
AI-generated summary
Rusya-Ukrayna Savaşı 2022'de başlattıktan sonra, savaşın etkileri Karadeniz'e yayılmış ve son dönemde sivil ticaret gemilerine yönelik insansız hava aracı saldırıları artmıştır. Bu durum, deniz güvenliği, gıda güvenliği ve küresel ticaret üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır.
MİLLİYET.COM.TR - Rusya’nın Ukrayna’ya karşı 2022’de başlattığı savaşta son dönemde karşılıklı insansız hava aracı (İHA) saldırılarındaki artış dikkati çekiyor. savaşın Karadeniz’e yayılan etkileri, son dönemde sivil ticaret gemilerine yönelik İHA saldırılarıyla daha görünür hale geldi.
UKRAYNA ELÇİSİ DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NA ÇAĞRILDI
Karadeniz'de vurulan bir Türk gemisi ile onu çekmek için gönderilen başka bir geminin hedef alınmasıyla ilgili, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal, Dışişleri Bakanlığına çağrıldı.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, 26 Ağustos'ta "Lider Bordo Mavi" adlı Türk işletmeli geminin Karadeniz'de Tuapse açıklarında vurulması ve bu gemiyi çekmek üzere 27 Ağustos'ta gönderilen "Lider Kocatepe" gemisinin de hedef alınmasının akabinde Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Celal, Bakanlığa çağrıldı.
SEYRÜSEFER HATTI OLUŞTURULMALI
Görüşmede, Türkiye'nin söz konusu saldırılara ilişkin tepkisi aktarılırken, Karadeniz'de can, mal, seyrüsefer ve çevre emniyetinin sağlanmasının zorunluluk teşkil ettiğine dair gerekli uyarılarda bulunuldu.
Milliyet.com.tr'ye değerlendirmelerde bulunan İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Canan Tercan, Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle Karadeniz’de sivil ticari gemilere yönelik güvenlik risklerinin arttığını belirterek, uluslararası güvenli seyrüsefer hattı oluşturulması çağrısında bulundu. Tercan, BM ve ilgili uluslararası kuruluşların harekete geçerek daha önce uygulanan tahıl koridoruna benzer şekilde Karadeniz’de sivil ticari seyrüsefer için çatışmasız alan oluşturması gerektiğini belirtti.
Dr. Canan Tercan'ın değerlendirmeleri şöyle; Karadeniz’de seyrüsefer güvenliği ciddi bir problemdir ancak dünyanın gündemde yeterince yer almamış ve nitelikli sonuç üretilmemiş bir konudur.
Türk gemilerine yönelik saldırılar küresel bir sorundur ve Karadeniz için uluslararası güvenli seyir hattı oluşturulmalıdır.
Rusya-Ukrayna Savaşı bu savaşın tarafı olmayan Türkiye açısından ekonomik ve güvenlik maliyetleri beraberinde getirdi. Türk ticaret gemilerinin drone saldırıları ve benzeri tehditlerle karşılaşması, mürettebatın güvenliğini tehdit ederek, sigorta ve navlun fiyatlarini da yükseltti. Ancak sorun Türkiye ile sınırlı değil. Karadeniz, tahıl ve diğer tarım ürünlerinin dünya pazarlarına ulaştırılmasında önemli bir merkezdir. Karadeniz’de güvenlik açığı, küresel gıda tedarik zinciri için risktir. Dolayısıyla Karadeniz yalnızca bölgesel güvenlik meselesi olarak ele alınmamalıdır.
Karadeniz’deki güvenlik risklerinin küresel ekonomiye etkisini şöyle özetleyebiliriz:
Daha savaşın ilk aylarında navlun fiyatları yüzde 60 artmıştı, bugün ise Karadeniz'de savaş sigortası yüzde 2'ye ve gemilerin limanlarda bekleme maliyeti ise günde 8 bin dolara çıktı. Bu rakamlar Karadeniz ticaret güvenliğinin yalnızca Türkiye’nin değil, küresel gıda, ekonomi ve ticaret güvenliğinin meselesi olduğunu gösteriyor.
Karadeniz, uluslararası bir güvenlik mekanizmasıyla korunmalıdır.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE İLGİLİ ULUSLARARASI KURULUŞLAR
BM, IMO, FAO, WFP ve WTO birlikte hareket etmeli ve Karadeniz’de güvenli seyrüsefer hattı için taraflarla anlaşmalar yapılmalıdır .
