
Üsküdar'daki yerel seçim süreci, özelleştirme politikaları ve laik eğitim üzerine eleştirel bir bakış.
AI-generated summary
Üsküdar Belediyesi'nde belediye başkanlığı seçimi ve meclis üyelerinin durumuyla ilgili hukuki ve siyasi süreçler devam etmektedir.
Siyasette etik-ahlaki tutum, ufuk çizgisini karartacak noktada desek pek de yanlış olmaz.
Millet iradesinin sandığa yansıması hedefinde yara bere içindeyiz: Atanmışlar, fır döndüler, transferciler derken ciddi bir kırılma yaşanıyor. Üsküdar Belediyesi’ndeki süreç, katılımcı demokrasinin sonuçlarının uygulamasında utanç tablosuna son örneklerden.
CHP’li seçilmiş belediye başkanı Sinem Dedetaş’ın tartışmalı yargı süreçleriyle birlikte tutuklanması, başkanvekilliği seçimini kazanamayan iktidarın buna itirazı, seçimin yenilenmesine geri sayımdayken muhalefetten belediye meclis üyelerinin gözaltına alınması, üstüne bir de CHP’li bazı üyelerin AKP’ye transferi... Adım adım bakınca seçmen iradesine saygı nerede dedirtecek gelişmeler. İktidar cephesi CHP’yi butlanla bölerek muhalefetin etkisini kırma çabasında son sürat ilerliyor. Atı alan Üsküdar’ı geçecekken CHP ve YENİ Parti’nin birlik çabası var ama ne yazık ki çok gecikmeli bir uzlaşı tablosu olduğu da ortada.
Konu sadece CHP ve YENİ Parti’nin sahiplenmesiyle mi yürütülmeli sorusunun yanıtı, demokrasiye yaklaşımınız, seçmenin oyuna saygınız hatta siyasi sorumluluğunuzu göstermeniz açısından önemli olsa gerek. İktidar olanın, sandıkta yenildiği yerleri güçler ayrılığı terazisini bozan tutumlarla kendine alma politikasının millet iradesine saygıyla nasıl bağdaştığını sorgulamak da...
Yarın Üsküdar’da seçim var. Bir umut diyelim, bakarsınız olmaz denilen olur; seçilmişlere, sandık iradesine saygıda iktidarı muhalefeti partiler üstü bir birlik duruşu sergilenir.
ÖZELLEŞTİRME SEVDASI!
Ekonomik krizi söndüremeyen iktidarın çözümü dön dolaş aynı; özelleştirme furyası. Bu kez aralarında köprülerin, otoyolların, DSİ’nin değerli arazilerinin de olduğu dev satış için düğmeye basıldı. Sanayi üretiminde düşüş, tarım-hayvancılığı dibe vurduran yanlış politikalar, ithalata dayalı sistemin ağırlık kazanması derken iktidar sorun yumağını büyüttükçe büyütüyor. Emek örgütleri ve ekonomistler kritik önemdeki altyapı hizmetlerinin satışına kırmızı kart çıkarıyor, ağır faturanın yine yurttaşa çıkacağı uyarısı yapıyor. Bu noktada YENİ Parti lideri Özel’in ihaleye girecek olanlara yönelik “Almayın, iktidara geldiğimizde kamulaştıracağız” çıkışı ise önemli.
KARANLIK ZİHNİYETE HAYIR
MEB tarikatlara okulları açan uygulamaları sürdürürken geçen hafta da gündeme Ehli Sünnet Âlimler Birliği başkanının akıl tutulması örneği açıklaması geldi. Neymiş, nikâhlanmakla evlenmek farklı eylemlermiş, nikâh akdinin yaşı yokmuş! Sadece onla da sınırlı değil, bir başkası karma eğitime karşı, bir diğeri medreselerin savunucusu!
O zaman anayasada yazanı, evrensel çocuk haklarını unutmuşlar demek ki, bize düşen her zaman olduğu gibi hatırlatmak; Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. 1924’te medrese sistemini kaldıran, Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) kanunu, 1926’da Türk kadınının erkeklerle eşit haklara sahip olmasının yolunu açan Medeni Kanun kabul edilmiştir. Taliban benzeri karanlık zihniyetin Atatürk Cumhuriyeti’nde yeri yoktur.
AI outlook — possibilities, not facts
Üsküdar'da belediye başkanvekilliği seçimi gerçekleştirilecek.
Very likely · Within days

According to the exit polls in the German Saxony-Anhalt State Assembly election, the AfD became the first party with 44.5% of the votes, an increase of 23.7 points from the election 5 years ago. CDU came second, Left Party third, Greens fourth and SPD fifth. BSW seems to be above the 5% threshold, but the final result is awaited. US President Trump and the world media gave wide coverage to the results.

The AKP government's decisions to privatize bridges and highways brought the privatization debates back to the agenda; The author criticizes that the privatizing economic approach is in the interest of the people and the nation, that the AKP has implemented 89% of the total privatization since 1986, and that this model is contrary to the principles of Kemalist populism-statism.

Former Minister of Internal Affairs İdris Naim Şahin came to the fore with the allegation that he was caught with the private vehicle used by the leaders of the Süleymanist organization while escaping from the police. Şahin was a close friend of Erdoğan in the 2011-2013 period and was criticized for his alleged relations with FETO. The opposition has remained silent on the scandal as its effort to field a joint candidate in 2019 failed.

In the new MTP, next year's appropriation proposal ceilings of public administrations were announced. While the presidential budget was 21.2 billion lira, 27.5 billion lira was predicted for next year. It was stated that there was a large increase in the ministries of Justice and National Defense. The appropriation of the Ministry of Labor and Social Security was estimated at 2.3 trillion lira. The appropriation of the Presidency of Religious Affairs was determined as 229.1 billion lira and exceeded the budget of 6 ministries. Total public administrations' appropriation proposal ceilings were calculated as 24.8 trillion lira.

Türkiye's attempt to sell a heavy ammunition package containing ballistic missiles to Ukraine was delayed because it required US Congressional approval. While sources said that the sales process would be extended and the procedures would be followed, the transfer date specified in the Congress report was completed on August 18. This situation indicates that Ankara is putting on the brakes to establish balance with Moscow.

Retired Rear Admiral Türker Ertürk was arrested 3.5 years later on the charge of "threatening to create fear and panic among the public" for his words on Tele1 on March 20, 2023, "But this government will change, painfully or painlessly" and will appear before the judge tomorrow. The media made headlines on the same day as the words 'threat'.