Breaking
ARالسعودية تقود تحالفاً دفاعياً في البحر الأحمر، ماذا نعرف عنه؟ARإضراب مضيفي طيران ويست جيت يؤدي لإلغاء أكثر من 300 رحلة في كنداARاعتقال زعيم كارتل مخدرات في المكسيك يؤدي إلى اضطراباتARالحرس الثوري الإيراني: نزع سلاح حماس "مؤامرة فاشلة"ARوفاة شاب وتسمم زوجته وطفله بسبب وجبة دجاج في لبنانARحماس تدين التصعيد الإسرائيلي في غزة وتدعو الوسطاء للتدخلARمصر تشدد على ضرورة تنفيذ خطة السلام في غزة وتستضيف اجتماعاً للوسطاءARمصر تتمسك بدور الوسيط الإقليمي رغم حادث دمياطARمحللون إسرائيليون: ترامب يضلل نفسه بشأن إيران ولا يريد حرباً بسبب الانتخاباتARالنصر يرفض رحيل أنجيلو غابرييل بسبب قيود التسجيلARالسعودية تقود تحالفاً دفاعياً في البحر الأحمر، ماذا نعرف عنه؟ARإضراب مضيفي طيران ويست جيت يؤدي لإلغاء أكثر من 300 رحلة في كنداARاعتقال زعيم كارتل مخدرات في المكسيك يؤدي إلى اضطراباتARالحرس الثوري الإيراني: نزع سلاح حماس "مؤامرة فاشلة"ARوفاة شاب وتسمم زوجته وطفله بسبب وجبة دجاج في لبنانARحماس تدين التصعيد الإسرائيلي في غزة وتدعو الوسطاء للتدخلARمصر تشدد على ضرورة تنفيذ خطة السلام في غزة وتستضيف اجتماعاً للوسطاءARمصر تتمسك بدور الوسيط الإقليمي رغم حادث دمياطARمحللون إسرائيليون: ترامب يضلل نفسه بشأن إيران ولا يريد حرباً بسبب الانتخاباتARالنصر يرفض رحيل أنجيلو غابرييل بسبب قيود التسجيل
Newsgather
BackTrump'ın İran Politikası: Gazze'deki Başarıya Rağmen Çıkmazda
Trump'ın İran Politikası: Gazze'deki Başarıya Rağmen Çıkmazda
Developing
Habertürk Dünya9 hours agoPolitics5 min readTürkiye

Trump'ın İran Politikası: Gazze'deki Başarıya Rağmen Çıkmazda

Hürmüz Boğazı krizi, yükselen enerji fiyatları ve yaklaşan ara seçimler, Beyaz Saray'ın "güç kullanarak teslim alma" stratejisini karmaşık bir denkleme dönüştürdü.

Quick Look

  • Trump yönetimi, Gazze'deki diplomatik başarıya rağmen İran'a yönelik "güç kullanarak teslim alma" stratejisinde çıkmazda.
  • Askeri operasyonlar Tahran'ı geri adım atmaya zorlayamazken, Hürmüz Boğazı'ndaki kriz ve yükselen petrol fiyatları ABD'nin iç politikasını ve ara seçimleri etkiliyor.

AI-generated summary

Why It Matters

Trump yönetimi, Gazze'deki diplomatik başarıya rağmen İran'a karşı "güç kullanarak teslim alma" stratejisi izlemekte, ancak bu strateji Hürmüz Boğazı krizi ve artan petrol fiyatları nedeniyle karmaşıklaşmıştır.

Font size

Gazze’de Hamas’ın silahsızlandırılmasına ilişkin beklenmedik anlaşmayı diplomatik başarı olarak duyuran Trump, İran cephesinde ise hâlâ kalıcı bir çıkış yolu bulabilmiş değil. Savaşın uzaması, Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, yükselen enerji fiyatları ve yaklaşan ara seçimler, Beyaz Saray’ın “güç kullanarak teslim alma” stratejisini daha karmaşık bir denkleme dönüştürdü.

Amerikan kamuoyunda savaşın hedeflerinin yeterince açıklanmadığını düşünenlerin oranı yüzde 69’a ulaşırken, çatışmaya verilen destek yaklaşık üçte bire kadar geriledi.

"Şimdi sıra bizde" dedi

Trump, İran’ın Ürdün’deki Amerikan üslerine düzenlediği saldırıların ardından gerçekleştirilen ABD misillemesini savunarak, “Onları sert biçimde vuracağız, çünkü artık sıra bizde” açıklamasını yaptı. Ancak aylar boyunca sürdürülen bombardımanın Tahran’ı koşulsuz biçimde geri adım atmaya zorlamaması, askerî güce dayalı stratejinin sınırlarını da ortaya çıkardı. İran’ın füze, deniz ve askerî altyapısına ağır zarar verildiğini savunan Washington, savaşın siyasi hedeflerine ulaşıldığını gösterecek kalıcı bir anlaşmayı henüz ortaya koyamadı.

