
Meteoroloji uzmanları, 1975 Çin Banqiao Barajı yıkımı ile Nepal'deki buzul kaynaklı sel felaketini değerlendirdi.
AI-generated summary
1975 yılında Çin'in Henan eyaletinde Nina Tayfunu sonrası 62 baraj yıkılmış, milyonlarca ev zarar görmüştür. Nepal'de ise buzul çökmesi sonucu meydana gelen seller büyük can kaybına neden olmuştur.
Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 8 Ağustos günü 1975’in, hatta bugüne dek dünya tarihinin kaydettiği en büyük felaketlerden biri yaşanmak üzereydi. Çin, 1 yılda aldığı kadar yağışı sadece 24 saatte almıştı. Bu kadar suyu depolamaya ihtiyacı hiç olmamıştı. Zaten barajlar çoktan maksimum sınıra ulaşmış, yağışlar artık tehlikeli olmaya başlamıştı. Ancak yağmurun durmaya niyeti yoktu. Sonu felaket olacak bu yağışlar, saniyeler içinde Çin’e ölüm getirecekti. 26 Ağustos’ta Nepal’de yaşanan ve belki de izleri yıllarca silinmeyecek olan sel felaketi gibi, Çin de bir ağustos gününde kâbusu yaşamıştı. Binlerce insan yaşamını yitirmiş, kayıpların sayısı yüzleri bulmuştu. Bu iki felaket arasında benzerlikler neydi? Ağustos ayı büyük seller için bir tesadüf müydü? Meteoroloji Mühendisi ve Hidrolojist Mustafa Diren ve Kandilli Rasathanesi Meteoroloji Laboratuvarı’ndan Meteoroloji Mühendisi Adil Tek yaşananların perde arkasını Milliyet.com.tr’ye anlattı.
1975’TE ÇİN’İ BOĞAN SEL! 1 YILDA YAĞMASI GEREKEN 24 SAATTE DÜŞTÜ
Çin 1975’in ve gelmiş geçmiş tüm zamanların en şiddetli yağışlarından birini 8 Ağustos günü almıştı. Henan eyaletindeki tarihi Banqiao Barajı ve diğer 61 baraj, Nina Tayfunu'nun karaya ulaşmasının ardından ağır hasar almıştı. Bir sızıntıdan bahsetmek mümkün değildi. Ancak baraj ayakta da değildi. Yani olabilecek en kötü senaryo yaşanmış 1 yılda yağması gereken yağışlar 24 saatte düşünce barajın duvarları aniden çökmüştü. Binlerce metreküplük su saniyeler içinde serbest kalmıştı. Ne yazık ki bu yıkım Banqiao barajının yıkılmasıyla sınırlı kalmamıştı. Onun ardından tam 61 baraj daha yıkılmış ve sular Henan Eyaletini kaplamıştı. Ortalık tanınmaz haldeydi. Kim nerede, orada ev mi var hiçbir şey belli değildi. Sel 5 milyon ila 6,8 milyon evin yıkılmasına neden olmuştu. Akıllarda ise bunu yalnızca yağışla gelen bir felaket olup olmadığı vardı. Barajların inşasıyla ilgili araştırmalar sonuçlandığında pek çoğunun eski Sovyet mimarisinde yapıldığı ve dev su kütlesini tutan duvarların yığma taş olduğu anlaşılmıştı. İçi demirle dolu betonarmelerin yanında üst üste dizilip arasına harç sürülmüş taşlardan oluşan bir duvarın suyu tutmasını beklemek saçma olurdu zaten.
