
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, İzmir'deki bir akaryakıt istasyonunda yanlış yakıt konulması nedeniyle zarar gören bir sürücünün davaını inceledi ve yerel mahkemenin sadece istasyona yönelik kararını bozup, ana dağıtıcı şirketin de bayi ile birlikte ortak sorumlu olduğunu belirtti.
AI-generated summary
2022 yılında İzmir'de bir akaryakıt istasyonunda yanlış yakıt konulması sonucu bir araçta 59 bin liralık tamir zararı oluştu ve araç sahibi yasal haklarını aramaya başladı.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sürücülerin sık sık yaşadığı, depoya yanlış yakın konulmasından kaynaklanan anlaşmazlıklar için kararını verdi.
Yüksek Mahkeme, İzmir'de bir akaryakıt istasyonunun depoya yanlış yakıt doldurmasının ardından başlayan yasal anlaşmazlığı irledi.
Dava dosyasına göre, 2022 yılında araç sahibi yanlış yakıt konulması üzerine İzmir'de yasal haklarını aramaya başladı. Sürücü, aracında 59 bin liralık tamir zararı oluştuğunu ileri sürerek dava açtı. Sürücü davayı kazandı ancak istasyona yakıt temin eden ana dağıtıcı şirket, kararlara itiraz etti. Yerel mahkeme itirazı haklı buldu ve yanlış yakıttan ana dağıtıcıya değil istasyona yönelik dava açılmasını gerektiğine hükmetti.
YANLIŞ YAKITTAN ANA BAYİ DE SORUMLU
Dosya Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz edilince, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, dosyayı ayrıntılı ele aldı. Daire, Resmi Gazete'de 1 Eylül 2026 tarihinde yayınlanan kararına göre, yerel mahkemenin kararını hatalı buldu. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kararına göre, ayıplı hizmetten bayi kadar ana dağıtıcı da sorumlu, Tüketici haklarıyla ilgili yasaya gönderme yapan Daire, “Davacının ve bayinin ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zarardan ortak sorumlu olduğu” kararına vardı, yerel mahkemenin kararını bozdu ve temyiz talebini haklı buldu.
Karar, yanlış yakıt gibi sorunlar nedeniyle zarara uğrayan sürücülerin hem istasyonu hem de bu istasyona yakıt sağlayan ana dağıtıcıyı sorumlu tutacağı anlamına geliyor.
AI outlook — possibilities, not facts
Benzer yanlış yakıt davalarında tüketiciler hem istasyonu hem de ana dağıtıcıyı sorumlu tutmaya başlayabilir.
Likely · Within months

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Deniz Göktaş'ın sanal medya platformlarında yayınladığı videolarda suç unsuru bulunduğundan soruşturma başlattı. Göktaş, 3 Temmuz'da 'Cumhurbaşkanına hakaret' ve 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlarıyla tutuklandı ancak avukatların itirazı üzerine tahliye edildi. 28 Ağustos'ta tahliye oldu ancak hemen 'suçu ve suçluyu övme' suçundan yeniden tutuklandı. 31 Ağustos'ta ise önceki tahliye kararı savcılık itirazıyla geri alındı ve aynı suçlamalardan yeniden tutuklanmasına karar verildi.

Komedyen Deniz Göktaş, 'Cumhurbaşkanına hakaret' ve 'Halkın kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamalarıyla ilgili tahliye kararı itiraz edilerek yeniden tutuklandı. İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği, gösterisinde söylediği 'suçu ve suçluyu övme' ifadeleri nedeniyle tutuklama kararı verdi ve kaçma, delilleri karartma şüphesi gerekçelerini gösterdi.

Gazeteci Kemal Öztürk, Suriye'deki Arap Alevilerini hedefleyen bir TV yayını nedeniyle Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma kapsamında gözaltına alındı ve beyanı alındı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, 1 Eylül tarihinde SEGBİS üzerinden mevcutlu olarak hazır edilmesi için talimat yazdı.

Diyarbakır Başsavcılığı, 'Şeytantepe' belgeseliyle Narin Güran davasıyla ilgili soruşturma ve kovuşturma süreçlerini itibarsızlaştırma iddiasıyla MASAK'a başvurdu ve 31 şüpheli kişinin finansal hareketlerinin tespiti talep edildi. Narin Güran'ın 21 Ağustos 2024'te kaybolup 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresi'nde cansız bulunmasıyla başlayan davada, anne, ağabey ve amcaya ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 'nitelikli kasten öldürmeye yardım' suçundan 17 yıl hapis cezası verilmişti.

Deniz Göktaş, önceki tutukluluğuna itiraz sonrası tahliye edilip SEGBİS tarafından sulh ceza hakimliğine çıkarıldı, ancak 'basın yayın yolu ile suçu ve suçluyu övme' suçlamasıyla yeniden tutuklandı. Göktaş, 'Ölü Deniz' stand-up gösterisi nedeniyle Cumhurbaşkanına hakaret ve dini değerleri aşağılama suçlamalarıyla daha önce tutuklanmıştı.
AHBAP Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında, İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi derneğin yönetimine kayyım atadı ve tüm faaliyetlerini dava sonuçlanana kadar durdurdu.