İsrail ve ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı ortak saldırıların ilk gününde İran lideri Ali Hamaney ile çok sayıda üst düzey yetkilinin öldürülmesi, Washington’da savaşın kısa sürede biteceği beklentisini güçlendirmişti. Trump yönetimi, İran’ın nükleer silaha ulaşmasının engellenmesi için “dört ila altı haftalık” bir takvimden söz etmişti. Ancak bu süre çoktan aşılırken çatışmalar, başlangıçtaki nükleer tesisler ve füze kapasitesi gündeminden çıkarak bölgesel üsleri, enerji tesislerini ve dünya ticaretinin en hassas geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı kapsayan geniş bir savaşa dönüştü.

Camp David’den yeni strateji çıkmadı

Trump’ın kabine üyeleriyle cuma günü Camp David’de gerçekleştirdiği toplantıdan, ABD’nin İran politikasında köklü bir değişikliğe gidileceğine ilişkin herhangi bir işaret çıkmadı. Amerikan yönetimi bir yandan saldırıların sürdürülebileceğini açıklarken diğer yandan arabulucular aracılığıyla Tahran’la yeni bir uzlaşma zemini arıyor. Bu çift yönlü politika, Beyaz Saray’ın İran üzerindeki askerî baskıyı artırmak ile bölgesel bir savaşı daha da büyütmeden müzakereye dönmek arasında sıkıştığı yorumlarına yol açıyor.

NBC’ye konuşan Amerikalı yetkililere göre Trump, Beyaz Saray’da yapılan son toplantılardan birinde önündeki seçeneklerin sınırlı olması nedeniyle son derece öfkelendi. Savaşın sona ermesinin büyük ölçüde Tahran’ın atacağı adımlara bağlı hale gelmesi, hızlı sonuç almaya alışkın olduğunu söyleyen ABD Başkanı’nın hareket alanını daralttı. Trump’ın zaman zaman saldırı tehdidinde bulunması, ardından müzakere için süre tanıması, yönetimin uzun vadeli ve bütünlüklü bir yol haritası bulunmadığı yönündeki eleştirileri artırdı.

Askerî başarı var, siyasi sonuç yok

ABD’li yetkililer, aylar süren bombardımanda İran donanmasının büyük ölçüde yıpratıldığını ve balistik füze kapasitesinin ciddi şekilde zayıflatıldığını savunuyor. Ancak savaşın ağırlık merkezinin Hürmüz Boğazı’na kayması, Washington’ın hesaplarını altüst etti. İran’ın boğazdaki deniz trafiğini baskı altında tutması ve ticari gemilere yönelik saldırılar, küresel enerji sevkiyatını aksatırken petrol fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Brent petrolün yalnızca temmuz ayındaki kriz ortamında yaklaşık yüzde 24 değer kazanması, savaşın maliyetinin ABD’nin iç ekonomisine kadar uzandığını gösterdi.

Washington ile Tahran arasında 17 Haziran’da sağlanan geçici anlaşma da uzun ömürlü olmadı. ABD içinde İran’a fazla taviz verdiği gerekçesiyle sert biçimde eleştirilen düzenleme, kısa süre sonra karşılıklı suçlamalarla çöktü. Önceki geçici ateşkes sırasında boğazın yeniden açılması petrol fiyatlarında sert düşüşe yol açmış, bunun küresel piyasalar açısından taşıdığı önem açık biçimde görülmüştü. Ancak anlaşmanın dağılmasıyla Hürmüz yeniden askerî ve ekonomik mücadelenin merkezine yerleşti.

7 Temmuz’dan sonra yeniden “göze göz”

ABD ile İran arasındaki doğrudan çatışmalar 7 Temmuz’dan itibaren yeniden hız kazandı. Amerikan ordusu İran’daki askerî tesislere yönelik saldırılarını sürdürürken, İran Devrim Muhafızları da Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt dâhil olmak üzere bölgede bulunan Amerikan üsleri ile Washington’ın müttefiklerine ait hedeflere saldırdı. Tahran’ın “göze göz” olarak tanımladığı misilleme siyaseti, çatışmayı yalnızca iki ülke arasındaki bir hesaplaşma olmaktan çıkararak Körfez ülkelerini ve enerji altyapılarını doğrudan tehdit eden bölgesel bir güvenlik krizine çevirdi.

Dış İlişkiler Konseyi’nin eski Başkanı Richard Haass, mevcut stratejinin başarısına ilişkin şüphelerini dile getirerek, beş aydır sonuç vermeyen bir yöntemin bundan sonra nasıl başarılı olacağının anlaşılmasının güç olduğunu belirtti. Uzmanlara göre Washington’ın temel sorunu, askerî operasyonlarla İran’ın kapasitesini aşındırmasına rağmen Tahran’ın siyasi iradesini kıramaması. İran yönetiminin Hürmüz Boğazı üzerindeki baskıyı pazarlık kozu olarak kullanması, ABD’nin askerî üstünlüğünü diplomatik sonuca çevirmesini zorlaştırıyor.

