
İş yeri sahibi tarafından tuvalete kilitlenerek demir sopa ve süpürge sapıyla darp edildikleri öne sürülen iki çocuk için adli süreç başlatıldı.
AI-generated summary
İş yeri sahibinin, özel bir mesele nedeniyle iki çalışanı tuvalete kilitleyerek darp ettiği ve olayı kaydettirdiği iddia edilmektedir.
Kentte bir berber dükkanında çalışan Yusuf Eymen D., arkadaşı ile iddiaya göre işyeri sahibi tarafından üst kata çağrılarak tuvalete kilitlendi. İki çocuğu demir sopa ve tahta süpürge sapıyla darp ettiği öne sürülen iş yeri sahibinin, yaşananları başka bir çalışana cep telefonuyla kaydettirdiği de iddia edildi.
"HEM DÖVDÜ HEM VİDEO ÇEKTİRDİ"
Yaşadıklarını anlatan Yusuf Eymen D., cumartesi günü iş yeri sahibinin kendisini ve arkadaşını üst kata çağırdığını belirterek, "Bizi tuvalete kilitledi. Bir yere ayrılmayın, ben geliyorum dedi. Daha sonra aşağıdan demir sopa alıp geldi. Hiçbir şey söylemeden bizi dövmeye başladı. Gitmek istediğimizi söyledik ama izin vermedi. Tepki gösterdiğimizde başka bir çalışanı çağırıp video çektirdi. Ardından aşağıdan tahta süpürge sapı getirdi. Hem dövdü hem video çektirdi. En son süpürge sapını üzerimizde kırdı" dedi.
"DAYAKTAN SONRA BİZE TEMİZLİK YAPTIRDI"
Darbın ardından yeniden tuvalete kilitlendiklerini ileri süren D., iş yeri sahibinin bir süre sonra kapıyı açarak kendilerini aşağı gönderdiğini söyledi. D., "Bizi aşağı indirdikten sonra yarım saat, bir saat kadar temizlik yaptırdı. Sonrasında eve gönderdi. 'Dövme bizi bu kadar' dedik ama hiçbir şey dinlemedi. Demir sopayla da tahta süpürge sapıyla da dövdü. Sırtım, bacaklarım morardı. Kafamın arkasında şişlik var, dudağımın içi patladı. Doğru düzgün hareket edemiyorum. Sırtımın üzerine yatamıyorum, otururken bile ağrı çekiyorum" ifadelerini kullandı.
"OLAYIN İŞ YERİYLE HİÇBİR ALAKASI YOKTU"
Şiddete gerekçe gösterilen konunun iş yeriyle ilgisi bulunmadığını söyleyen D., "Arkadaşımla ilgili özel bir meseleydi. Dükkanla hiçbir alakası yoktu. Patronumuzun kulağına gitmiş. Bize burası elit bir yer, ismimi ayaklar altına aldırmam dedi. Kendi ismini korumak için bizi bu hale getirdi" diye konuştu.
Yusuf Eymen D.'nin annesi Seher D. ise, "Oğlumun telefonuna ulaşamadım, defalarca mesaj attım ama cevap vermedi. Eve geldiğinde bana hiçbir şey söylemedi. Sadece 'anne ben uyuyacağım' dedi. Odasına gitti, ben de arkasından gittim. Üzerini çıkardığında sırtını gördüm. O an yaşadığımı anlatamam. Bacaklarında morluklar, kafasında şişlik vardı. Hemen hastaneye götürdük. Doktorlar beyin kanamasından şüphelendi, tomografi çekildi. Bir süre daha hastanede kalmasını istediler ve yeniden tomografi çektiler. Darp raporlarımızı aldık. Ardından Çocuk Şube Müdürlüğüne giderek şikayetçi olduk" ifadelerini kullandı.
"BEN ÇOCUĞUM İÇİN ADALET İSTİYORUM"
Şüphelinin adliyeye sevk edilmesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını ileri süren anne, verilen karara tepki göstererek yetkililere seslendi. Anne D., "Şahıs mahkemeye çıkarıldı ancak kısa süre sonra serbest bırakıldığını öğrendik. Gözaltına alınması beni biraz rahatlatmıştı. Adaletin yerini bulacağını düşündüm. Ben kendi çocuğuma hiç el kaldırmamışken başkasının ona bunları yapmasını kaldıramıyorum. İki gündür evimizde yemek pişmiyor, uyku uyuyamıyoruz. Benim çocuğum acı çekerken bunu yapan kişinin serbest olması beni kahrediyor. Ben adalet istiyorum. Çocuğuma yaptıklarının karşılığını hukuk önünde vermesini istiyorum" şeklinde konuştu.
Ailenin şikayeti üzerine olayla ilgili adli sürecin başlatıldığı öğrenildi.

Doğukan D. and Kasım E. were injured in a fight with knives and sticks that broke out between two groups at night in Esenler, Istanbul. While one suspect was detained in connection with the incident, efforts to capture other suspects continue.

11-month-old baby Büşra, who disappeared in Divriği district of Sivas on October 10, 2026, could not be found despite the search efforts that lasted for 40 days. A total of 6 people were arrested, including the mother, father and 4 others.

11-month-old baby Büşra, who disappeared in Divriği district of Sivas on October 10, 2026, could not be found despite the search efforts that lasted for 40 days. A total of 6 people, including the mother, father and other suspects, were arrested within the scope of the investigation.

In South Korea, 'Jesus Morning Star' (JMS) sect leader Jeong Myeong-seok was sentenced to 33 years in prison for sexually assaulting 16 of his female followers. The court stated that the defendant manipulated his victims by using his religious authority.

The fate of Mehmet Çabuk, who disappeared in 2016, was clarified with the confessions in the program Müge Anlı ile Tatlı Sert. İbrahim Ozan Düzgün confessed that he killed Çabuk and buried him in the garden of the house in Osmaniye; Bone remains were found during the excavation.

3 people were injured in the fight with knives and sticks that broke out between two groups in Devteyşti District of Şanlıurfa. Police teams arriving at the scene determined that those involved in the fight had escaped, and the injured were taken to hospital.