Última hora
ESMarlaska: "No podemos ser optimistas" ante los incendios de Ávila y MadridESEspaña declara emergencia nacional por incendios en Madrid y Castilla y LeónESEl PP pide al juez que prohíba a la cúpula de la Guardia Civil mandar sobre la UCO en el 'caso Leire Díez'ESLa Generalitat solicita al Tribunal de Cuentas aplicar la amnistía a líderes independentistasESAvances constructivos en la tercera ronda de negociaciones del T-MEC entre México y Estados UnidosESLa Fiscalía Anticorrupción pide nueva tasación de las joyas de Zapatero para evitar prescripciónESZapatero niega las acusaciones en el caso Plus Ultra pero no explica el conocimiento privilegiado de su socioESIrene Rosales rompe su silencio tras el segundo ictus de Kiko RiveraESIncendio en granja avícola de Fortín de las Flores calcinó 30 mil pollosESRechazo a la financiación de fármacos para el Alzheimer genera frustración en pacientes y familiasESMarlaska: "No podemos ser optimistas" ante los incendios de Ávila y MadridESEspaña declara emergencia nacional por incendios en Madrid y Castilla y LeónESEl PP pide al juez que prohíba a la cúpula de la Guardia Civil mandar sobre la UCO en el 'caso Leire Díez'ESLa Generalitat solicita al Tribunal de Cuentas aplicar la amnistía a líderes independentistasESAvances constructivos en la tercera ronda de negociaciones del T-MEC entre México y Estados UnidosESLa Fiscalía Anticorrupción pide nueva tasación de las joyas de Zapatero para evitar prescripciónESZapatero niega las acusaciones en el caso Plus Ultra pero no explica el conocimiento privilegiado de su socioESIrene Rosales rompe su silencio tras el segundo ictus de Kiko RiveraESIncendio en granja avícola de Fortín de las Flores calcinó 30 mil pollosESRechazo a la financiación de fármacos para el Alzheimer genera frustración en pacientes y familias
Newsgather
Atrásİstanbul'da Dünyanın En Derin İkinci Tarımsal Üretim Merkezi
İstanbul'da Dünyanın En Derin İkinci Tarımsal Üretim Merkezi
Tecnología
Habertürk Gündem25/4/2026Tecnología4 min de lecturaTürkiye

İstanbul'da Dünyanın En Derin İkinci Tarımsal Üretim Merkezi

Kağıthane'de 30 metre derinlikte topraksız tarım yapılıyor

En resumen

  • İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama Merkezi, Kağıthane'de 30 metre derinlikte faaliyet gösteriyor.
  • Dünyanın en derin ikinci tarımsal üretim merkezi olan tesiste, hidroponik yöntemle 120 farklı bitki türü yetiştiriliyor.
  • 300 metrekare alanda 20 bin metrekare tarlaya eşdeğer üretim yapılırken, su tasarrufu yüzde 99,6 seviyesinde.