Banqiao Barajı da tıpkı yıkılan 61 baraj gibi belirli bir yağış oranına göre hesaplanarak inşa edilmişti. Bin yılda bir meydana gelen günde 300 mm'lik yağış olayına göre tasarlanmış olsa da tayfun merkezine yakın bir yerde sadece bir günde, normal yıllık yağıştan (1.060 mm) daha fazla yağış düşmüştü. Bu felakete kadar barajların tasarımı, su depolama amacına aşırı odaklanmıştı. Selleri önleme potasiyeli göz ardı edilen yapılar da yağışlara dayanamayıp çökmüştü. Ayrıca Çin’de hidrolojik veriler eksikti ve artık yeni yapılan rezervuar, 'bin yılda bir' görülen 306 mm günlük yağış ve 3 günde 530 mm yağışı karşılayacak şekilde tasarlanmak zorundaydı. 230 bin kişinin öldüğü bu afet, Çin için kötünün iyisiydi. Çünkü 1931’de Çin’de yaşanan sellerde 422 bin 499 ila 4 milyon kişi hayatını kaybetmişti. Üstelik bunlar da yine bir ağustos gününe, 25 Ağustos’a denk gelmişti. 1975’te Çin nüfusu 916 milyon 395 bindi.
DEPREM Mİ SELDEN, SEL Mİ DEPREMDEN? NEPAL’DE YAŞANANLARIN ARKA PLANI
Nepal belki de tarihin en karanlık günlerini yaşıyordu. Yüzlerce insan hayatını kaybetmiş, felaketin detayları ve sonucu belki de uzun araştırmalar sonucu netleşmek üzere soru işaretleriyle dolmuştu. Nepal ve Tibet arasındaki sınır bölgesinde meydana gelen heyelan ve sellerde yüzlerce kişi halen kaybolmuştu. Depremler ve sel birbiri ardına yaşanmış, ancak 389 kişiyi hayattan koparan kayıp sayısının bini aştığı bu felaketin nedeni kesinleşmese de uzmanlar, sellerin büyük bir buzulun çökmesinden kaynaklandığını düşünüyor. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS) her şeyin başında Nepal’de 4,4 büyüklüğünde bir depremi son depremler listesine eklemişti. Aslında bu bildiğimiz bir deprem olmayabilirdi, yani tektonik ya da volkanik bir yeraltı hareketi kaynaklı değildi. Sarsıntı devasa bir buz kütlesinin yıkılmasıyla oluşan yeryüzünü titreten ve listelere deprem olarak yansıyan bir kuvvet olabilirdi. Buzun çökmesiyle oluşan enerji ve yıkım, peşinden seli ve Nepal’i yutacak felaketi getirmişti. Üstelik bu tsunami gibi bir kaçma şansı da tanımamıştı. Su kütlesinin yaklaştığını gördükten 1 saniye sonra Nepallileri sel yutmuştu. Yani eğer ışınlanmak gibi bir yeteneğiniz yoksa kaçma şansınız sıfırdı.
Ayrıca durumdan sadece Nepalliler etkilenmemişti. Binlerce kayıp insanın yarısından fazlasının turist olduğu aktarılıyordu. Çin devlet televizyonu CCTV, Tibet'teki kayıp sayısını, 260'i yabancı uyruklu 558 kişiye yükseldiğini açıklamıştı. Ancak bunlar, şu an için sadece rakamdı. Bu kişilerin sevdikleri ve kaybettiklerine üzülecekleri birileri vardı. Üstelik arkasından üzülünecek insan sayısı da henüz kesin rakamlarla açıklanmamıştı. Felaket sürerken uydu görüntülerini inceleyen uzmanlar, yaklaşık 5 bin 200 metre yükseklikteki bir buzulun alt kısmının koparak yaklaşık bin 200 metre aşağıdaki vadiye düştüğünü gözlemlemişti. Kuzey yarımküre için yılın en sıcak aylarından biri olan ağustosta buz kütlesinin erimesinin altında yatabilecek bazı sebepler de araştırılıyor. Uzmanlar felaketten önce bölgedeki karların hızla eridiğine dikkat çekiyor. Yağış, sıcaklık, eriyen buzlar ve bölgedeki inşaat faaliyetlerinin, felaketin tetikleyicisi olup olmadığı araştırılıyor.
