AI-generated summary
İstanbul 2. Nolu Barosu, 5 Aralık 2023'te İsrail'in Gazze'de işlediği soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçları nedeniyle UCM'ye başvuruda bulunmuş ve bu başvuruya 12 ülkeden 3 bin 61 hukucunun imzalarıyla destek vermişti. Daha önce yerel mahkemelerde de sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulup yakalama kararları alınmıştır.
İstanbul 2 Nolu Barosu heyeti, İsrailli yöneticilerin Gazze'de işlediği soykırım ve insanlığa karşı suçlara ilişkin, AA'nın Filistin'den elde ettiği fotoğraf ve videoların da yer aldığı ek delil dosyasını Hollanda'nın idari başkenti Lahey'de UCM'ye sundu.
Heyet, UCM'ye yaptığı ziyaretin ardından Lahey'de basın açıklaması yaptı.
İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Avukat Yasin Şamlı, 5 Aralık 2023'te UCM'ye İsrail'in Gazze'de işlediği soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçları nedeniyle başvuruda bulunduklarını, bu başvuruya 12 ülkeden 3 bin 61 hukukçunun imzalarıyla destek verdiğini hatırlattı.
Bugün ise kadın ve çocuklara yönelik soykırıma ilişkin 6 klasörlük delil sunduklarını belirten Şamlı, dosyada mağdur beyanları, fotoğraflar, videolar, kitaplar ve raporların yer aldığını söyledi.
Şamlı, delillerde özellikle katledilen çocuk ve kadınların fotoğraflarının bulunduğunu, bunlara ilişkin sayısal verileri ortaya koyan raporların da dosyaya eklendiğini kaydetti.
Türkiye'deki yerel mahkemelerde de sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ve yakalama kararları çıktığını aktaran Şamlı, "Soykırımcılar ve insanlığa karşı suç işleyenler cezalandırılıncaya kadar bu davanın takipçisi olacağız. Adalet mücadelemiz yalnızca Türkiye'de değil bütün dünya çapında devam edecek." ifadelerini kullandı.
Şamlı, kamuoyunun imzasına sundukları başvuruya çeşitli ülkelerden yaklaşık 700 bin kişinin destek verdiğini sözlerine ekledi.
Delillerde AA'nın fotoğraf ve videoları kullanıldı
AK Parti Denizli Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Cahit Özkan, Uluslararası Adalet Divanı'nda ve UCM'de yürütülen soruşturma ve davaların en önemli delil kaynağının, AA'nın Filistin'de çektiği fotoğraflar ve topladığı deliller olduğunu söyledi.
Özkan, İstanbul 2 Nolu Barosu olarak hukukçu heyetleriyle dosyalarını UCM'ye tevdi ettiklerini belirterek, mahkemede yürütülen soruşturmaların arkasındaki en büyük gücün uluslararası vicdan ve toplumun talepleri olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde devlet olarak, İstanbul 2 Nolu Barosu ve Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarının bu davaya verdiği desteği uluslararası vicdanı da içine alacak şekilde sürdüreceklerini kaydeden Özkan, "Adaleti bulana kadar süreci takip ederek davanın her aşamasında sıcaklığını ve samimiyetini ayakta tutmaya devam edeceğiz." dedi.
"Filistin davasında sonuna kadar hakkı savunacağız"
AK Parti Genel Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Av. Dr. Mehmet Sarı da Türkiye'nin, Türk milletinin ve Türk-İslam ümmetinin her zaman adaletin yanında olduğunu belirterek, Filistin davasında mahkemeler huzurunda hakkı ve hukuku savunmaya sonuna kadar devam edeceklerini söyledi.
Sarı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın destekleriyle Filistin davasında adalet mücadelesini sürdüreceklerini kaydederek, İstanbul 2 Nolu Barosunun yaptığı başvurunun önemine dikkati çekti.
AI outlook — possibilities, not facts
UCM, İstanbul 2. Barosu'nun sunduğu deli dosyasını inceleyip soruşturma açma kararı alacak.
Likely · Within weeks
Türkiye, UCM sürecinde aktif rol alarak diplomatik ve hukuki desteklerini artıracak.
Very likely · Within months
İran'ın Hürmüz Boğazı geçişlerini yöneten Fars Körfezi Boğaz Yönetimi (PGSA), internet sitesinde kara listesine 11 gemi daha eklediğini açıkladı. Bu eklemeyle kara listeye alınan gemi sayısı 56'ya ulaştı. Listede ADNOC Logistics, Navig8 ve Suudi Bahri şirketlerinin tankerleri ve Çin ile bağlantılı 2 gemi bulunuyor. İran, 24 Ağustos'ta 45 tankeri kara listeye almıştı ve ABD-İsrail saldırılarının ardından Boğaz'ı kısıtlamıştı.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Stephane Dujarric'in sözcüsü, ABD ile İran arasında gece yeniden başlayan karşılıklı ateş açılmasından endişe duyduğunu ve sivil kayıplara dair haberlerden derin kaygı duyduğunu bildirdi. Genel Sekreter, sivillere yönelik tüm saldırıları kınarken, uluslararası insancıl hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine saygı duymasını çağırdı. Bölgedeki ülkelerin hava sahası ve kritik denizcilik rotalarının etkilenmeye devam ettiğini hatırlatarak, askeri eylemlerin durdurulması ve gerilimi artıracak söylemlerden kaçınılması gerektiğini vurguladı. Daha fazla tırmanışın siviller ve daha geniş bölge için yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini ve insani yardım operasyonlarının zaten aşırı yük altında ve yetersiz fonlandığı bir ortamda durumun daha da kötüleşme riski olduğunu belirtti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran'da Devrim Muhafızları Ordusu hedeflerine saldırı başlattığını açıklamıştı. İran makamları ise ABD'nin saldırılarında en az 18 kişinin öldüğünü ve 76 kişinin yaralandığını bildirmişti.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik saldırılarının 'çok başarılı' olduğunu söyleyerek, istedikleri zaman yeniden saldırı düzenlemeye hazır olduklarını belirtti. Ayrıca Hürmüz Boğazı'nın ABD'nin kontrolünde olduğunu ve boğazın adını 'Trump Boğazı' olarak değiştirme fikrini gündeme getirdiğini söyledi.
BM Genel Sekreteri Sözcüsü Stephane Dujarric, Gazze'de son 24 saatte 4 çocuğun öldürüldüğünü ve en az 5 çocuğun yaralandığını bildirdi. Ayrıca insani çalışanların yaralanması ve yardım binalarının hasar gördüğünü, Gazze'de yaklaşık 1 milyon insanın su tedariki azalmasından etkilendiğini ve Batı Şeria'da İsrailli yerleşimcilerin şiddetinin sürdüğünü belirtti.
İsrail'in Maariv gazetesine dayandırdığı haberine göre, Suriye ile güvenlik anlaşması görüşmeleri başarısız oldu çünkü Tel Aviv, bölgeden çekilmeyi kabul etmedi; Gazze ile ilgili konuşmalar da Uluslararası İstikrar Gücü'nün konuşlandırılmadığı ve Hamas'ın silahsızlandırılması konusunda görüş birliği sağlanamadığından ilerleme kaydedemedi.
İsrail savaş uçakları, Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye, Kantara, Haris, Mansuri, Zehrani, Raşaya ve Bekaa Vadisi bölgelerinde hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda binalar ve mezarlar hasar gördü, en az bir kişi öldü. İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları 2 Mart'tan bu yana ateşkese rağmen sürüyor ve Lübnan makamlarına göre 4 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 12 binden fazla yaralandı ve 1 milyondan fazla yerinden edildi.