Son Dakika
ARإيبسويتش تاون يتعاقد مع عبد الفتاح إيساهاكو بـ 20 مليون جنيه إسترلينيTRABD ve İran Arasındaki Gerilim Tırmanıyor: Trump'tan Yeni Tehditler, İran'dan KarşılıkDEChinas neue KI-Modelle: Kimi K3 alarmiert SicherheitspolitikerTRÖğrenciye şiddet uygulayan öğretmen tutuklandıTRBM Genel Sekreteri Guterres Suriye'yi Ziyaret EdecekITRahul Gandhi e altri oppositori fermati dopo proteste a New DelhiDEDeutsche Bahn plant bundesweites Alkoholverbot an BahnhöfenDEKretschmer fordert Tempo von Bundesregierung und offene Gespräche in OstdeutschlandARمصر تتفاوض على عقود غاز مسال بمليارات الدولارات لتأمين احتياجاتهاRUБеспорядки в Болонье после смерти иммигранта при задержании полициейARإيبسويتش تاون يتعاقد مع عبد الفتاح إيساهاكو بـ 20 مليون جنيه إسترلينيTRABD ve İran Arasındaki Gerilim Tırmanıyor: Trump'tan Yeni Tehditler, İran'dan KarşılıkDEChinas neue KI-Modelle: Kimi K3 alarmiert SicherheitspolitikerTRÖğrenciye şiddet uygulayan öğretmen tutuklandıTRBM Genel Sekreteri Guterres Suriye'yi Ziyaret EdecekITRahul Gandhi e altri oppositori fermati dopo proteste a New DelhiDEDeutsche Bahn plant bundesweites Alkoholverbot an BahnhöfenDEKretschmer fordert Tempo von Bundesregierung und offene Gespräche in OstdeutschlandARمصر تتفاوض على عقود غاز مسال بمليارات الدولارات لتأمين احتياجاتهاRUБеспорядки в Болонье после смерти иммигранта при задержании полицией
Newsgather
GeriFare Kulağı Kemirdi: Bir Vasiyet
Fare Kulağı Kemirdi: Bir Vasiyet
Siyaset
Cumhuriyet25.04.2026Siyaset4 dk okumaTürkiye

Fare Kulağı Kemirdi: Bir Vasiyet

Cem Aziz Çakmak ve Kumpas Günlerinin Almanağı

Hızlı Bakış

  • Bu yazı, FETÖ'nün Türk devletine sızma sürecini, bu örgütle mücadele eden gazetecilerin ve askerlerin hedef alınmasını ve Balyoz kumpası sonucu hapse atılan ve ardından hayatını kaybeden Tuğamiral Cem Aziz Çakmak'ın hikâyesini anlatıyor.
  • Yazar Çağdaş Bayraktar, yaşadıklarını bir vasiyet olarak kaleme aldığını belirtiyor.

Yapay zekâ özeti

Yazı boyutu

Devletler sadece cephelerde savaşmazlar. Düşman da her zaman karşımıza gerçekte ait olduğu üniforma ve rütbeyle çıkmaz. Türkçe konuşan, Türkiye'ye dahilmiş gibi davaran, aslında dersine iyi çalışmış/çalıştırılmış provokatör bir ajan olabilir yanımızda görünen. Ergenekon, Balyoz kumpaslarının ortaya koyduğu FETÖ gerçeğinde, acı bir biçimde deneyimlediğimiz gibi.

“İMAM-SUBAY” 22 Ocak 1993. Uğur Mumcu, Cumhuriyet'teki köşesinde imam hatip okullarını bitirenlerin harp okullarına girişini engelleyen yasada tasarlanan değişikliği eleştirmiş; imam ve hatip olarak yetiştirilenlerin emniyet müdürü, hâkim, savcı, kaymakam olabilmesinin önündeki bariyerlerin kaldırılmasındaki tehlikeye işaret etmişti. “Bu yasa tasarısı TBMM'den geçerse camilere ve okullara sokulan dinsel siyaset kışlalara da sokulmuş olacak”, diyordu. Soruyordu: “Bu uzun vadeli eğitim ve bürokratik yerleşim projesini kimler planlıyor? İmam-hatip liselerini bitirenler neden ilahiyat fakülteleri ve İslam Enstitülerine gitmiyorlar da ille de kaymakam, vali, savcı, yargıç ve subay olmak istiyorlar? Madem buradaki öğrenciler din adamı olarak çalışmayacaksa bu kadar çok imam-hatip neden açılıyor? Neden yetiştikleri alanlar dışındaki işlerde görevlendiriliyor?”