Resumen generado por IA

Tamaño de fuente

İstanbul'da, İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne bağlı olan İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama Merkezi, Kağıthane'deki bir kültür merkezinin eksi 8'inci katında ve 30 metre altında tarım faaliyeti gerçekleştiriyor. Dünyanın en derin ikinci tarımsal üretim merkezi olma özelliği taşıyan merkezde, topraksız tarım yöntemiyle 120 farklı bitki türü üretilebiliyor. İstanbullulara taze ve sağlıklı sebze yetiştirmek için çalışma yürütülen merkez, şimdilerde her gün taze ve zirai ilaçsız çilek üretimi yapılabilecek yeni projesini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Projeye ilişkin konuşan İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama Merkezi Proje Koordinatörü ziraat yüksek mühendisi Hakan Aşan, merkezde 2022'den itibaren yaklaşık 120 farklı bitki çeşidi üzerine AR-GE çalışması yaptıklarını söyledi. Bunların yetiştirilmesi için gerekli optimum parametreleri belirleyip bir katalog haline getirdiklerini belirten Aşan, bu katalogları işe yatırım yapmak isteyen vatandaşlar, paydaşlar ve yatırımcılarla paylaştıklarını dile getirdi. Aşan, tesiste toprak kullanmadan, hidroponik su kültürü yöntemiyle üretim yaptıklarını kaydederek, "Güneş ışığı yerine geçen bitki büyütme ışıklarımız var. Biz burada tüm parametreleri bitkinin istediği şekilde organize edip hızlı bir şekilde sağlıklı, besin değeri yüksek, pestisit içermeyen, yani zirai bitki koruma ürünü içermeyen, kalıntı içermeyen ürünler üretiyoruz. Bu üretimi İstanbul'un merkezinde, göbeğinde yapabiliyoruz" diye konuştu. Burada üretilen ürünlerin piyasaya arz edildiğini, market, restoran ve otellere gönderildiğini aktaran Aşan, şunları kaydetti: "Bu yaptığımız üretim metodunun birçok avantajı var. Birincisi, pestisit içermiyor, kontrollü ortam olduğu için zirai ilaç kullanmıyoruz. İkincisi, taze ve besin değeri yüksek ürünleri şehrin merkezinde lojistik maliyeti olmaksızın üretebiliyoruz. Yani siz bir yeşilliği Antalya'da üretip İstanbul'a sevk etmenize gerek kalmadan, kent tarımı kapsamında İstanbul'da yapabiliyorsunuz. Daha az su kullanıyoruz. Tarlada 1 kilogram marulu yetiştirmek için 250 litre su harcanıyor. Tam otomasyon seralarda bu 20 litreye düşüyor. Bizim kullandığımız su, sirküle ettiğimiz sistemlerde 1 litreye düşüyor. Yani 1 kilogram ürünü 250'de 1 oranında su kullanarak üretebiliyoruz. Bu da yüzde 99,6 su tasarrufu sağlıyor." Aşan, tesiste 3 üretim ünitesi ve 1 fide odası bulunduğunu belirterek, "Burada toplam 300 metrekare alanda, 20 bin metrekare tarlada yapılan üretime eş değer üretim yapıyoruz. 300 metrekare ile 20 bin metrekareyi karşılaştırdığımızda ciddi bir verimlilik avantajımız oluyor. Bunu sağlayan, katlı ve dikey alanlar kullanmamız sayesinde birim alandan maksimum verim elde etmemizdir. İklimi kontrol edebiliyor, 12 ay boyunca üretim yapabiliyoruz. Ticari olarak 365 gün tarımda normalde veremeyeceğiniz taahhütleri verme şansı sağlıyor. Yani belirli bir dönemde belirli miktarda ürünü üretip sevk etme taahhüdü verebiliyorsunuz" ifadelerini kullandı. Yapılan uygulamanın sonucunda üründen alınacak verimin baştan belli olduğuna ve iklim şartlarına bağlı olmadığına işaret eden Aşan, "Herhangi bir hastalık riski yok. Kuraklık ve dolu gibi iklimsel hiçbir riske tabi değilsiniz. Yani her şey doğru yapıldığı takdirde burada günün sonunda alacağınız verimlilik, ürün miktarı ve kalite belli. En büyük avantajlarından biri bu" dedi. Aşan, dikey tarım ile tarlada yapılan tarım arasındaki farklarla ilgili, "Tarlada birçok işçinin çalışması gerekiyor. Biz burada yaklaşık 300 metrekarelik üretim alanını 3 kişiyle idare ediyoruz. İtalyan fesleğeni ürettiğimiz ürünlerden biri. Ondan örnek vermek gerekirse, bu ürünün tarladaki üretim süresi 75 ila 90 gün. Biz burada 22 günde aynı biyokütle ve verimliliğe ulaşabiliyoruz" açıklamasında bulundu. Bitkilerin ihtiyaç duyduğu besin elementlerini ve fotosentez için gerekli olan büyüme ışıklarını ideal spektrumda verdiklerinin altını çizen Aşan, sözlerini şöyle sürdürdü: "İklimi, sıcaklığı, nemi, karbondioksiti, bütün parametreleri optimum şartlarda ayarladığımız için bitki herhangi bir stres ortamı olmaksızın hızlı bir şekilde tam potansiyeline ulaşabiliyor. Burada farklı bitki çeşitlerinde farklı parametrelerle çok sayıda deneme yapıyoruz. Besin değeri açısından en yüksek noktaya hangi deneme sonucunda eriştiğimiz, hepsi kayıt altında. Literatürde zaten her bitkinin ortalama bir verim değeri var. Biz, 'Bu verim değerine ne kadar kısa sürede ulaşırız?' diye çalışıyoruz. Yani bitki açısından fark eden bir şey yok. Besin değeri açısından daha yüksek, sağlıklı, pestisit içermiyor. Toz toprak da yok, yıkamadan yiyebiliyorsunuz. Dikey tarımda üretilen ürünler toprakta üretilen ürünlerden daha kaliteli denilebilir." Aşan, tesisin 2025'te 10 bini aşkın ziyaretçisi bulunduğunu, bunun yaklaşık 7-8 bininin öğrencilerden oluştuğunu belirterek, "Burayı ziyaret eden ve kendilerini bu alanda geliştirmek isteyenlere destek veriyoruz. TEKNOFEST'e katılan ekiplere tarım teknolojileri noktasında yardım ediyoruz. Buradan ilham alıp açılan, İstanbul'da 3-4 dikey tarım ticari tesisi var. Bu tesislerde yetiştirdiğimiz arkadaşlarımız çalışıyor" ifadelerini kullandı. Deneme yapmak amacıyla yerli ve yabancı tohumları denediklerini söyleyen Aşan, şu anda kullandıkları tohumların yaklaşık yüzde 80'inin yerli olduğunu kaydetti. Aşan, yakın zamanda çilek üretimiyle ilgili bir çalışma yapacaklarına da dikkati çekerek, "Kapalı ortamda dikey tarım yöntemiyle çilek üretimi 12 ayda olacak. Üretim kesintisiz, yüksek kalitede ve lojistik maliyeti olmaksızın direkt İstanbul'un göbeğinde yapılabilecek. AR-GE çalışmasını başlattık, yaklaşık 6 ay içerisinde de onu tamamlamayı planlıyoruz" şeklinde konuştu. Çilek üretiminde zirai ilaç kullanmayacaklarını vurgulayan Aşan, kaliteli üretim reçeteleri çıkaracaklarını sözlerine ekledi.

Temas relacionados

This article was originally published by Habertürk Gündem.

Noticias relacionadas

Más sobre este temadikey tarım