
AI-generated summary
İdris Naim Şahin, 2011-2013 arasında İçişleri Bakanı olarak görev yaptı ve Erdoğan'ın yakın arkadaşıydı. Bu dönemde FETÖ ile ilişkileri iddiasıyla eleştirildi. Daha sonra muhalefetle birlikte politicsa giriş yaptı ancak başarısız oldu.
Şaşırtan suskunlukların nedeni herkesin bir kaşık aldığı günahlardır.
Adına cemaat mi dersiniz yoksa örgüt mü? O size kalmış. Ama haber halen ortada duruyor: Süleymancıların polisten kaçan liderleri İdris Naim Şahin’e tahsisli araçla kaçarken yakalandı. Tarım bakanı değil, kültür bakanı değil. İdris Naim Şahin eski içişleri bakanı. Ülkenin güvenliğini temsil eden en kritik hükümet üyesiydi. Bir zamanlar polis teşkilatı da sahil güvenlik de göç idaresi de ona bağlıydı. Sınırlarımızı sorsan o koruyordu. Gelgelelim şimdi çakarlı aracıyla taşınan örgüt liderleri, Belarus’tan fuhuş için getirilen kadınlar kendisine soruluyor. Şüphe değil, kendisi de devletin ona verdiği aracı başkalarının emrine verdiğini kabul ediyor. İşin daha da ilginci, muhalefet de dönüp iktidara “Siz bu adama nasıl içişlerini teslim ettiniz” diyemiyor. Zira ortada tam da “al birini vur ötekine” durumu var.
ERDOĞAN’IN YOL ARKADAŞI
Anlatayım.
İdris Naim Şahin, ülkenin operasyonlarla, kumpaslarla, tezgâhlarla Fethullahçı darbeye hazırlandığı 2011- 2013 döneminin içişleri bakanıydı. Buraya kadar yükselmesini elbette Erdoğan’a borçluydu. Zira 1994’te Erdoğan ilk kez İBB başkanı olduğunda, İçişleri Bakanlığı’nda bürokrat olan Şahin’i belediyede genel sekreter yardımcısı yapmıştı. Muhalefetin hedefindeki TÜRGEV’i bile 1996’da birlikte kurdular. Meşhur akbil yolsuzluğu davasında birlikte sanık oldular. Erdoğan, Şahin’i o günden başlayarak hep yakınında tuttu. AKP’nin kurucusu, üç dönem milletvekili, 10 yıl boyunca partinin genel sekreteri yaptı.
O dönem muhalefete karşı AKP ile Fethullahçılar ittifak halindeydi. İdris Naim Şahin ise ittifakın en kalın sopası olarak iş yapıyordu. Herkes kendisini görünce sevindiğini söyleyen vatandaşa “Nereden bileyim sevindiğini, hadi bir takla at, oyna da göreyim” sözleriyle onu hatırlıyor. Gerçekten davul çaldırıp vatandaşa göbek de attırdı. Olayın nerede olduğunu ise çok az kişi hatırlıyor. Erzurum’da, beş TEDAŞ işçisi iş cinayetine kurban gittikten sonra, sözümona bölgeye inceleme yapmaya gittiğinde, millet yastayken bunu yaptı. 2011’de Kızılay’da terör örgütünün bombasıyla sokakta ölen vatandaşları “adet” diye sayması, Van’da çadırdaki depremzedelerle “Sarayda yaşıyorsunuz” diye konuşması zaten insana nasıl baktığını gösteriyordu.
Bibergazını o bulmadı. Ama bibergazının konuşan herkese sıkılmasını en akıl almaz şekilde o savundu. Bibergazıyla fenalaşarak ölen öğretmen Metin Lokumcu gibi örneklere muhalefet tepki gösterdiğinde “bibergazının bitkisel, doğal ve zararsız olduğu”nu söyleyerek insanlarla alay etti.
HERKESİ TERÖRİST İLAN ETMİŞTİ
Şahin o yıllarda herkese terör yaftasını öyle kolay yapıştırıyordu ki...
2012’de Cumhuriyet Bayramı yürüyüşünü yasakladığında sokağa çıkanların “illegal örgüt mensubu” olduğunu söylemişti. Muhalefet konuşanın içeri atılmasına itiraz edip ülkede özgürlük olmadığını söylediğinde “Dışarıda özgürlük yoksa tutuklanınca niye şikâyet ediyorsunuz” diye dalga geçti. Dünyada en çok terör davası Türkiye’de açılırken o terörü nasıl anladığını şöyle anlatmıştı: “Belki resim yaparak tuvale yansıtıyor, şiir yazarak şiirine yansıtıyor.” Profesör Büşra Ersanlı KCK’den tutuklandığında, o sırada Ergenekon kumpasından hapiste olan Doğu Perinçek’in eski baldızı olmasını, Ersanlı hakkındaki terör delili olarak açıklamıştı.
Öyle bir içişleri bakanıydı ki...
Uludere’de PKK’li sanılarak öldürülenler için “Sağ yakalansalar kaçakçılıktan yargılanacaklardı” demeyi seçti. Alevilerin evleri işaretlenerek kışkırtma yapıldığında durumu “Çocuklar bilgisayar oyunundan etkilenerek yapmışlar” diye açıkladı.
FETÖ’NÜN SİYASET ADAMI
İdris Naim Şahin herkesi örgütle ya da terörle suçlarken ortaya çıktı ki aslında kendisi FETÖ ile iş tutuyordu. FETÖ, kumpaslar sırasında Emniyet içinde “C-5 bürosu” denen ve “ulusalcıları” takip eden illegal bir yapı kurmuştu. Beş yıl boyunca yasadışı çalıştığı ortaya çıkan büro 28 Kasım 2012’de onun imzasıyla resmiyete kavuştu.
Nitekim...
Erdoğan’la arasına giren kara kedi de FETÖ oldu. Zira Şahin, 17-25 Aralık sürecinde Erdoğan’ın değil FETÖ’nün safını seçti. Tam olarak o gün, 25 Aralık 2013’te istifa etti. Örgüte açıktan sahip çıktı: “Paralel yapı dedikleri darbe yapmışsa doğru, darbecidirler. Cehalete darbe vurmaya çalışmıştır paralel yapı. Zulme karşı çıkmıştır paralel yapı, doğrudur. (...) Tanıyorum birçok mensubunu, polisini tanıyorum.”
O günden sonra da onlar için elinden geleni yapmaya devam etti. Emniyet Genel Müdürlüğü, FETÖ’nün takibi için 25 Haziran 2014’te bir yazı hazırlayıp ilk adımı attığında, bunu Emniyet’teki paralel kuşlarından öğrenip dört gün önce duyuran Şahin’di.
Pek hatırlayan çıkmaz. AKP’den istifa ettikten sonra FETÖ’nün desteğiyle Millet ve Adalet Partisi’ni kurdu. Öyle silik, öyle etkisiz, milletin hafızasında öyle kötü yer etmişti ki... Tek bir miting yapamadan tek bir teşkilat kuramadan partiyi kapatmak zorunda kaldı.
MUHALEFETİN ADAMI OLDU
İşte Süleymancı örgütün liderlerini kaçırmak için onlara tahsisli aracını verecek kadar ileri gitmiş İdris Naim Şahin böyle bir isimdi. Mesela benim arabamda yakalansalardı tutuklanmıştım. Ama şaka yapanın bile tutuklu yargılandığı düzende Şahin’e “Erdoğan’ın eski yol arkadaşlığı” ve “çok şey biliyor” kontenjanı uygulandı.
Peki bir içişleri bakanının aracında polisin kaçanları yakalamasının, fuhuş için bile getir götürde kullanılmasının üstüne bizim muhalefet neden gidemedi, “Kim bilir daha neler yapmıştır” diye neden soramadı, derseniz... Çok basit. 2019’da İdris Naim Şahin az kalsın CHP-İYİ Parti ittifakının Ordu’da ortak adayı oluyordu. Görüşmeler yapıldı, Şahin’e herkesin gözü önünde iki parti de övgüler düzdü. Hâlâ hafızası olan cumhuriyetçi taban öyle güçlü tepki verdi ki geri adım atmak zorunda kaldılar. Şahin, Saadet Partisi’nin adayı olup seçimi kaybetti. 2023’te ise İYİ Parti Ordu’da 1. sıradan aday gösterdi. Yine seçilemedi.
Kısacası muhalefetin Erdoğan’ın eski yol arkadaşı Şahin’in karıştığı skandalda iktidar gibi sessiz kalmasının nedeni çok değil birkaç yıl önce Şahin’den bir muhalif politikacı çıkarma çabasında bulunup başarısız olmasıydı. İktidara “Bu adam içişleri bakanınızdı” diye hatırlatsa iktidar da “Sonra da sizin yol arkadaşınızdı” diye cevap verecekti. Toplu sessizlik töreninin sebebi işte buydu.
Ortak işlenen günahların yükünü suskunluk taşır.
AI outlook — possibilities, not facts
İdris Naim Şahin'in aracıyla ilgili soruşturma açılacak
Possible · Within weeks

