
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırının Türkiye ile çatışma riski taşıdığını belirtti.
AI-generated summary
İsrail, Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne yönelik bir hava saldırısı düzenlemiştir. Saldırı, Türkiye sınırına 80 kilometre mesafede gerçekleşmiş ve Ankara'ya önceden bilgi verilmemiştir.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne düzenlediği saldırıya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
İçerik üreticisi Mario Nawfal’a konuşan Barrack, İsrail savaş uçaklarının Türkiye sınırına yaklaşık 80 kilometre mesafeye kadar ilerlediğini ve Ankara’nın operasyondan önceden haberdar edilmediğini söyledi.
Barrack, bu durumun Türk güçleri tarafından doğrudan bir saldırı olarak algılanabileceğini ve askeri karşılık verilmesine yol açabileceğini belirtti.
“ÇOK TEHLİKELİ BİR OYUN”
Türkiye gibi güçlü bir orduya ve hava kuvvetlerine sahip bir ülkenin sınırına önceden bilgilendirme yapılmadan savaş uçaklarının gönderilmesinin ciddi risk taşıdığını vurgulayan Barrack, “Herhangi bir bildirim ya da anlaşma olmadan sınırda savaş uçaklarının bulunması çok tehlikeli bir oyun” dedi.
Barrack, İsrail’in saldırıyla Türkiye’yi provoke etmeye çalışmış olabileceğini de dile getirerek, “İsrail Türkleri kışkırtıyor olabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Olası sonuçları 2015’te Türkiye’nin hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağını düşürmesine benzeten Barrack, yanlış bir değerlendirmenin iki ülkeyi doğrudan çatışmaya sürükleyebileceğine işaret etti.
“TÜRKİYE SALDIRININ GELECEĞİNİ BİLMİYORDU”
Barrack, saldırı öncesinde İsrail’in kaygılarını hem ABD’ye hem de Suriye yönetimine ilettiğini belirtti.
Mossad Başkanı ile Suriyeli yetkililer arasında da saldırı öncesinde arka kanal görüşmeleri yapıldığını söyleyen Barrack, Şam yönetiminin İsrail tarafına bölgede Türk askeri konvoyu, silah sevkiyatı ya da saldırı amaçlı bir hareketlilik bulunmadığını aktardığını ifade etti.
Barrack’a göre taraflar diyaloğun devam edeceğini düşünürken İsrail, daha sonra Ebu Zuhur Üssü’ndeki iki piste saldırma kararı aldı.
“Buradaki asıl sorun Türkiye’nin bunun geleceğini bilmiyor olmasıydı” diyen Barrack, Türkiye ile İsrail arasındaki siyasi gerilimin de dikkate alındığında habersiz bir askeri hareketliliğin ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
TÜRK JETLERİ HAVALANABİLİRDİ
Barrack, saldırının “yanlış iletişimden” çok, önceden haber verilmeyen bağımsız bir İsrail operasyonu olduğunu savundu.
Türkiye’nin İsrail uçaklarının niyetini bilmemesi halinde savaş uçaklarını havalandırabileceğine dikkat çeken Barrack, “Bir hatanın istenmeyen sonucu gerçekten çok ağır olabilirdi” ifadelerini kullandı.
ABD’nin hedefinin taraflar arasındaki iletişim kanallarını açık tutmak olduğunu belirten Barrack, askeri sürprizlerin ve doğrudan çatışmanın önlenmesi gerektiğini söyledi.
“TÜRKİYE’NİN SALDIRGAN BİR TUTUMU YOK”
Barrack, Türkiye’nin İsrail’e karşı saldırgan ya da askeri bir tutum içinde olmadığını da vurguladı.
Ankara’nın bağımsız ve egemen bir Suriye istediğini belirten Barrack, ABD’nin de aynı hedefi paylaştığını söyledi.
İsrail’in yeni Suriye yönetimine ilişkin güvenlik kaygılarının başlangıçta anlaşılabilir olduğunu ifade eden Barrack, taraflar arasında güvenin kademeli biçimde inşa edilmeye çalışıldığını kaydetti.
Ebu Zuhur saldırısının bu sürece zarar verdiğini söyleyen Barrack, yaşananları “geçici bir gerileme” olarak nitelendirdi.