Yazıdan iki gün sonra öldürüldü.

Ahmet Taner Kışlalı, Fethullah Gülen'in gerçek yüzünü sorguluyordu: Devletin güvenlik birimlerinin Gülen hakkında hazırladığı raporlar yanlış mıydı, neden kimse bunları dikkate almıyordu? Daha sonra iyice ünlenecek Batı Çalışma Grubu raporu; 80 ilin valisinin 30'unun Fethullahçı olduğunu, okulların 40 bin öğrenci barındırdığını, öğrenci başına da 650 dolar harcama yapıldığını yazıyordu. Bugün “FETÖ mensubu” denen Fethullahçıların, siyasal İslamcılar içinde en tehlikelisi olduğu vurgulanıyordu. Kışlalı, uykudayken farenin kemirdiği kulağın yerinde ertesi gün kan bulunacağını hatırlattı. O da Mumcu gibi katledildi.

Sırada Fethullahçıların sadece bir cemaat olmadığını; uluslararası bağlantılı, ekonomik kaynakları ve eğitim kurumlarıyla Türkiye için en tehlikeli tehdit odağı olduğunu yazan Necip Hablemitoğlu vardı. “Fethullah Gülen kadar cesur olmadıkça daha çok Uğur Mumcular, Ahmet Taner Kışlalılar aramızdan yitip gidecekler”, demişti.

FARE KULAĞI KEMİRDİ

Kışlalı'nın dediği oldu: Koskoca bir ülke uykuya geçirildi, fare kulağı kemirdi; yeri kanıyor. Hablemitoğlu'nun dediği oldu: Kendisi de suikastla katledildi. Mumcu'nun dediği oldu: Sarıp sarmalanan imam-hatiplerde, FETÖ'nün yurtlarında, okullarında yetişenler; hâkim, savcı, subay, vali, kaymakam oldu. Türk ulusunun tarihine, kimliğine, antiemperyalist varlığına, Atatürk'e ve kurucu değerlere, cumhuriyete, orduya örgütlü ve sistemli bir biçimde saldırdılar. Bu saldırıların adına da Türk milletinin varlığına kastedildiğini itiraf edercesine “Ergenekon” dediler.

Türkler “ordu-millet”ti. Ordusuna gönülden bağlı Türk ulusunu yok etmek için önce TSK hedefe kondu. Tezgahlanan kumpasta el yükseltiyorlardı: çöp adamlı krokiler, sahte tanıklar, ihbarlar, onur zedeleyici yazılım komploları, karşıdan yüklenmiş dosyalar, korkunç iftiralar…

15 Temmuz girişimiyle lanetleninceye kadar Fetöcüler; Ergenekon sürecinde tutuklanan, aslında esir alınan vatansever, onurlu Türk subaylarının hayatlarını çaldılar, onları hastalıklarla yıprattılar, öldürdüler. Ali Tatar gibi gencecik şerefli bir albayı intihara sürüklediler. Sıradaki komplonun adı Balyoz'du. Bu kumpasta üniformalarıyla tutuklanan ilk amiraller Cem Aziz Çakmak ve Cem Gürdeniz'di. Vatansever, lider ruhlu, çalışkan Atatürk'ün askerleri yine teker teker tutuklanıyordu.

DONANMANIN KUTUP YILDIZI

Tuğamiral Cem Aziz Çakmak iki kez tutuklandı. 23 Şubat 2010'da tutuklandı, aylar sonra serbest bırakıldı. 11 Şubat 2011'de yeniden tutuklandı. 18 yıl hapis cezası aldı. Cezaevinde akciğer kanseri oldu. 31 Mart 2015'te beraat etti. Geciken beraati, tutsak amiralin hastalığını ağırlaştırmıştı. Beraatinden sadece 3 ay sonra vefat etti. Donanmanın Kutup Yıldızı hayatını kaybettiğinde 52 yaşındaydı.