Amaç savaşın taraflarından birini desteklemek veya çatışmaya müdahil olmak değil, sivil ticari seyrüseferi savaşın dışında tutmaktır.
Daha önce kurulan tahıl koridoru, savaş sürerken hayati önem taşıyan sevkiyatların korunabileceğini gösterdi. Şimdi bu yaklaşım, tahıl taşımacılığının ötesine taşınarak Karadeniz’deki sivil ticari seyrüseferin tamamını kapsamalıdır.
Burada konu yalnızca askeri güvenlik değil; deniz güvenliği, gıda güvenliği, küresel ticaret ve ekonomik istikrar başlıklarıyla birlikte ele alınmalıdır.
Hürmüz krizinde onlarca ülke enerji krizi oluşmaması ve boğazın açık kalması için barışçıl çözümler için bir araya geldiler. Bunun gibi dünya gıda güvenliği için Karadeniz hususunda da barışçıl çözüm alternatifleri gündeme gelmelidir.
Bu çerçevede uluslararası katılımlı Karadeniz'de sivil ticari seyrüsefer için çatışmasız alan oluşturulmalıdır.
Karadeniz için önlemlerin alınması acildir. Bu konuda uluslararası platform oluşturup bölgenin koruması şu an için lazımdır. Çünkü savaşın genişleme ihtimali söz konusudur ve olası bu ihtimal baş göstermeden, önce bölgeyi koruma altına almak önemlidir. Aksi taktirde ileride belki de bu mümkün olmayacaktır. Hatta, belki de barışa gidecek yolda da buradan geçecektir
AI outlook — possibilities, not facts
Uluslararası güvenli seyrüsefer hattı oluşturulması için BM ve ilgili uluslararası kuruluşlar arasında görüşmeler başlayacak
Likely · Within weeks
Karadeniz'deki sivil ticari seyrüsefer için geçici koruma önlemleri uygulanacak
Possible · Within months
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Birlik Haftası kapsamında ABD gibi yabancı güçlerin bölgede kalıcı güvenlik sağlayamayacağını belirtti ve Müslüman ülkelerin kendi kapasitelerine dayalı işbirliğiyle güvenliğin istikrarlı ve kalıcı olabileceğini öne sürdü.

Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana Kazakistan'ın kuzeyindeki köylerde yoğun göç yaşanıyor; Zaozerny köyünde sadece 216 kişi kalırken, uranyum madeni geçim kaynağı olarak işlevini yitirmiş, eski sosyal tesisler terk edilmiş ve yıkım görüyor.

Nepal’de buzul çökmesi sonrası meydana gelen sel felaketinde can kaybı 676’ya yükselirken 1924 kişi hâlâ aranıyor. Türk turist rehberi Elena Öksüz, 26 Ağustos’tan bu yana iletişim kurulamıyor ve Dışişleri Bakanlığı ile iletişime geçildiği belirtildi. Öksüz, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde tercümanlık yapmış ve dört dil bilen bir profesyonel rehber olarak tanımlanıyor.
İsrail ordusu ve Batı Şeria'daki yerleşimciler, Kusra, Ras el-Ayn ve Arraba bölgelerinde Filistinli sivil ve yabancı gazetecilere yönelik saldırılar düzenledi. Bu saldırılarda 2 Filistinli yaralandı, ambulans giriş engellendi ve evler kuşatıldı. Yerel kaynaklar ve WAFA tarafından hadise detayları paylaşıldı, Sosyal medyada görüntüler yayıldı ancakイスrail ordusu hiçbir saldırganı tutuklamadı.
İsrail'in Gazze'nin Tel el-Heva ve Deyr el-Belah bölgelerine düzenlediği saldırılarda 3 Filistinli hayatını kaybetti, 6 kişi yaralandı. Saldırılar, 10 Ekim 2025'ten bu yana süren ateşkesin ihlali kapsamında gerçekleşti.
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye, Ayta eş-Şaab, Beyt Yahun ve Sur gibi bölgelerde hava ve topçu saldırıları düzenledi, yangın ve patlamalara yol açtı. Sivil konutlar ateşe verildi, itfaiye ekiplerinin erişimi zorlaştırıldı. Lübnan sağlık bakanlığına göre 2 Mart'tan beri saldırılarda 4 bin 350 kişi öldü ve 12 bin 318 kişi yaralandı, 1 milyon kişi yerinden edildi.