
AI-generated summary
Netanyahu, 27 Ekim'de yapılacak seçimler öncesinde kamuoyu desteklerini artırmak için güvenlik ve dış politikada sert bir tutum benimsiyor. Likud Parti, seçim anketlerinde Gadi Eisenkot'un liderliğinde olan Yashar Parti'nin gerisinde kalıyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 27 Ekim'de yapılacak seçimler öncesinde katıldığı canlı yayında Gazze, Lübnan, İran, Suriye ve Batı Şeria'ya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Netanyahu, İran'ın nükleer programını yeniden başlatmasını engelleyeceğini savunurken, Hamas'ın silah bırakmaması halinde "gerekirse tüm Gazze'yi işgal edeceklerini" söyledi.
NETANYAHU'DAN İRAN MESAJI
Kamuoyu yoklamalarında geriye düşen Netanyahu, hükümetine yakın Kanal 14 televisyonuna verdiği röportajda bölgedeki gelişmeleri değerlendirdi.
İsrail Başbakanı, Gazze, Lübnan ve Suriye'deki çatışmaların henüz sona ermediğini ve İsrail'in yeni tehditlerle karşı karşıya olduğunu öne sürdü. Netanyahu, özellikle İran'ın nükleer programını hedef aldı.
İran'ın nükleer faaliyetlerini yeniden başlatmaya hazırlandığını iddia eden Netanyahu, "Onları geriletmiş olsak da atom bombası üretmek amacıyla nükleer programlarını yeniden başlatmaya kararlılar" dedi.
Netanyahu, İran tehdidinin ortadan kalkmadığını savunarak başbakan olduğu sürece Tahran'ın nükleer programını yeniden başlatmasına izin vermeyeceğini ileri sürdü.
İran yönetiminin devrilip devrilmeyeceği sorusuna da yanıt veren Netanyahu, Tahran'ın eskisine göre daha zayıf ve istikrarsız durumda olduğunu iddia etti.
"GEREKİRSE TÜM GAZZE'Yİ İŞGAL EDECEĞİZ"
Netanyahu, Hamas'ın Gazze'de silah bırakmaması durumunda İsrail'in atacağı adıma ilişkin soruya da sert yanıt verdi.
İsrail Başbakanı, Hamas'ın silah bırakmaması halinde "gerekirse tüm Gazze'yi işgal edeceklerini" söyledi.
Netanyahu ayrıca Filistin devletinin kurulmasına izin vermediğini ve gelecekte de izin vermeyeceğini savundu.
BATI ŞERİA'DAKİ SALDIRILARI KÜÇÜMSEDİ
Netanyahu, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarıyla ilgili de açıklamalarda bulundu.
İsrail Başbakanı, saldırıları gerçekleştirenlerin "az sayıda genç" olduğunu öne sürerek olayların boyutunu küçümsedi.
Netanyahu, "Bir köye girmek mi istiyorsunuz? Giremezsiniz. Bu sizin işiniz değil. Orada ordu var, polis var, hükümet var" ifadelerini kullandı.
Netanyahu, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarının yasa dışı yerleşim faaliyetlerine zarar verdiğini ve İsrail'in uluslararası alandaki itibarını zedelediğini ileri sürdü. İsrail ve uluslararası medyanın Batı Şeria'da artan saldırıları abarttığını da savundu.
İNGİLTERE'Yİ DE HEDEF ALDI
Netanyahu, açıklamalarında İngiltere'ye de tepki gösterdi.
İsrail Başbakanı, İngiltere'de bazı kişilerin sosyal medya paylaşımları nedeniyle sorguya çağrıldığını iddia ederek Londra yönetimini eleştirdi.
SEÇİM ÖNCESİ NETANYAHU GERİLİMİ TIRMANDIRIYOR
Netanyahu'nun Likud Partisi, 27 Ekim'de yapılacak seçimler öncesinde kamuoyu araştırmalarında eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un Yashar Partisi'nin gerisinde bulunuyor.
AI outlook — possibilities, not facts
İsrail, Hamas'ın silah bırakmaması halinde Gazze'de büyük ölçekli bir askeri operasyon başlatabilir.
Likely · Within weeks
İsrail, İran'ın nükleer施設lerine karşı önleyici bir saldırı yapma ihtimali artabilir.
Possible · Within months
Google, ABD'deki Coğrafi İsimler Sistemi'nin kararı doğrultusunda Ontario Gölü'nün adını ABD'deki haritalarda "Amerika Gölü" olarak değiştirdi. Değişiklik Kanada'da uygulanmazken, diğer ülkeler her iki ismi de görecek.

