
Fraunhofer ISI ve ICCT araştırmasına göre ağır vasıta elektrifikasyonu enerji şebekelerinde büyük yük oluşturacak.
Fraunhofer ISI ve ICCT araştırması, Avrupa'da elektrikli kamyonların şarj talebinin 2035'te 100 TWh ve 2045'te 200 TWh'ye ulaşacağını ortaya koydu.
AI-generated summary
Fraunhofer ISI ve ICCT tarafından hazırlanan araştırma, ağır vasıta elektrifikasyonunun enerji şebekelerine etkisini inceliyor.
Fraunhofer ISI ve ICCT tarafından hazırlanan yeni bir araştırma, Avrupa’da elektrikli kamyonların şarj talebi konusunda önemli veriler sunuyor. Bu verilere göre, ağır vasıta elektrifikasyonu enerji şebekeleri üzerinde ciddi bir yük oluşturmaya hazırlanıyor.
Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte, lojistik sektörünün enerji ihtiyacı önümüzdeki yirmi yıl içinde katlanarak artacak. Araştırmanın sonuçları, enerji altyapısının bu değişime uyum sağlaması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre, Avrupa’da elektrikli kamyonların yıllık şarj elektriği ihtiyacı 2035 yılında yaklaşık 100 TWh seviyesine ulaşacak. 2045 yılına gelindiğinde ise bu rakamın 200 TWh seviyesine çıkması bekleniyor.
Talebin büyük bir kısmı, belirli lojistik merkezlerinde ve ana ulaşım güzergahlarında yoğunlaşacak. Bu durum, elektrik şebekelerinin söz konusu bölgelerdeki kapasitesinin artırılmasını zorunlu kılıyor.
Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya ve İtalya, yük taşımacılığındaki yoğunlukları nedeniyle talebin en yüksek olacağı ülkeler arasında yer alıyor. Diğer elektrifikasyon senaryoları incelendiğinde, 2045 yılı tahminlerinin 70 TWh ile 200 TWh’nin üzerinde değiştiği görülüyor.
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu ise şarj işlemlerinin nerede gerçekleşeceği ile ilgili. Elektrikli kamyonların toplam şarj ihtiyacının yüzde 70 ila 80’inden fazlası, çoğu ülkede depo şarjından karşılanacak.
Bu nedenle araçların park edildiği ve yükleme-boşaltma işlemlerini gerçekleştirdiği lojistik tesisleri, şarj altyapısının temelini oluşturacak. Ancak uzun mesafeli taşımacılıkta halka açık şarj istasyonları da önemini korumaya devam edecek.
Özellikle transit geçişlerin yoğun olduğu bazı küçük ülkelerde, halka açık şarjın toplam talepteki payının yüzde 30 ila 50’ye ulaşabileceği belirtiliyor. Bu talebin coğrafi olarak dengesiz dağılması, ana yük taşımacılığı koridorlarında yüksek bir enerji ihtiyacı yaratacak.
Büyük taşımacılık pazarlarında, bazı bölgelerde 20 ila 50 MW seviyesinde anlık elektrik talebi oluşabileceği öngörülüyor. Bu durum, enerji yönetim sistemlerinin daha verimli hale getirilmesini gerektiriyor.
Bu büyük talebe en hazır ülkelerin başında Almanya geliyor. Ülke, 2035 yılı için otoyol dinlenme tesislerinde binlerce hızlı şarj noktası kurmayı planlıyor.
Devlet destekli ağın yaklaşık 1.800 MCS ve 2.400 CCS şarj noktasına ulaşması hedefleniyor. Talebin artışına göre bu istasyonların ilerleyen dönemde genişletilmesi de planlar arasında yer alıyor.
Özel şirketler de yatırımlarını ana ulaşım koridorlarına yöneltmiş durumda. Bu güzergahlarda megavat seviyesinde şarj sistemlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Daimler Truck, Traton ve Volvo Group’un ortak girişimi olan Milence, Avrupa’da yaklaşık 40 şarj parkı işletiyor. Şirketin 2027 sonuna kadar bu sayıyı 70’e çıkarması hedefleniyor.
Milence, bazı tesislerde yüksek şarj güçlerini desteklemek için sabit batarya depolama sistemleri de kullanıyor. Bu teknolojik çözümler, şebeke üzerindeki yükü dengelemeye yardımcı oluyor.
Avrupa genelindeki bu altyapı çalışmaları, lojistik sektörünün elektrifikasyon sürecini doğrudan etkileyecek.
AI outlook — possibilities, not facts
Milence şarj parkı sayısını 2027 sonuna kadar 70'e çıkaracak
Likely · Within months

Before the US/Israel-Iran War, 20 percent of the global oil and LNG supply passed through the Strait of Hormuz. During the crisis period, there was a deficit of 15.5 million barrels per day; open pipelines were offset by declines in inventories and consumption.

Türkiye's total electricity installed power reached 126,944 MW as of the end of August 2026. While the share of clean energy was 62.9%, solar energy strengthened its position as the second largest source, leaving natural gas behind.

As of the end of August, Türkiye's total installed capacity of solar and wind energy reached 43 thousand 348 megawatts. Minister Alparslan Bayraktar stated that they will accelerate renewable energy investments.
According to the data of the Ministry of Energy and Natural Resources, Türkiye's electricity installed power increased to 126 thousand 944 megawatts as of the end of August. While 62.9 percent of this power consists of renewable resources, the share of solar and wind energy reached 34.2 percent.
According to the McKinsey Global Institute report, the crisis in the Strait of Hormuz was recorded as the largest energy supply disruption of the modern era and disrupted 14% of the global oil supply.

TPAO applied for an oil exploitation license in an area of 56 thousand 774 hectares for the oil field discovered in the Black Sea. In addition, the duration of the exploration license in Tekirdağ was extended until 2028.