zeki Bey’i (Üngör) çağırır:

MÜZİK YARDIMIYLA KOLAY EZBERLENİR

“Zeki Bey, musiki sözleri ezberlemeyi kolaylaştırır. Düşündüm ki yeni alfabeyi halkımıza müzik yardımıyla daha kolay ezberletebiliriz...”

Atatürk’ten harf listesini alan Zeki Bey, belki de hayatında yapacağı bu en ilginç beste için hemen işe koyuldu. Atatürk’ün çalışma odasındaki piyanonun başına geçti ve harflerden oluşan güfteyi bestelemeye başladı. Zeki Bey’in piyanoyla çalıp söylediği marşı çok beğenen Atatürk hemen sofracıları, aşçıları, memurları, şoförleri, seyisi, nöbetçileri yani o sırada Köşk’te kim varsa topladı. Zeki Bey çaldı, çalışanlar Atatürk’e uyarak marşı söyledi.

DAHA SONRA YOLDAN GEÇEN GENÇLER...

Köşk’teki bu koronun heyecanından memnun kalan Atatürk, birkaç gün sonra küçük bir orkestrayla şehre inip Meclis’in önüne geldi. Yoldan geçen gençleri çağırtıp topladı, sonra da orkestraya işaret verdi. Marş bir kez de bu toplulukla Meclis’in önünde söylenirken, Atatürk, koronun etrafında merakla toplanan kalabalığı da davet etti. Giderek büyüyen korodan memnun kalan Atatürk orkestra şefine dönerek, “baştan alalım” dedi. İlk, Atatürk’ün “alfabe korosu” ile duyulan marş giderek yayıldı. Öğretmen ve görevliler tarafından tekerlemeler ve ritmik söylemlerle farklı versiyonlarda da kullanılırken, bazı kentlerde de çocuklar kortej yürüyüşlerinde bu marşı söylemeye başladı...

‘SÜRAT KRALİÇELERİ’ YARIŞMALARI

Yazar Nüket Aşkın da Hürriyet’e, bu zorlu döneme ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Atatürk’ün belki de en zor inkılabı harf inkılabıdır. Kendisini tahta başında gördüğümüz bir fotoğrafın çok daha ötesinde defalarca şehir şehir gezip meydanlara kara tahta kurduran, meydandakileri tek tek eline tebeşir verip harfleri öğreten bir lideri dünyanın hiçbir yerinde göremezsiniz. En büyük zorluk tabii bu inkılabına geçişle ilgili bir süre koymuş olması. ‘Üç ayda bu iş olacak’ diyor. Tıpkı milli mücadelenin öncesinde kongrelerle cemiyetlerle halkı yanına alma konusunda gösterdiği gayreti harf inkılabı sürecinde yeniden görüyoruz. Yasa çıkmadan aylar evvel seyahatlerde halka önce inkılabı anlatıyor, sonra yasayı çıkarıyor. Bu romanı yazarken amacım bir dönemi kuru bilgiyle değil; insan hikâyeleriyle görünür kılmaktı. Mesela şapka inkılabında nasıl keçeciler olumsuz etkileniyorsa, şapka satanlar ticari olarak daha fazla kazanç elde ediyorsa harf inkılabı döneminde de arzuhalciler, eski harflerle kitap basıp dağıtan yayıncılar çok olumsuz etkileniyor ve ilk sekreterlere o dönemde daktilo deniliyor. Hatta daktilolar arası ‘Sürat Kraliçesi’ yarışmaları düzenleniyor.”

ÜNLÜ MARŞA SON DAKİKA DOKUNUŞU

Yazar Nüket Aşkın, Atatürk’ün, 10. Yıl Marşı’nın sözlerine son dakika dokunuşunu da anımsatıyor: “‘Yurdun bütün tepelerinde dumanlar tütmektedir’ dizesini ‘Demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan’ olarak değiştiriyor. Hatta Demiryolları Umum Müdürü Behiç Bey’i de telefonla arayıp ‘Emeğinizi yeteri kadar yansıtmadığı için 10. Yıl Marşı’nda bir dize değiştirdim, size haber vermek istedim’ diyerek kendisini de ayrıca onurlandırıyor.”

‘Yazı’ adlı kitap, Türkiye’nin yeni harflerle nasıl tanıştığını merkeze almış.

FOTOĞRAFÇISI CASUS ÇIKTI

KİTAPTA ilginç bir olay da aktarılıyor. Atatürk’ün casus çıkan fotoğrafçısının hikâyesi: “Bir de tabii casus fotoğrafçı olayı var ki o da çok enteresan. İstanbul’un tanınmış fotoğrafçılarından Jean Weinberg cephedeyken Gazi’nin yanında. Aynı zamanda Atatürk’ün Time’da ikinci kez kapak olduğu fotoğrafı çekmiş birisi. 1929 yılı Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında Atatürk’ün fotoğrafçısı Cemal Işıksel’in tripodunu tekmeleyince bir daha Cumhurbaşkanı’nın yanına yaklaştırılmıyor ve olay sonrası bir araştırma yapınca da kendisinin Sovyetler Birliği adına çalışan bir casus olduğu anlaşılıyor. Nihayet o da İstanbul’u terk ediyor zaten. Bu olay sonrası çok kritik bir yasa çıkartılıyor. Bu olaydan bir iki yıl sonra 11 Haziran 1932’de kabul edilen 2007 sayılı ‘Türkiye’deki Türk Vatandaşlarına Tahsis Edilen Sanat ve Hizmetler Hakkındaki Kanun’ ile seyyar satıcılık, fotoğrafçılık, berberlik, şoförlük, çalgıcılık ve inşaat işçiliği gibi bazı meslekleri yabancıların yapmaları yasaklanıyor.”

Mustafa Kemal Atatürk kara tahta başında yeni alfabeyi öğretme çalışmalarına katılıyordu.

İMZASI DA DEĞİŞTİ

YENİ alfabeyle birlikte Atatürk’ün imzası da değişiyor. Nüket Aşkın bunu, “Yeni Türk alfabesiyle birlikte güzel bir imza arayışında o günlerde Atatürk. Daha evvel ‘Gençliğe Hitabe’yi gayet güzel kaleme alan Robert Kolej hocalarından, kaligrafi hocası Vahram Çerçiyan’ın çalışmalarını çok beğeniyor ve bir imza çalışması yapmasını istiyor. Vahram Bey’in oğlu Dikran Çerçiyan o günlerde 14 yaşında. Bir gece kapılarının çalınıp babasına görev verildiğini ve imza örneklerinin ertesi sabah 8.30’da bitmesi talimatının verildiğini anlatır. Vahram Bey, sabaha kadar uyumadan beş adet imza örneği tasarlıyor. Atatürk, bunların içinden en sade olanını tercih ediyor” diye anlattı.

Open Questions

  • What was the exact date the Alphabet March was first performed at Çankaya Mansion?
  • How widely was the Alphabet March adopted and used across the country?
  • What were the specific challenges faced by publishers and scribes negatively affected by the alphabet revolution?
  • What was the immediate impact of the law restricting foreign nationals from certain professions?

Related Topics

This article was originally published by Hürriyet Gündem.

Related Stories

More on this topicharf devrimi