İSRAİL’DEKİ SEÇİMLERE DİKKAT ÇEKTİ
Barrack, İsrail’in saldırısında iç siyasetin de etkili olmuş olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
İsrail’in güçlü bir istihbarat kapasitesine sahip olduğunu belirten Barrack, ülkedeki seçim atmosferinin karar alma süreçlerini etkileyebileceğini söyledi.
Saldırıyı “çok agresif” olarak nitelendiren Barrack, bunun seçimlere giderken İsrail kamuoyunun belirli kesimlerinde olumlu karşılık bulmasının hesaplanmış olabileceğini ifade etti.
GOLAN TEPELERİ İÇİN “İŞGAL” ÇIKIŞI
Barrack, röportajda İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki varlığına ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullandı.
İsrail’in Golan Tepeleri’ni Birleşmiş Milletler kararlarına ve uluslararası hukuka aykırı şekilde işgal altında tuttuğunu söyleyen Barrack, “Golan’ın Suriye’ye ait olduğunu söyleyen BM kararlarına ve uluslararası düzene rağmen İsrail hâlâ Golan’ı işgal ediyor” dedi.
Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın 2019’da İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanıyan kararından farklı bir çizgi olarak dikkati çekti.
İsrail, Golan Tepeleri’ni 1967’deki savaş sırasında ele geçirmiş, daha sonra bölgeyi ilhak etmişti. Bu ilhak uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından tanınmıyor.
“DOĞRUDAN DİYALOG KURULMALI”
Barrack, Türkiye ile İsrail arasındaki sorunların askeri hamleler yerine doğrudan veya arka kanal diplomasisiyle çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Tarafların birbirleriyle anlaşmazlık yaşayabileceğini ancak askeri sürprizlerin önlenmesinin esas olduğunu söyleyen Barrack, “Bunu ele almanın yolu Türkiye ile arka kanaldan ya da doğrudan konuşmaktır, tek taraflı harekete geçmek değil” ifadelerini kullandı.
TRUMP-ERDOĞAN KONUŞMASI
Barrack, ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında geçtiğini söylediği bir konuşmayı da aktardı.
Trump’ın Erdoğan’a, "Suriye’yi neden doğrudan almadınız? Onlara yardım etmekte bu kadar kilit bir rol oynamışken neden doğrudan kontrolünüze geçirmediniz" diye sorduğunu belirten Barrack, Erdoğan’ın "Çünkü bunu istemiyoruz. Suriye’nin, bu son derece zor coğrafyanın tam ortasında koruyucu bir örtü ve bağımsız, egemen bir ülke olarak kalmasını istiyoruz" yanıtını verdiğini aktardı.
Kıbrıs gazetesinin köşe yazısında, 19 Ağustos'ta Ercan Tavsiyeli Hava Sahası'nda Türk A400M askeri uçağı ve İngiliz yolcu uçağının kontrollü hareketi, Rum ve Yunan basınının siyasi kriz yaratma çabaları olarak yorumlandı.
KKTC Başbakanı Üstel, Rum yönetiminin Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarını, ekonomik hayatını ve egemenlik haklarını hedef alan baskılarını kınadı. Üstel, izolasyon politikalarının ve tehditlerin Kıbrıs Türk halkını haklarından vazgeçiremeyeceğini vurguladı.
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki hava üssü saldırısının Türkiye'ye haber verilmeden gerçekleştiğini belirtti. Barrack, İsrail'in bu hamlesini iç seçim dinamikleriyle ilişkilendirerek Ankara'nın itidalli tutumunu övdü.
Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD Savunma Bakanı Hegseth ile yaşadığı gerginlik nedeniyle Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll'un yıl sonuna kadar görevinden ayrılması bekleniyor. Driscoll'un askeri üs içindeki konutunu değiştirdiği belirtiliyor.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bölge ülkelerinden yeni güvenlik ve ekonomik işbirliği mesajları aldıklarını belirterek, gerçek güvenliğin bölgesel ve bağımsız bir düzenle sağlanabileceğini vurguladı.
Tokyo'da düzenlenen STRATCOM Roundtable ve Public Forum'da yapay zeka, ekonomik güvenlik ve jeopolitik rekabetin küresel düzene etkileri tartışıldı. Türkiye ve Japonya arasında stratejik iletişim ve kriz yönetimi alanlarında iş birliği vurgulandı.