
AI-generated summary
Avukat Ali Aydın, İHD İzmir Şubesinin eski eş başkanı ve İHD Ege Bölge Temsilcisi olarak insan hakları mücadelesinde aktif rol oynamıştı. Ayrıca Çağdaş Hukukçular Derneği ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği üyesiydi.
İnsan hakları savunucusu Avukat Ali Aydın’ın öldürülmesine ilişkin davanın 2 Eylül’de görülecek ilk duruşması öncesinde İzmir Barosunda basın açıklaması yapıldı. Toplantıda, Aydın’ın yaşamı boyunca sürdürdüğü insan hakları ve hukuk mücadelesine dikkat çekilirken cinayetin bütün yönleriyle aydınlatılması, olası azmettirenlerin ve yardım edenlerin ortaya çıkarılması çağrısında bulunuldu.
Ortak açıklamayı okuyan İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şube Başkanı Av. Rodi Polat, Aydın’ın yalnızca bir meslektaş ve kurum yöneticisi değil, insan hakları mücadelesinin önemli bir parçası, dost ve yol arkadaşı olduğunu söyledi. Aydın’ın İHD İzmir Şubesinin önceki dönem eş başkanı, İHD Ege Bölge Temsilcisi ve Merkez Yönetim Kurulu üyesi olduğunu hatırlatan Polat, Çağdaş Hukukçular Derneğinde aktif çalışmalar yürüttüğünü ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği üyesi olduğunu belirtti.
“SIRADAN BİR ADLİ OLAYA İNDİRGENEMEZ”
Aydın’ın öğretmenlikten avukatlığa uzanan yaşamı boyunca ezilenlerin, ayrımcılığa uğrayanların, mahpusların ve hak ihlaline maruz bırakılanların yanında yer aldığı belirtilen açıklamada, “Hapishanelerdeki ihlalleri görünür kıldı, adliye koridorlarında mağdurların sesi oldu. İnsan haklarını soyut hukuk kuralları olarak değil, yaşamın her alanında savunulması gereken bir onur ve özgürlük mücadelesi olarak gördü” denildi.
Aydın’ın Dersimli ve Alevi kimliğine de dikkat çekilen açıklamada, cinayetin toplumsal ve siyasal bağlamından koparılamayacağı vurgulandı. Açıklamada, “Onun kimliğini, savunduğu değerleri ve yıllardır sürdürdüğü hak mücadelesini cinayet dosyasının dışında bırakmak; Ali Aydın’ı yaşamından, sözünden ve politik varoluşundan koparmak anlamına gelir. Bu cinayet, Ali Aydın’ın kimliği ve mücadelesi görmezden gelinerek sıradan bir adli olaya indirgenemez” ifadelerine yer verildi.
“MECZUP ANLATISI HUKUKİ DEĞERLENDİRMENİN YERİNİ ALAMAZ”
Cinayetin ardından sanığın kişisel özellikleri üzerinden bir “meczup” anlatısı kurulduğu belirtilerek, bu yaklaşımın somut delillere dayalı soruşturmanın yerini alamayacağı ifade edildi. Söz konusu dilin ruhsal farklılıkları şiddetle özdeşleştirdiği ve cinayeti toplumsal bağlamından kopardığı kaydedildi.
Açıklamada, cinayetin nedeninin fail hakkında kullanılan sıfatlarla değil; hedef seçimi, olay öncesindeki hazırlık, iletişim ve hareket kayıtları, dijital materyaller ile olay sonrasındaki ilişkilerin birlikte değerlendirilmesiyle ortaya çıkarılabileceği belirtildi. “Ceza yargılamasının görevi, hazır bir anlatıyı onaylamak değil, maddi gerçeğe ulaşmaktır” denilerek soruşturmanın yalnızca sanığın bireysel eylemiyle sınırlandırılmaması istendi.
“BÜTÜN İLİŞKİLER ARAŞTIRILMALI”
Sanığın Ali Aydın’ı nasıl ve neden hedef aldığının, olay öncesinde ve sonrasında kimlerle iletişim kurduğunun, yardım veya yönlendirme ilişkilerinin bulunup bulunmadığının eksiksiz araştırılması gerektiği vurgulanan açıklamada, “Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi; azmettirenlerin, yardım edenlerin veya suçun işlenmesini kolaylaştıranların açığa çıkarılmasına engel değildir” ifadeleri kullanıldı.
Anayasa’nın 17. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesi hatırlatılarak, devletin doğal olmayan her ölüm olayında etkili bir soruşturma ve kovuşturma yürütmekle yükümlü olduğu belirtildi. Bu yükümlülüğün delillerin eksiksiz toplanmasını, çelişkilerin giderilmesini, yargılamanın makul süratle yürütülmesini ve mağdur yakınlarının sürece etkin katılımını kapsadığı kaydedildi.
“CEZASIZLIK PRATİĞİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”
Türkiye’nin yakın tarihinde insan hakları savunucularının, hukukçuların, gazetecilerin ve aydınların hedef alındığı cinayetlerin bulunduğuna işaret edilen açıklamada Vedat Aydın, Musa Anter, Hrant Dink, Tahir Elçi ve Deniz Poyraz anıldı. Bu davalarda toplumsal ve siyasal bağlamın çoğu zaman yok sayıldığı, sorumluluğun yalnızca görünürdeki faillerle sınırlandırıldığı belirtildi.
Açıklamada, “Hrant Dink cinayetinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kamu makamlarının yaşamı koruma ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüklerini ihlal ettiğine karar verdi. Tahir Elçi’nin kameralar önünde öldürülmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen maddi gerçek ortaya çıkarılmadı. Deniz Poyraz cinayetinde saldırının siyasal bağlamını görünmez kılan ‘yalnız fail’ anlatısıyla karşılaştık. Bu cezasızlık pratiğinin Ali Aydın davasında yeniden üretilmesine izin vermeyeceğiz” denildi.
İLK DURUŞMA 2 EYLÜL’DE
Ali Aydın’ın öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması, 2 Eylül 2026 Çarşamba günü saat 09.30’da Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek. Açıklamada barolar, hukuk ve insan hakları örgütleri, Alevi kurumları, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler, gazeteciler ve avukatlar duruşmaya katılmaya çağrıldı.
AI outlook — possibilities, not facts
2 Eylül 2026'da ilk duruşma yapılacak ve davanın süreci izlenecek.
Very likely · Within days
Fatih'te Kocamustafapaşa Narlıkapı Caddesi'nde alkol tüketen kişilere polis drone'u üzerinden sesli uyarı yapıldı. Drone 'Bu bir polis dronudur. Bu bölgede alkol içmek yasaktır. Derhal bu bölgeden ayrılın' ifadesini duyurdukça kişiler alandan ayrıldı.

