ABD Başkanı Trump, İran ile mutabakat zaptı uzatma niyetlerinin olmadığını, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol iddialarını ve Güney Kore'nin İran konusunda destek vermemesine yönelik eleştirilerini Oval Ofis'te dile getirdi.
AI-generated summary
ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'te İran ile olan ilişkiler, Hürmüz Boğazı'ndaki askeri varlık ve müttefik ülkelerin dış politika destekleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.
ABD Başkanı, Oval Ofis'te gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Trump, ABD'nin İran ile imzalanan mutabakat zaptının uzatılmasına yönelik bir isteği olmadığını dile getirirken, "İran büyük sıkıntı içinde. Ülkeleri tam bir kargaşa halinde. Orduları tamamen mağlup edildi." ifadelerini kullandı.
Ayrıca, Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı ilan edeceğine dair söylemine değinen Trump, "Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı ilan etme fikri hoşuma gidiyor. Boğaz üzerinde tam kontrolümüz var." şeklinde konuştu.
Öte yandan, bir basın mensubunun, "Bu sabah, eğer engel olurlarsa Umman'ı bombalayacağınızı söylediniz." şeklindeki ifadesine dair konuşan Trump, "Bence çok iyi davranmıyorlar ama biz onlarla başa çıkıyoruz." dedi.
ABD Başkanı, USS Abraham Lincoln uçak gemisinde gıda sorunu yaşandığına ilişkin iddialara ise "Yeterli yiyecek var. Bu sahte bir CNN haberiydi." diyerek yanıt verdi.
GÜNEY KORE
Trump, Güney Kore'nin İran konusunda kendilerine destek vermediğini işaret ederken, "Güney Kore Devlet Başkanı'nı aradım. Dedim ki, "İran konusunda yardım eder misiniz? İsterseniz, yardıma ihtiyacımız yok."
O da, "Hayır, teşekkürler," dedi. Dedim ki, "Ne demek istiyorsunuz? Orada Kim Jong Un’dan sizi korumak için 39 bin askerimiz var ve siz İran konusunda bize yardım etmeyecek misiniz? Bu tuhaf."
O zaman neden size yardım etmekle uğraşıyoruz? Güney Kore’yi korumak bize milyarlarca dolara mal oluyor." ifadelerini kullandı.
Trump, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile birbirlerini anladıklarını söylerken, "Kim Jong Un, bana her zaman büyük bir saygıyla davrandı. Zaman geçirdik. Onu anlıyorum. O da beni anlıyor." dedi.
Kıbrıs gazetesinin köşe yazısında, 19 Ağustos'ta Ercan Tavsiyeli Hava Sahası'nda Türk A400M askeri uçağı ve İngiliz yolcu uçağının kontrollü hareketi, Rum ve Yunan basınının siyasi kriz yaratma çabaları olarak yorumlandı.
KKTC Başbakanı Üstel, Rum yönetiminin Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarını, ekonomik hayatını ve egemenlik haklarını hedef alan baskılarını kınadı. Üstel, izolasyon politikalarının ve tehditlerin Kıbrıs Türk halkını haklarından vazgeçiremeyeceğini vurguladı.
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki hava üssü saldırısının Türkiye'ye haber verilmeden gerçekleştiğini belirtti. Barrack, İsrail'in bu hamlesini iç seçim dinamikleriyle ilişkilendirerek Ankara'nın itidalli tutumunu övdü.
Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD Savunma Bakanı Hegseth ile yaşadığı gerginlik nedeniyle Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll'un yıl sonuna kadar görevinden ayrılması bekleniyor. Driscoll'un askeri üs içindeki konutunu değiştirdiği belirtiliyor.

ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Türkiye sınırına yakın Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıyı 'tehlikeli bir oyun' olarak niteledi. Ankara'nın bilgilendirilmediğini belirten Barrack, durumun askeri çatışma riski taşıdığına dikkat çekti.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bölge ülkelerinden yeni güvenlik ve ekonomik işbirliği mesajları aldıklarını belirterek, gerçek güvenliğin bölgesel ve bağımsız bir düzenle sağlanabileceğini vurguladı.