According to the exit polls in the German Saxony-Anhalt State Assembly election, the AfD became the first party with 44.5% of the votes, an increase of 23.7 points from the election 5 years ago. CDU came second, Left Party third, Greens fourth and SPD fifth. BSW seems to be above the 5% threshold, but the final result is awaited. US President Trump and the world media gave wide coverage to the results.

The AKP government's decisions to privatize bridges and highways brought the privatization debates back to the agenda; The author criticizes that the privatizing economic approach is in the interest of the people and the nation, that the AKP has implemented 89% of the total privatization since 1986, and that this model is contrary to the principles of Kemalist populism-statism.

In the new MTP, next year's appropriation proposal ceilings of public administrations were announced. While the presidential budget was 21.2 billion lira, 27.5 billion lira was predicted for next year. It was stated that there was a large increase in the ministries of Justice and National Defense. The appropriation of the Ministry of Labor and Social Security was estimated at 2.3 trillion lira. The appropriation of the Presidency of Religious Affairs was determined as 229.1 billion lira and exceeded the budget of 6 ministries. Total public administrations' appropriation proposal ceilings were calculated as 24.8 trillion lira.

Türkiye's attempt to sell a heavy ammunition package containing ballistic missiles to Ukraine was delayed because it required US Congressional approval. While sources said that the sales process would be extended and the procedures would be followed, the transfer date specified in the Congress report was completed on August 18. This situation indicates that Ankara is putting on the brakes to establish balance with Moscow.

Retired Rear Admiral Türker Ertürk was arrested 3.5 years later on the charge of "threatening to create fear and panic among the public" for his words on Tele1 on March 20, 2023, "But this government will change, painfully or painlessly" and will appear before the judge tomorrow. The media made headlines on the same day as the words 'threat'.

Prof. Dr. Hasan Sınar stated that the struggles between the cliques within the AK Party emerged through judicial operations in preparation for the post-Erdoğan period, that the absolute nullity file is a political process and that the decisions of the Supreme Court will be determined by the political agenda. Regarding the investigations of names such as Melih Gökçek and İdris Naim Şahin, he warned of the risk of illegal practices gaining legitimacy and emphasized that CHP's comments regarding the cancellation of the Üsküdar mayoral election are the losers who are stubborn with the will of the nation.