KKTC'nin Girne kenti açıklarında 267 kişiyi taşıyan yolcu gemisinin alabora olması sonucu can kaybı 8'e yükseldi. 240 kişi sağ kurtarılırken, 18 kişi hâlâ kayıp. Kazada yaşamını yitiren 8 kişinin isimleri açıklanırken, soruşturma kapsamında 14 şüpheli mahkemeye çıkarıldı ve 9'u 3 günlük tutuklama kararı aldı. KKTC'de 3 günlük yas ilan edildi.

Girne'den Taşucu'na hareket eden 'Filo Jet' isimli deniz otobüsünün alabora olması sonucu 8 kişi hayatını kaybetti, 18 kişi kayıp. Kazaya ilişkin soruşturmada 9 şüpheli için 3 gün tutukluluk kararı verildi.

Beyoğlu'nda bir turist, anlaştığı masaj hizmeti sonrası taksi şoförü ve iki kadın tarafından parasının zorla alındığını ve yaralandığını iddia etti. Olayla ilgili taksi şoförü S.Ö. gözaltına alındı.
Bursa'nın İnegöl ilçesinde 70 yaşındaki ev sahibi Enver Ayaz, ortak depo temizliği nedeniyle tartıştığı 28 yaşındaki kiracısı Kılıçhan Şahin'i balkondan tüfekle vurarak öldürdü. Gözaltına alınan Ayaz, adliyeye sevk edildi.

Gümrük kayıtlarında beyaz eşya olarak görünen araç sahipleri mağduriyet yaşıyor. 30 Eylül'de görülecek mahkeme sürecini bekleyen mağdurlar, araçlarını satamadıklarını ve hukuki bir çözüm beklediklerini ifade ediyor.