1931'de Japonya, Mançurya'yı işgal edip kukla bir devlet kurmuş; 1929 Ekonomik Buhranı Japon ekonomisini sarsmıştı. Uluslararası sükunet bozulmuş, Milletler Cemiyeti etkisiz kalmıştı. 1936'da İspanya İç Savaşı başlamış, Alman ve İtalyan Franco'yu, Sovyetler ise Cumhuriyetçileri desteklemişti. 1937'de Japonya Çin'de büyük ölçekli bir savaş başlatarak işgali genişletmişti. Yazar, bu olayların İkinci Dünya Savaşı'nın hazırlık süreci olduğunu vurguluyor ve günümüzde nükleer dengeye rağmen benzer bir krizin tekrar olabileceğinden endişe duyduğunu ifade ediyor.

Himalayalarda geçen hafta meydana gelen şiddetli sel ve çamur akıntısı nedeniyle Nepal ve Tibet'te hayatını kaybedenlerin sayısı 903'e ulaştı. Yetkililer, 3 binden fazla kişinin hâlâ kayıp olduğunu belirtti ve yeni yağışlar nedeniyle nehir seviyelerinin yükselmesiyle kurtarma ekipleri daha yüksek bölgelere çekildi. Arama kurtarma çalışmaları olumsuz hava koşulları sebebiyle defalarca durduruldu. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, olayı 'son yıllardaki en şiddetli sınır ötesi felaket' olarak nitelendirdi. Nepal Afet Yönetimi Kurumu ve Tibet yetkilileri, can kaybı ve kayıp sayıları hakkında ayrıntılı istatistikler paylaştı. Tibet'te 261 yabancı uyruklu arasında 104 Nepal, 49 Hindistan, 33 Letonya, 18 ABD ve 15 Birleşik Krallık vatandaşı bulunduğu belirtildi. Kurtarma ekipleri, hidroelektrik santrallerinin tünellerinde mahsur kalan kişilere odaklandı ve DNA testleri, cenazeler için soğutmalı morg alanları gibi konularda uluslararası destek talebinde bulundu.

Yunan basınına göre Atina, deniz tabanı ölçümleri ve kablo döşeme çalışmaları için Yunan ve Fransız hükümetleri arasında adım adım bir operasyonel ve diplomatik plan hazırlanıyor. Yunan makamları, bölgeye aitlik iddiasını sürdürürken NAVTEX duyurusunun yalnızca kendileri tarafından yayınlanmasını istiyor. Ayrıca Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden İsrail seçimlerinde Netanyahu’nun kaybetmesi halinde Rum Kıbrıs yönetimi için olumsuz sonuçlar olabileceği endişesi dile getiriliyor.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD'nin Lark Adası'na yaptığı saldırılara karşılık sessiz kalmayacaklarını ve saldırganlara kararlı bir yanıt vereceklerini bildirdi. Pezeşkiyan, Şangay İşbirliği Örgütü Liderler Zirvesi'ne katılmak üzere Bişkek'e giderken Tahran havalimanında açıklama yaptı ve İran'ın savaş arayışında olmadığını vurguladı.

İzlanda'da Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerine başlanması için yapılan referandumda halk %52,8 oranında 'hayır' dedi. Başbakan Kristrun Frostadottir hükümeti için hayal kırıklığı yaratan sonuç, AB'nin imajına da darbe vurdu.