AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, İsrail Başbakanlık Ofisi'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarını sert bir dille eleştirdi.
AI-generated summary
İsrail Başbakanlık Ofisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan bir açıklama yayınlamıştır. Bu durum, Türkiye'nin Gazze'deki operasyonlara yönelik sert eleştirilerinin bir devamı niteliğindedir.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik yaptığı açıklamada, "İsrail Başbakanlık Ofisi’nin yaptığı açıklamada, Netanyahu için kullanılması gereken ifadeleri Sayın Cumhurbaşkanımız için kullanmışlar.
Netanyahu şebekesinin gece gündüz Cumhurbaşkanımızı hedef almasının sebebi, Cumhurbaşkanımızın bu katliam ve soykırım şebekesinin tüm katliamlarına ve yalanlarına karşı, insanlık adına tavizsiz bir duruşa sahip olmasıdır.
Soykırım, katliam, yalan, cinayet ve insanlık suçları Netanyahu’nun “kimlik kartı” olmuştur." ifadelerini kullandı.
TBMM BAŞKANI'NDAN AÇIKLAMA
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da İsrail'den yapılan açıklamaya tepki gösterdi.
Kurtulmuş açıklamasında, "İsrail Başbakanlık Ofisi’nin, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan hadsiz ifadeleri, Gazze’de işlediği soykırım ve insanlık suçlarının hesabından kaçmaya çalışan siyonist Netanyahu ve hükûmetinin çaresizliğinin yeni bir tezahürüdür.
Gazze’deki soykırımın baş sorumlusu Netanyahu, Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanımıza yönelttiği ithamlarla ne suçlarını örtebilir ne de tarihe geçen vahşetin sorumluluğundan kurtulabilir. Bilinmelidir ki bu siyonist çetenin bizim nazarımızda zerre kadar hükmü ve itibarı yoktur.
Netanyahu ve hükûmeti, işledikleri suçların hesabını er ya da geç uluslararası hukuk önünde verecek, Türkiye ise mazlumlara kucak açmaya, zalimin karşısında hakkın ve adaletin yanında dimdik durmaya devam edecektir." ifadelerini kullandı.
"GERÇEKLERLE BAĞDAŞMAYAN HEZEYANLARDIR"
AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala da İsrail'den yapılan açıklamaya tepki gösterdi:
"İsrail Başbakanlık Ofisi'nin Sayın Cumhurbaşkanımızı ve ülkemizi hedef alan açıklamaları, mesnetsiz, provokatif ve gerçeklerle bağdaşmayan hezeyanlardır.
Bu hezeyanların amacı, Netanyahu hükümetinin bölgede sürdürdüğü soykırımcı politikaların yarattığı uluslararası tepkiyi örtme çabasından ibarettir. Filistin’de yaşanan soykırıma, Gazze’de çocukların, kadınların ve masum sivillerin katledilmesinin sorumlusu olan, uluslararası hukuku ayaklar altına alan bir yönetimin, demokrasi ve ahlaktan bahsetmeye hakkı yoktur.
İsrail’in, kendi işgal politikaları, yasa dışı yerleşimleri ve bölge barışını dinamitleyen saldırgan tutumu ortadayken, ortaya atılan iddialar kendi iç yüzünü gizlemek için sahneledikleri zavallı bir tiyatrodan ibarettir.
Sizin demokrasiden anladığınız bombaların gölgesinde uygulanan bir katliam rejimidir. Türkiye, uluslararası hukuka uygun olarak bölgesel istikrarın tesisi yönündeki tutumunu kararlılıkla sürdürecektir."
Kıbrıs gazetesinin köşe yazısında, 19 Ağustos'ta Ercan Tavsiyeli Hava Sahası'nda Türk A400M askeri uçağı ve İngiliz yolcu uçağının kontrollü hareketi, Rum ve Yunan basınının siyasi kriz yaratma çabaları olarak yorumlandı.
KKTC Başbakanı Üstel, Rum yönetiminin Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarını, ekonomik hayatını ve egemenlik haklarını hedef alan baskılarını kınadı. Üstel, izolasyon politikalarının ve tehditlerin Kıbrıs Türk halkını haklarından vazgeçiremeyeceğini vurguladı.
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki hava üssü saldırısının Türkiye'ye haber verilmeden gerçekleştiğini belirtti. Barrack, İsrail'in bu hamlesini iç seçim dinamikleriyle ilişkilendirerek Ankara'nın itidalli tutumunu övdü.
Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD Savunma Bakanı Hegseth ile yaşadığı gerginlik nedeniyle Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll'un yıl sonuna kadar görevinden ayrılması bekleniyor. Driscoll'un askeri üs içindeki konutunu değiştirdiği belirtiliyor.

ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Türkiye sınırına yakın Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıyı 'tehlikeli bir oyun' olarak niteledi. Ankara'nın bilgilendirilmediğini belirten Barrack, durumun askeri çatışma riski taşıdığına dikkat çekti.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bölge ülkelerinden yeni güvenlik ve ekonomik işbirliği mesajları aldıklarını belirterek, gerçek güvenliğin bölgesel ve bağımsız bir düzenle sağlanabileceğini vurguladı.