
Geleneksel alkol tüketiminden uzaklaşan gençler, sosyal kaygılarını hafifletmek için yasa dışı yollarla temin ettikleri reçeteli ilaçlara yöneliyor.
AI-generated summary
Gençler arasında alkol tüketimi azalırken, anksiyete ve benzeri rahatsızlıklar için kullanılan ilaçların kötüye kullanımı artmaktadır.
Geleneksel alkol tüketiminden giderek uzaklaşan ve "alkolsüz nesil" olarak anılmaya başlanan Z kuşağı, sosyal ortamlarda yaşadıkları kaygı ve baskıyı hafifletmek için tehlikeli bir yola başvuruyor. Dünyanın dört bir yanında binlerce genç, özellikle anksiyete, epilepsi ve kalp rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılan reçeteli ilaçları internet üzerinden yasa dışı yollarla temin ederek sosyalleşme aracı olarak kullanıyor.
"ONSUZ EVDEN ÇIKAMIYORUM"
Sosyal medyada yayılan ve "sağlığa daha az zararlı alternatif" gibi sunulan bu maddeler, gençlerin kısa sürede bağımlı hale gelmesine yol açıyor. Sosyal ortamlarda daha rahat hissetmek amacıyla reçeteli bir ilaç ile beta blokeri birlikte kullanmaya başlayan 20 yaşındaki Çinli bir üniversite öğrencisi, sürecin ulaştığı noktayı "Onsuz evden çıkamıyorum" sözleriyle özetliyor. Yüksek dozlarda sarhoşluk hissiyatına benzer bir tablo yaratan bu ilaçlar, gençlerin günlük yaşamlarının vazgeçilmez bir parçası haline geliyor.
"TEMİZ VE GÜVENLİ ALTERNATİF" İLLÜZYONU
Bağımlılık araştırmacıları, gençlerin bu maddeleri alkole kıyasla kalori aldırmayan, karaciğere ve kalbe zarar vermeyen "daha temiz" seçenekler olarak görmesinin büyük bir yanılgı olduğunu vurguluyor. İngiltere Teesside Üniversitesi’nden bağımlılık araştırmacısı Liam Knowles, bu durumun tamamen sahte bir güvenlik duygusu yarattığına dikkat çekerek, internetten kontrolsüzce alınan maddelerin içeriğinin belirsiz olmasının aşırı doz ve ölüm riskini katladığını belirtiyor.
KÜRESEL KÜÇÜLME VE KAYGI ARTIŞI
Araştırmalar, 10-24 yaş arası gençlerde küresel kaygı bozukluğu vakalarının son on yıllarda ciddi oranda arttığını gösteriyor. Öte yandan gençlerin alkol alışkanlıklarındaki değişim, küresel alkol pazarında milyarlarca dolarlık değer kayıplarına yol açarken, oluşan boşluğu karaborsada satılan reçeteli ilaçlar dolduruyor. Türkiye'de de yeşil reçeteye tabi olan ve kötüye kullanımı dünya genelinde hızla artan bu ilaçlar için Çin ve Hindistan gibi ülkeler denetimleri sıkılaştırmaya başladı.
ANİ BIRAKMALARDA İNTİHAR RİSKİ
King's College London'dan Psikolog Prof. Emily Jones, tıbbi gözetim olmadan kullanılan bu tür ilaçların psikolojik dayanıklılığı yok ettiğine işaret ediyor. Bireylerin ilaç almadan sosyalleşemeyeceklerine inanmasının ağır bir bağımlılık döngüsü yarattığını ifade eden uzmanlar; ilaca erişim kesildiğinde şiddetli depresyon, uykusuzluk, yoğun anksiyete ve intihar düşüncelerinin ortaya çıktığı konusunda uyarıyor.

Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ayşe Akman, kalıcı oje ve protez tırnak uygulamalarında kullanılan UV cihazlarının erken yaşlanmaya ve kanser riskine yol açabileceğini belirtti. Ayrıca kimyasal içeriklerin alerjik reaksiyon riski taşıdığı konusunda uyarılarda bulundu.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde Bundibugyo virüsü kaynaklı Ebola salgını, 4.945 vaka ve 2.325 ölümle rekor hızda büyüyor. Onaylı aşı veya tedavisi bulunmayan salgında, yanlış bilgi ve toplumsal direnç müdahaleyi zorlaştırıyor.
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde deniz suyu analizlerinin ardından Kestanelik Aile Çay Bahçesi ile Karpuzdere mevkisi arasındaki bölgede denize girmek yasaklandı.
Trakya Üniversitesi'nden Prof. Dr. Servet Altay, yaz döneminde artan uzun yolculuklarda hareketsizliğin derin ven trombozu ve akciğer embolisi riskini tetikleyebileceğini belirtti. Özellikle risk grubundakilerin su tüketimine dikkat etmesi gerektiği vurgulandı.

Yunanistan'da Batı Nil virüsü vakaları Doğu Attika'da yoğunlaşırken, EODY risk grubundakileri tedbirli olmaya çağırdı. Uzmanlar artışın kesin nedeninin henüz belirlenemediğini bildirdi.

Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, yaz aylarında artan sıcaklıklar ve terlemenin böbrek sağlığı üzerindeki risklerine dikkat çekerek sıvı dengesi, tansiyon takibi ve ilaç kullanımı gibi konularda 8 önemli uyarıda bulundu.