
Kahramanmaraş'ta 18 kişinin ölümüne neden olan Akerman Apartmanı davasında Kastamonu Üniversitesi'nden 7 akademisyenin hazırladığı yeni rapor mahkemeye sunuldu.
Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 18 kişinin yaşamını yitirdiği Akerman Apartmanı davasında hazırlanan yeni bilirkişi raporuna göre 8 sanık asli, 2 sanık tali kusurlu bulundu.
AI-generated summary
Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan Akerman Apartmanı'nda 18 kişi hayatını kaybetmiştir. Raporlar arasındaki çelişkiler nedeniyle dosya daha önce Dokuz Eylül Üniversitesi'ne gönderilmiş, ardından Kastamonu Üniversitesi'ne devredilmiştir.
Kahramanmaraş'ın Dulkadiroğlu ilçesinde, 6 Şubat depremlerinde yıkılarak 18 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan Akerman Apartmanı'na ilişkin davada yeni bilirkişi raporu hazırlandı.
Kastamonu Üniversitesi'nden 7 akademisyenin hazırladığı raporda, 8 sanık "asli kusurlu", 2 sanık "tali kusurlu" bulunurken, 7 sanık hakkında "kusuru yoktur" değerlendirmesi yapıldı.
Raporda, 2010 yılında 3 katlı inşa edilen binaya 2016 yılında 3 kat daha eklendiği ve yapının daha sonra "İmar Barışı" kapsamında Yapı Kayıt Belgesi aldığı belirtildi.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Akerman Apartmanı'nın yıkılmasına ilişkin yapı sahipleri, müteahhit, proje müellifleri, fenni mesuller, şantiye şefi ve yapı denetim görevlilerinin de aralarında bulunduğu kişiler hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açtı.
Başsavcılık, binanın inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş ve Dulkadiroğlu belediyelerinde görev yapan 7 kamu görevlisi hakkında da aynı suçlamayla dava açtı.
Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 14 Şubat 2025'te görülen üçüncü duruşmada, dosyadaki iki bilirkişi raporu arasında çelişki bulunması nedeniyle yeni rapor hazırlanmasına karar verildi.
Dosya Dokuz Eylül Üniversitesi'ne gönderildi. Ancak yaklaşık 1,5 yıl boyunca raporun sunulmaması üzerine mahkeme, 2 Temmuz 2026'daki yedinci duruşmada dosyanın Kastamonu Üniversitesi'ne gönderilmesini kararlaştırdı.
ANKA Haber Ajansı'nın ulaştığı bilirkişi raporuna göre, Akerman Apartmanı 2010 yılında bodrum, zemin ve bir normal kat olmak üzere 3 katlı inşa edildi.
Binaya 2016 yılında 3 kat daha eklenerek kat sayısı 6'ya çıkarıldı.
Raporda, yapıya "İmar Barışı" kapsamında Yapı Kayıt Belgesi verildiği belirtilirken, bu belgenin taşıyıcı sistemdeki proje ve uygulama kaynaklı güvenlik eksikliklerini gidermediği vurgulandı.
Bilirkişi heyeti, binanın projeye aykırı inşa edildiğini ve taşıyıcı sistemde ciddi eksiklikler bulunduğunu belirledi.
Raporda, perde olarak tasarlanan taşıyıcı elemanların kolona dönüştürüldüğü, bodrum katın kaçak olarak genişletildiği, beton ve donatı kalitesinin yetersiz olduğu ifade edildi.
Ayrıca etriye kancalarının 135 derece yerine 90 derece yapıldığı ve etriye sıklaştırma bölgelerinin oluşturulmadığı kaydedildi.
Bu eksikliklerin yapının deprem güvenliğini olumsuz etkilediği değerlendirilirken, sorumlu kişilerin projeye ve mevzuata aykırılıkları önleme veya denetleme yükümlülüklerini yerine getirmediği belirtildi.
Raporda, 2010 tarihli ilk ruhsatta yapı sahibi olarak yer alan Ali Dökme ile sonraki tadilat ve kat ilavesi ruhsatlarında yapı sahibi olarak görülen Salih Dökme "asli kusurlu" bulundu.
2016 tarihli kat ilavesi ruhsatında müteahhit olarak yer alan Kazım Ceviz, ilk ruhsattaki fenni mesul Şenol Korkmaz ve kat ilavesi ruhsatındaki şantiye şefi Çağrı Bilir için de "asli kusurlu" değerlendirmesi yapıldı.
Bilirkişi heyeti, ilk statik proje müellifi Şahin Avşaroğlu'na, 2016 yılında yeni statik proje hazırlanarak önceki projenin yürürlükten kaldırılması nedeniyle kusur atfetmedi.
