Haaretz'in araştırmasına göre Tikvah Fonu, İsrail'in askeri ve istihbari karar alma mekanizmalarını etkilemek amacıyla 'Herut' adlı yapıya milyonlarca dolar aktarıyor.
ABD merkezli Tikvah Fonu'nun, İsrail'de aşırı sağcı figürleri ve 'Herut' adlı yapıyı finanse ederek ülkenin askeri ve istihbari stratejilerini şekillendirmeye çalıştığı Haaretz tarafından belgelendi.
AI-generated summary
Tikvah Fonu, daha önce İsrail'deki yargı düzenlemelerine verdiği destekle gündeme gelmişti. Herut, 2024 yılında bağımsız bir yapı olarak faaliyetlerine başladı.
ABD merkezli Yahudi Tikvah Fonu'nun, İsrail'in askeri ve istihbari karar alma mekanizmalarını şekillendirmek üzere aşırı sağcı figürleri finanse ettiği ortaya çıktı.
İsrail'de yayımlanan Haaretz gazetesinin araştırmasına göre, daha önce ülkedeki tartışmalı yargı düzenlemelerine mali destek sağlayan Amerikan-Yahudi Tikvah Fonu, İsrail'deki faaliyetleriyle askeri ve istihbari karar alıcı mekanizmaları etkiliyor.
"Herut-İsrail'e Özgürlük Merkezi" isimli yapı üzerinden İsrail'de faaliyetlerini yürüten Tikvah Fonu'nun, "Filistinlileri sürme ve sonsuz savaş vizyonu" doğrultusunda bir ağ kurduğu ve bu yapıya 5 milyon dolar hibe ettiği, ayrıca 2025 yılı için de aynı tutarda finansman taahhüdünde bulunduğu belirtiliyor.
2024 yılından itibaren bağımsız bir kuruluş olarak ortaya çıkan "Herut", zengin Amerikalı Yahudilerin İsrail elitlerini şekillendirme misyonunu sürdürmesi nedeniyle "eski fikirlerin yeni ambalajı" olarak nitelendiriliyor.
"Barış bir hedef değil"
Herut bünyesinde faaliyet gösteren Argaman Enstitüsü tarafından organize edilen "Devlet Yönetimi ve Strateji için Churchill Programı" aracılığıyla İsrail'de aşırı sağcı subay ve bürokratların yetiştirildiği kaydediliyor.
Programın ikinci dönem mezunları arasında yer alan David Zini'nin, daha önce tuğgeneral rütbesindeyken bugün İsrail İç Güvenlik Teşkilatı Şin-Bet'in (Şabak) başına getirildiği vurgulanıyor.
Herut ve Argaman Enstitüsü tarafından hazırlanan 274 sayfalık vizyon belgesinde; barışın stratejik bir hedef olmaktan çıkarılması, Mısır ve Ürdün gibi barış anlaşması imzalanmış ülkelerin de potansiyel tehditiel tehdit sayılarak bu ülkelere karşı operasyonel hazırlık yapılması gerektiği savunuluyor.
Tikvah Fonu'nun Herut merkezine 5 milyon dolar hibe yaptığı ve 2025 yılı için de 5 milyon dolar taahhütte bulunduğu açıklanırken, Tikvah Fonu'nun "iki kurumun tamamen bağımsız olduğu iddia ettiği" belirtiliyor.
Aşırı sağcı ağ
Tikvah Fonu'nun eski İsrail yöneticisi Amiad Cohen'in Herut'un Genel Müdürü olarak görev yapması dikkat çekerken, Cohen'in etkinliklerde "Burada şekillenen elitler, İsrail'in 15-20 yıl sonra neye benzeyeceğini gösteriyor" ifadelerini kullandığı aktarılıyor.
Öte yandan, eski ABD yönetimlerinde görev yapan Tikvah Fonu Başkanı Elliott Abrams'ın da Herut bünyesindeki programlarda eğitimler verdiği belirtiliyor.

Approximately 159 million voters in Brazil went to the polls to elect the president and local administrators. Current President Lula da Silva and Senator Flavio Bolsonaro stand out in the race.

In an interview with local media, Algerian President Abdulmecid Tebbun stated that the severance of diplomatic relations with the UAE was not arbitrary, but was taken against the pressures on his country's sovereignty. Tebbun emphasized Algeria's determination for independence.

Minister of Foreign Affairs Hakan Fidan, Minister of National Defense Yaşar Güler and Chief of General Staff General Selçuk Bayraktaroğlu are going to Saudi Arabia to attend the Mecca Joint Defense Agreement Strategic Political and Defense Committee Meeting to be held in Riyadh.

In Brazil, 159 million voters went to the polls to elect the president, governors and members of Congress. In the presidential race, current president Lula da Silva and Senator Flavio Bolsonaro stand out. If the 50% threshold is not exceeded in the first round, the election will go to the second round.
Algerian President Abdulmecid Tebbun made a statement regarding the decision to cut diplomatic relations with the UAE. Tebbun stated that the decisions were not taken arbitrarily and emphasized that there would be no compromises on Algeria's sovereignty and that the decisions taken would not be taken back.

TİP, with its protest in front of SDIF in Istanbul, stated that 500 thousand people were victims of the fund crisis and demanded the resignation of those responsible and the establishment of an investigation commission in the Turkish Grand National Assembly.