Petrol güvenliği uzun süreli krizin merkezinde

Washington merkezli Orta Doğu Enstitüsü’nün Körfez ekonomileri uzmanı Karen Young, savaşın henüz başlangıç aşamasında olabileceğini ve bölgenin uzun süreli çalkantılara hazırlanması gerektiğini söyledi. Young’a göre özellikle petrol arzının güvence altına alınması hayati önem taşıyor; çünkü çatışmanın ani ve kolay bir çözümü bulunmuyor. İran’da bir siyasi geçiş yaşanması halinde bile bunun bölgede istikrar yaratmak yerine yeni güç mücadelelerini ve daha derin bir belirsizliği tetikleyebileceği değerlendiriliyor.

Orta Doğu Enstitüsü uzmanlarından Alex Vatanka da mevcut durumu “herkesin kaybettiği bir denklem” olarak nitelendiriyor. Ne ABD’nin ne de İran’ın uzun süreli bir savaştan stratejik kazanç sağlayabileceğini belirten uzmanlar, çatışmaların sürmesinin Tahran’ın askerî ve ekonomik kapasitesini tüketirken Washington’ın da kaynaklarını, bölgedeki ittifaklarını ve iç kamuoyu desteğini aşındırdığına dikkat çekiyor. Körfez’deki ülkeler ise İran’a yönelik daha ağır saldırıların enerji tesislerine karşı geniş çaplı misillemeye yol açmasından endişe ediyor.

Amerikalıların çoğu savaşa karşı

Savaşın Trump yönetimi açısından en büyük sorunlarından biri de Amerikan kamuoyunda giderek güçlenen karşıtlık. Nate Silver’ın anket ortalamasına göre Amerikalıların yüzde 58,3’ü savaşa karşı çıkarken destekleyenlerin oranı yüzde 37,4 seviyesinde kaldı; farklı güncellemelerde destek oranının yüzde 33,8’e kadar gerilediği görüldü. Reuters/Ipsos araştırması da yalnızca her üç Amerikalıdan birinin savaşı desteklediğini ve halkın büyük bölümünün Trump’ın operasyonun amaçlarını açıkça anlatamadığını düşündüğünü ortaya koydu.

Kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimlerine dört aydan daha az süre kalırken, İran savaşı Cumhuriyetçiler için ciddi bir siyasi riske dönüşmüş durumda. İktidardaki partilerin ara seçimlerde tarihsel olarak oy ve sandalye kaybetmesi, Trump’ın Kongre’deki çoğunluğunu yitirme ihtimalini güçlendiriyor. Benzin fiyatlarındaki artış, Amerikan askerlerinin kaybı ve savaşın hedeflerine yönelik belirsizlik, dış politikadaki krizi doğrudan seçmenin gündelik ekonomik kaygılarıyla birleştiriyor. Senato’da savaş yetkilerini sınırlandırmayı amaçlayan karar tasarısının 49’a karşı 50 oyla kıl payı reddedilmesi de Kongre’deki rahatsızlığın ulaştığı boyutu gösterdi.

Trump yönetimi, İran’a karşı askerî baskıyı artırma tehdidini korurken diplomatik çıkış arayışından da vazgeçmiş değil. Nitekim 2 Ağustos’ta yaşanan son gelişmede Trump, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılması ve İran’ın nükleer tehdidinin ortadan kaldırılması temelinde bir anlaşmanın ana hatlarında ilerleme sağlandığını belirterek planlanan yeni Amerikan saldırılarını beklemeye aldığını duyurdu. Ancak İran’ın anlaşmaya ilişkin kesin ve bağlayıcı tutumu henüz açıklanmazken, beş ay önce “birkaç haftada bitecek” denilen savaşın bugün geldiği nokta Washington’daki tabloyu özetliyor: Trump zafer ilan etmek istiyor, fakat savaş ona hâlâ güvenli bir çıkış kapısı göstermiyor.

What to Watch

AI outlook — possibilities, not facts

  • Trump yönetimi, Hürmüz Boğazı'nın açılması ve İran'ın nükleer tehdidinin ortadan kaldırılması temelinde bir anlaşma için diplomatik çabalarını sürdürecek.

    Likely · Within weeks

  • İran'ın son anlaşmaya ilişkin kesin ve bağlayıcı tutumu önümüzdeki dönemde açıklanacak.

    Likely · Within days

Open Questions

  • İran'ın son anlaşmaya ilişkin kesin ve bağlayıcı tutumu ne olacak?
  • ABD, İran'ın siyasi iradesini kırmak için yeni bir strateji geliştirecek mi?
  • Yaklaşan ara seçimler ABD'nin İran politikasını nasıl etkileyecek?

Related Topics

This article was originally published by Habertürk Dünya.

Related Stories

More on this topictrump