Kat ilavesi projesini hazırlayan Ökkeş Alper Erşahan ise mevcut imalatları ve önceki projedeki perde elemanlarını yeterince dikkate almaması, mimari ve statik projeler arasında uyumsuzluk oluşturması ve deprem hesaplamalarındaki hatalar nedeniyle "asli kusurlu" bulundu.
Mimari proje müellifi Mehmet Kuşçuoğlu'nun da projeler arasındaki uyumsuzlukları gidermemesi nedeniyle "tali kusurlu" olduğu değerlendirildi.
Raporda, yapı denetim firması yetkilileri Uğur Korkmaz ve Hüseyin Gümüşer'in projeler arasındaki uyumsuzluklara ve malzeme kalitesindeki eksikliklere müdahale etmediği belirtildi.
İki ismin, taşıyıcı sistemdeki aykırılıkları ve "yumuşak kat" oluşumuna neden olan imalatları önlemek için gerekli idari ve teknik tedbirleri zamanında almadığı kaydedildi.
Yapı denetim sözleşmesinin yıkımdan kısa süre önce feshedildiğine de dikkat çekilen raporda, Korkmaz ve Gümüşer "asli kusurlu" bulundu.
Bilirkişi raporunda, belediye görevlisi Melike Özdemir'in 2010 tarihli statik projenin incelenmesi ve onaylanması sürecinde bazı eksiklikleri tespit edemediği değerlendirilerek "tali kusurlu" olduğu belirtildi.
Buna karşılık belediye görevlileri Hacı Mehmet Güner ve Serap Binici'nin ruhsat ve ekleri üzerindeki imzalarının teknik denetimden ziyade idari onay niteliği taşıdığı ifade edildi.
Heyet, bu kişilerin işlemleri ile binanın yıkılması arasında doğrudan illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle kusur atfetmedi.
Arzu Özaydın'ın 2016 yılındaki kat ilavesi ruhsatı üzerindeki imzasının da idari onay niteliğinde olduğu, statik hesaplara müdahale etme veya sahadaki imalatları doğrudan denetleme yetkisinin bulunmadığı belirtildi.
Elektrik ve mekanik proje kontrollerinden sorumlu Öner Gürbüzel ile Serhat Aktemur'un görevlerinin kendi uzmanlık alanlarıyla sınırlı olduğu, binanın taşıyıcı sistemini denetleme yetkilerinin bulunmadığı kaydedildi.
Turan Şen'in ruhsat ve ekleri üzerindeki imzasının ise teknik projelerin içeriğini onaylamaktan çok idari işlemlerin tamamlanmasına yönelik olduğu değerlendirildi.
AI outlook — possibilities, not facts
Mahkeme heyeti yeni bilirkişi raporu doğrultusunda duruşmalara devam edecek.
Very likely · Within months
The court in France decided to implement the route suggested by the Paris Police Department for the protests in Paris. Unions announced that they would object to the decision.

The local court's decision was overturned by the court of appeal in the sweet shop explosion case in İzmir's Torbalı district, in which 5 people died and 63 people were injured. The defendants will appear before the judge again.

In the restaurant explosion case that killed 5 people in Torbalı, Izmir, the court of appeal overturned the convictions on the grounds of contradictions in the expert reports and incomplete research.

In the case where Ekrem İmamoğlu and other defendants were tried on charges of 'abuse of power' due to the vehicle allocation and tender processes during the Beylikdüzü Mayor period, the court decided to obtain an expert report and postponed the hearing to February 12, 2027.

Istanbul 11th High Criminal Court decided to continue the red notices against the defendants in the Sumud Fleet case. The court ordered the preparation of a new indictment for crimes against the civilian population in Gaza and the investigation of the defendants' assets in Türkiye.

The first hearing of the case in which 35 Israeli officials are tried for the intervention in international waters against the Global Sumud Flotilla carrying humanitarian aid to Gaza was held. The complainants described the physical and psychological violence they were exposed to during the detention period.