Türk Toraks Derneği: Türkiye'de Hantavirüs salgını riski yok
Quick Look
- Türk Toraks Derneği yetkilisi Nursel Türkoğlu Selçuk, Türkiye'de Hantavirüs salgını riski olmadığını belirtti.
- Virüsün genellikle kemirgen idrarıyla bulaştığını ve insandan insana geçişinin nadir olduğunu vurguladı.
- Selçuk, hijyen ve doğru gıda saklama yöntemleriyle korunmanın mümkün olduğunu söyledi.
AI-generated summary
Why It Matters
Türk Toraks Derneği yetkilisi Nursel Türkoğlu Selçuk, Türkiye'deki Hantavirüs durumunu değerlendirdi. Daha önce Türkiye'de Puumala ve Dobrava tiplerinin görüldüğü, bu tiplerin insandan insana bulaşmadığı belirtildi. Hastalık genellikle kemirgen idrarı ile bulaşan tozların solunmasıyla ortaya çıkıyor.
Cumhuriyet’e konuşan Türk Toraks Derneği Solunum Sistemi Enfeksiyonları Çalışma Grubu Başkanı Nursel Türkoğlu Selçuk Türkiye’deki son durumu, virüsün bulaş yollarını ve hayati önem taşıyan korunma yöntemlerini anlattı.
''SALGIN SÖZ KONUSU DEĞİL''
Türkiye’de şu anda bir salgın riskinin söz konusu olmadığını belirten Selçuk, “Ülkemizde özellikle kırsal ve ormanlık bölgelerden 2009-2025 yılları arasında dönem dönem vakalar görülmüş olsa da salgın riski şu an yok” dedi. Türkiye’de daha önce tespit edilen Hantavirüs tiplerinin Puumala ve Dobrava tipi olduğunu aktaran Selçuk, “Bu tiplerin insandan insana bulaşı bildirilmemiştir ve daha çok böbrek tutulumu ile karşımıza çıkmakta” diye ekledi.
''DESTEK TEDAVİSİ HAYATİ ÖNEMDE''
Şüpheli temas varlığında gribal şikayetlerden sonra devam eden karın ağrısı, bulantı ve kusmanın eşlik etmesi, ateşli dönemi takiben başlayan nefes darlığı, idrar miktarında azalma gibi şikayetler varlığında hastaneye başvurulması gerektiğine dikkat çeken Selçuk erken teşhisin önemine değinerek “Tedavi tamamen destek tedavisi. Bu anlamda şüpheli temas varlığında olası tanıyı düşünmek ve hızlıca destek tedavisi vermek hayat kurtarıcı” diye konuştu. “Hastalık esas olarak kemirgenlerin idrar ve diğer vücut sıvıları ile bulaş olan tozların havaya karışması ve bu bulaş olan tozların solunması ile ortaya çıkar” diyen Selçuk, “Kemirgenlerin ısırması ile hastalık bulaşı daha nadirdir” ifadelerini kullandı. Andes tipinin insandan insana geçiş özelliği bulunsa da bu durumun çok nadir gerçekleştiğini ifade eden Selçuk, “COVID-19 veya grip gibi havada asılı kalarak kolayca ve hızla kitlelere bulaş bildirilmemiştir” dedi.
''GIDALAR HAVA GEÇİRMEYEN KAPLARDA SAKLANMALI''
Hastalıktan korunmada hijyenin önemine vurgu yapan Selçuk, “Solunum yolu ile bulaşan her hastalıkta olduğu gibi hijyen ve kişisel korunma ekipmanlar bulaşı önlemekte. Özellikle uzun süre kapalı kalmış yazlıklar, depolar veya bodrum katları temizlenirken ortamın havalanması, bahsi geçen ortamların temizliği esnasında maske kullanmak, ortamı kuru değil de ıslatarak süpürmek, sürekli havalandırma, bulaş ihtimali olan yüzeylerle temas sonrası ellerin yıkanması oldukça önemli ve koruyucu” diye ekledi. Kırsalda yaşayan veya tarımla uğraşan yurttaşların kemirgenlerle mücadelede ve gıda saklama koşullarında dikkat etmesi gereken altın kurallara değinen Selçuk “Gıdaları hava geçirmeyen kaplarda saklamak, yerden yüksek yerlere koymak uygun olur. Ev, depo, ahır gibi yerlerde açık giriş yerleri bırakmamak, çevre temizliğinin sağlanması koruyucu yöntemler olabilir” dedi.
Open Questions
- Hantavirüsün Türkiye'de görülen spesifik alt tipleri ve bunların yaygınlığı nedir?
- Hantavirüsün neden olduğu böbrek tutulumunun ciddiyeti ve tedavi süreci hakkında daha fazla detay.
- Kemirgenlerle mücadelede alınacak ek önlemler nelerdir?
- Hantavirüsün solunum yoluyla bulaşma riskinin COVID-19 veya grip ile karşılaştırılması.






