İslamabad Mutabakatı'nın 60 Günlük Takvimi: Tehdit ve Fırsatlar
ABD'nin İran petrol lisansı ve Trump-Netanyahu gerilimi, müzakerelerin seyrini belirliyor.
Quick Look
- Pakistan ve Katar arabulucuları, İslamabad Mutabakatı için 60 günlük yol haritasında ilerleme kaydetti.
- ABD'nin İran petrolüne verdiği geçici lisans, karşılıklı taahhütlerin ekonomik yansıması.
- Ancak asıl belirleyici, Trump-Netanyahu arasındaki güç mücadelesi ve Türkiye'nin bu süreçteki kritik rolü.
AI-generated summary
Why It Matters
İslamabad Mutabakatı'nın 60 günlük nihai anlaşma yol haritası teknik görüşmelerle ilerlerken, ABD Hazine Bakanlığı İran kökenli petrol işlemlerine geçici lisans verdi. Bu gelişme, ABD Başkanı Trump ile İsrail Başbakanı Netanyahu arasındaki gerilimin derinleştiği bir dönemde yaşanıyor.
İslamabad Mutabakatı'nın mürekkebi daha kurumadan takvim işlemeye başladı: 60 gün. Bu süre hem tehdit hem de fırsat
Bürgenstock'taki ilk teknik görüşmeler tamamlandı; Pakistan ve Katar arabulucuları, tarafların 60 günlük nihai anlaşma yol haritası üzerinde "cesaret verici ilerleme" kaydettiklerini açıkladı. Ancak bu tabloya bugün kritik bir hamle daha eklendi.
ABD Hazine Bakanlığı, İran kökenli petrol ve petrokimya ürünlerinin üretimi, taşınması ve ticaretine ilişkin tüm işlemlere 21 Ağustos 2026'ya kadar izin veren geçici genel lisansı yayımladı. Hazine Bakanı Scott Bessent'in bu adımı duyururken özenle seçtiği çerçeveleme dikkate değer: "İran, Hürmüz Boğazı'nda serbest ve açık geçişi taahhüt etti ve UAEA denetçilerinin ülkeye girişine izin verdi."
Yani lisans bir jest değil, karşılıklı taahhütlerin ekonomik somutlaşması. Türkiye de 2018'de ABD yaptırımlarının yeniden yürürlüğe girmesinden önce İran petrolünün önemli alıcıları arasındaydı. Bu lisans, enerji arzı açısından Ankara'nın doğrudan takibinde olması gereken bir gelişmedir. Ancak asıl mesele petrol değil. Asıl mesele, bu 60 günün sonunda kim masada kalacak sorusu ve bu sorunun cevabı Bürgenstock'ta değil, Tel Aviv ile Washington'daki iç güç hesaplaşmalarında şekillenecek. ABD istihbarat kurumları, Netanyahu'nun siyasi geleceğinin savaşa bağlı olduğunu; İsrail'de sonbahar seçimleri öncesinde Lübnan'dan çekilirse "Savaşı kaybetti" denileceğini Trump yönetimine raporladı. Bu, Netanyahu'nun sabotaj stratejisinin rasyonel zeminini açıklıyor: Lübnan'daki her bomba, mutabakatın en hassas maddesine -tüm cephelerde ateşkes şartına- yönelik hesaplı bir ihlal. Trump'ın Netanyahu'yu "Hizbullah ile ateşkes konusunda anlaş" talimatıyla geri adım attırması bu dinamiği yalnızca geçici olarak dondurdu.
Burası kritik: Trump, İran ile kalıcı barışta diretirse Netanyahu ile eninde sonunda varoluşsal bir hesaplaşmaya girecek. Bu hesaplaşmada Netanyahu'yu siyaseten etkisizleştiremeyen Trump, İsrail yerleşik lobisinin ve istihbaratının birincil hedefi hâline gelecektir.
Tarihten örnek verelim: 1956 Süveyş Krizi'nde Eisenhower, İsrail'i -İngiltere ve Fransa ile birlikte- Sina'dan çekilmeye zorladı. Bunu yapabildiyse, bunun tek sebebi müesses nizamın kendisi olmasıydı: NATO'nun kurucu komutanı, Amerikan askeri-endüstriyel kompleksinin tartışmasız sahibi. O güce sahip olan biri İsrail lobisini etkisizleştirebildi.
Trump'ın elindeyse aynı araçlar yok. ABD müesses nizamı bu hesaplaşmada kimi desteklerse kazanan o olacaktır.
Bu yüzden Ankara'daki NATO Zirvesi sıradan bir liderler toplantısı değil. 7-8 Temmuz'da Beştepe'de gerçekleştirilecek NATO Liderler Zirvesi, Ankara'nın çok katmanlı diplomasi trafiğinin en kritik uğrağı olacak. Dışişleri Bakanı Fidan'ın Riyad'dan İslamabad'a, Antalya'dan Moskova'ya, oradan Kahire'ye uzanan dörtlü mekanizmasının kurumsal bir kimlik kazanma yolunda olduğunun altı çizilirken, Ankara'nın NATO çerçevesinde hem Batı Bloku'na hem de bölgenin yeni denklemine aynı anda muhatap tek başkent konumunu pekiştiriyor.
Trump-Netanyahu geriliminin derinleştiği bir konjonktürde, hem Washington'la hem de bölgenin Müslüman büyük güçleriyle eşzamanlı diyalog kapasitesine sahip bir Türkiye, 60 günlük müzakere takviminin en değerli dış aktörlerinden biri durumuna geliyor.
Velhasıl İslamabad Mutabakatı'nın geleceği, Bürgenstock'taki müzakerecilerin teknik maharetinden çok Washington'daki iç güç dengelerine bağlı. Petrol lisansı, anlaşmanın ekonomik iskeletini güçlendirdi; ama siyasi iskeleti ayakta tutacak olan, Trump'ın Netanyahu'yu dizginleme iradesini sonuna kadar koruyup koruyamayacağıdır. Tarih, bu irade testlerinde müesses nizamın her zaman belirleyici olduğunu gösteriyor.
What to Watch
AI outlook — possibilities, not facts
Trump, Netanyahu'yu ateşkes konusunda zorlamaya devam edecek.
Likely · Within weeks
Türkiye, NATO Zirvesi'nde bölgesel diplomasi trafiğini yoğunlaştıracak.
Very likely · Within days
Open Questions
- Trump, Netanyahu'yu dizginleyebilecek mi?
- 60 gün sonunda masada kim kalacak?
- NATO Zirvesi'nin bölgesel denkleme etkisi ne olacak?


