
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Karadeniz'deki tahıl sevkiyatlarını güvence altına almak için sınırlı bir ateşkes seçeneğinin değerlendirildiğini açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Atlanta'daki G20 toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, Karadeniz'deki tahıl ve enerji güvenliğini sağlamak için Türkiye'nin önerdiği sınırlı ateşkes seçeneğini değerlendirdiklerini belirtti.
AI-generated summary
Karadeniz'deki tahıl sevkiyatları, küresel gıda güvenliği için kritik öneme sahip olup geçmişte Türkiye'nin arabuluculuğu ile bir anlaşma sağlanmıştı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından Atlanta'da düzenlediği basın toplantısında Ukrayna-Rusya savaşına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karadeniz'de yaşanan gemi saldırılarının küresel gıda ve enerji güvenliğini tehdit ettiğine dikkat çeken Rubio, tahıl sevkiyatlarının güvence altına alınması için sınırlı bir ateşkes seçeneğinin gündemde olduğunu kaydetti.
ABD’li Bakan, "Deniz ulaşımının serbestliği konusunda farklı bölgelerde farklı sorunlar yaşanıyor. Karadeniz'e baktığımızda ise birçok ülkenin görüşlerini dile getirdiğini ve katkı sunmaya hazır olduğunu görüyoruz. Hem Türkiye hem de Hindistan, tahıl sevkiyatının yeniden hareketlenmesini sağlayacak bazı önerilerle masaya geldi. Çünkü bu durum, dünyanın gıda güvenliğini ve kısmen enerji güvenliğini de tehdit ediyor" diye konuştu.
Karadeniz'deki tahıl sevkiyatlarını güvence altına almak ve gıda güvenliğini sağlamak amacıyla bir ateşkesin mümkün olup olmadığına ilişkin konuşan Marco Rubio, şunları dile getirdi:
"Uluslararası toplumda, gıda ve tahıl sevkiyatlarının yanı sıra enerji güvenliğini de tehdit eden bu sorunun çözümü için bir anlaşmanın garantörü veya kolaylaştırıcısı olma yönünde artan bir ilgi olduğunu düşünüyorum. Bu konuda rol üstlenmeye yönelik ilginin yeniden arttığını söyleyebilirim. Örneğin Türkiye'nin bu kapsamda yaklaşık bir veya iki hafta önce bize ilettiği önerileri inceliyoruz. Bu önerileri değerlendirmeye devam edeceğiz. Böyle bir anlaşmaya varmak istiyoruz. Bu, savaşı sona erdirmez ancak en azından savaşın belirli bir boyutunu çözüme kavuşturur."
'ANLAŞMANIN KOLAYLAŞTIRILMASINA İLGİ VAR'
Ateşkes ihtimalini değerlendiren Rubio, "Ben ihtimal hesapları yapan biri değilim. Bunun daha fazla ya da daha az olduğunu söyleyemem. Ancak böyle bir anlaşmanın kolaylaştırılmasına yönelik bir ilgi olduğunu söyleyebilirim. Üstelik bu yeni bir konu değil. Örneğin Türkiye, geçmişte bu konuda sürekli çaba gösterdi ve bir dönem bir anlaşmanın yürürlüğe girmesini de sağladı. Ancak söz konusu anlaşma daha sonra bozuldu. Bu nedenle anlaşmaya varılma ihtimali hakkında tahminde bulunmak istemiyorum. Bunun dünyanın birçok ülkesini etkilediğini düşünüyorum ve bugün de bu etki dile getirildi. Özellikle Afrika kıtası bu durumun ağır bedelini ödüyor. Bunun bir de enerji boyutu bulunuyor" dedi.
'SAVAŞ SON DERECE ACIMASIZ VE YIKICI'
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un toplantıya davet edilmesini savunan Rubio, Moskova ile görüşmeden savaşın diplomatik yollarla sona erdirilmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Ukrayna'daki savaşı "son derece acımasız ve yıkıcı" olarak nitelendiren ABD’li bakan, sabotaj girişimleri ve NATO hava sahasına giren insansız hava araçları nedeniyle çatışmaların başka ülkelere yayılma riski taşıdığına işaret etti.
Ülkelerin çıkarları her zaman örtüşmese de ortak noktaların bulunduğu alanlarda iş birliği yapılmasının önemini vurgulayan Rubio, "Çünkü hepimiz bu zorluklarla karşı karşıyayız, bunları aşmak için birlikte çalışmalıyız" ifadelerini kullandı.
Toplantı marjında Lavrov ile kısa bir görüşme gerçekleştirdiğini açıklayan Marco Rubio, görüşmede, ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in gelecek ay düzenlenecek Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) toplantısında veya aralık ayında Miami'de Trump'a ait Doral golf tesisinde yapılacak G20 Liderler Zirvesi'nde bir araya gelme ihtimalinin ele alındığını duyurdu.
Putin'in G20 Liderler Zirvesi'ne katılması konusunda henüz kesin bir taahhütte bulunmadığını ifade eden Rubio, böyle bir katılımın gerçekleşmesi halinde Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski'nin de davet edilebileceğini belirtti.
AI outlook — possibilities, not facts
Türkiye'nin sunduğu tahıl sevkiyatı önerilerinin ABD tarafından incelenmesi.
Very likely · Within weeks

Iranian and Qatari delegations met on the third day of diplomatic talks in Doha. Foreign Minister Arakchi announced that they were waiting for the US response to Iran's offer and that they had no plans to negotiate directly with the US.

Ahmed Behshayesh Erdestani from the Iranian Parliament stated that direct negotiations with the USA could be held in Türkiye or Qatar. While Foreign Minister Erakchi stated that the negotiations were continuing, US President Trump repeated his military threats.
Israeli authorities extended the administrative detention period of Palestinian journalist Tavil, who has been detained since February, for another 4 months. It was reported that the health condition of the journalist, who was kept in solitary confinement and subjected to ill-treatment, was at serious risk.

While US President Trump made military threats against Iran's nuclear targets, Iranian officials stated that they would not recognize geographical boundaries in a possible conflict. Possibilities of negotiations through Qatar or Türkiye are being discussed between the parties.

Iran's Ministry of Foreign Affairs announced that it included the Royal Navy, Royal Air Force and MI6 on the list of 'terrorist and enemy' organizations due to the policies of the British government. It was stated that the decision was taken for national security reasons.

Iranian MP Erdestani stated that direct negotiations could be held in Qatar or Türkiye in case of war between Iran and the USA. Erdestani also stated that discussions about leaving the NPT created wrong perception.