BÜYÜK SELLER AĞUSTOS’TA MI OLUR? TÜRKİYE İÇİN SEL NE DEMEK?
Çin’de yaşanan korkunç felaket ile yine bir ağustos günü yaşanan Nepal seli arasında benzerlikler olduğu kadar büyük farklar da var. Hidrolojist Mustafa Diren bunları, “Baraj yapımlarında baraj güvenliği için dolusavak boyutlandırmaları çok önemlidir. Dünya çapında genel kabuller olmakla birlikte her ülke baraj dolusavak boyutlandırma kriterlerini kendi şartlarına göre belirler. Eğer yetersiz bir boyutlandırma söz konusu ise aşırı yağışlar nedeniyle baraj güvenliği tehlikeye girebilir ve Baraj yıkılmalarına sebebiyet verebilir. Baraj yıkılmalarıyla ilgili dünyada bir çok olumsuz örnek vardır. Türkiye, baraj yıkılmalarının hiç gözlenmediği birkaç ülkeden birisidir. Bunda DSİ tarafından koyulan baraj dolusavak boyutlandırma kriterlerinin son derece korumacı olmasının etkisi büyüktür. Özetlersem Çin’deki taşkında baraj yapımı konusunda Çin’nin o tarihlerde tecrübesiz olması, aynı anda aynı birden fazla barajın inşa halinde olması, Sovyetler Birliği'nden gelen inşaat mühendislerinin yapıma öncülük ediyor ve inşaatı denetliyor olması, taşkın anındaki iletişim ve yönetimsel sorunlar Çin’deki taşkının çok büyük şiddetle yaşanmasına yol açmıştır. Bir başka deyişle Çindeki taşkının boyutunun bu denli büyük olmasının nedeni Nina Fırtınasından çok insan kaynaklıdır. Nepal’deki taşkınının ise, buzul kaymasına bağlı olarak yaşandığı tahmin ediliyor. Yani Nepal taşkında Çin’deki taşkının aksine doğal süreçler söz konusu” diye açıklıyor. Peki ama iki felaketin de ağustos ayında yaşanması bir tesadüf olabilir mi? Adil Tek şöyle açıkladı:
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) Yönetmeliği'ni yayımladı. Sistem, enerji yoğun tesislerin emisyonlarını azaltmalarını teşvik etmeyi ve 2053 net sıfır hedefine finansman kaynağı oluşturmayı amaçlıyor.
Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi verilerine göre 2026'da 600 bin hektardan fazla alan yandı. İspanya ve Fransa en çok etkilenen ülkeler olurken, uzmanlar yangınların artık tüm toplumun meselesi olduğunu vurguluyor.
Fransa'da 39 ilde fırtına nedeniyle turuncu alarm verildi. Paris ve çevresinde şiddetli yağış, dolu ve fırtına ulaşımı aksattı, su baskınlarına yol açtı ve ağaç devrilmeleri sonucu bir kişi yaralandı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin kuzey, iç ve doğu kesimlerinde sağanak yağış uyarısında bulundu. Batı Karadeniz ve çevre illerde kuvvetli yağış, Marmara ve Ege'de kuvvetli rüzgar, Güneydoğu Anadolu'da ise toz taşınımı bekleniyor.

Nepal ve Tibet sınırındaki bir bölgede buzul çökmesi sonucu oluşan devasa su ve moloz dalgası vadi boyunca ilerledi. Olayın kesin nedeni henüz belirlenemezken, bilim insanları iklim değişikliğinin etkileri üzerinde duruyor.

İtalya'nın Taranto kentinde, esaret altındaki yunusların doğal deniz ortamına uyum sağlamaları için Avrupa'nın ilk deniz tabanlı yunus sığınağı kuruluyor. Tesis, turistik gösteri amaçlı olmayıp bilimsel rehabilitasyon ve gözlem merkezi olarak hizmet verecek.