FETÖCÜ HAKİM VE SAVCI

Onu tutuklayan Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi Ömer Diken, “silahlı terör örgütü yani FETÖ üyesi olmak” suçuyla 13 yıl, 4 ay hapis cezasına çarptırılırken, 'Amirallere suikast' ve 'Balyoz' kumpaslarının savcısı Süleyman Pehlivan'a da aynı şekilde FETÖ üyeliğinden 13 yıl, 6 ay hapis cezası verildi.

GEÇ GELEN “BERAAT” ADALET Mİ?

Cem Amiral, mahkeme salonunda onu duvar gibi dinleyen FETÖ'cülere haykırdı: “Atatürkçü kimliğimiz, karada terörle mücadele ettiğimiz, denizde küresel güçlerin oyunlarını bozduğumuz için buradayız. Hainlik ve ihanetin odağı olan ve dış mihraklara uşaklık eden şerefsizlere sesleniyorum. Bu salondaki koltuklara oturacaksınız ve vatana ihanetten yargılanacaksınız! Bundan kaçışınız asla mümkün değil!”

Bazıları 15 Temmuz sonrası yargılandı. Henüz yargıya yolu düşmeyenler için de bunun bir öngörü olduğuna inancımız tam.

“Ulusalcı dalga aşılacak.” demişti Fethullan Gülen. Beyin yıkayan okullarda, yurtlarda yetiştirilmiş; orduya, yargıya ve kolluk güçlerine, siyasetin ve toplumun bütün etkin katmanlarına yerleştirilmiş FETÖ'cülerin tekmili birden saldırdığı halde bir tek onun dediği olmadı. Vatanseverler aşılamazdı çünkü. Denediler ama ne Cem Amiral'i ne de bu süreçte hapislerde çürütmeye çalıştıkları diğer büyük değerleri duruşlarından, savunduklarından vazgeçirebildiler.

Cem Amiral'i kahreden bunlara maruz kalmak değildi yalnızca. Bunlar olurken sessiz kalanların korkaklığını asla affetmedi. Hablemitoğlu'nun dediği gibi FETÖ'cüler kadar cesur olmayanları…

VE DENİZ KÖPÜRDÜ

Acısı dinmeyecek kumpas günlerini, utanç duruşmalarını yerinde, olayların içinde an be an izleyen birkaç gazeteciden biriydi Çağdaş Bayraktar. Siyasi ve toplumsal tarihimizin en karanlık süreçlerinden birine, savlarına göre “kandırılmışların”, hiç kandırılmayanlara kurulacak tuzaklara ortam sağladığı, örtülü bir işgal altında yaşanan olaylara tanıklık etmiş, adeta o günlerin almanağı haline gelmişti.

Bir söz vermişti Geleceğin Donanma Komutanı'na, Donanmanın Kutup Yıldızı'na: O'na ve onun nezdinde Türk ulusuna, Mustafa Kemal'in askerlerinin yaşadıklarını bir kitapla anlatmaya…

Bu bir kitap değil, bir vasiyet. Hapishaneleri de vatana dahil gören, emperyalizmin hedefine konan, başarıları cezalandırılan, potansiyeli engellenmek istenen bir Türk amiralinin vasiyeti.

İlgili Konular

Bu haber ilk olarak şurada yayınlandı: Cumhuriyet.

İlgili Haberler

Kremlin Sözcüsü Peskov: NATO askerlerinin Ukrayna'ya konuşlandırılması kabul edilemez
Gelişiyor·42 dakika önce

Kremlin Sözcüsü Peskov: NATO askerlerinin Ukrayna'ya konuşlandırılması kabul edilemez

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, NATO askerlerinin Ukrayna'ya konuşlandırılmasını kabul edilemez bulduğunu ve özel askeri operasyonun amacının bu olduğunu belirtti. Peskov ayrıca İngiltere ile ikili ilişkilerde iyileşme umudu olmadığını, Hindistan'a Ukrayna pozisyonunu izah ettiklerini ve Wildberries'e yapılan saldırının Kiev'in terörist özünü gösterdiğini ifade etti.

Habertürk Dünya
2 dk okuma
Bu konuda daha fazlafetö