Ayasofya Kitabı ve AHBAP Tartışması Üzerine Bir Köşe Yazısı
Quick Look
- Ayasofya'nın ibadete açılışının 6. yıldönümünde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın takdim yazısını yazdığı "Fethin Mührü" adlı eser tanıtılıyor.
- Köşe yazarı ayrıca, depremde AHBAP'a bağış çağrısı yapan ünlülerin Haluk Levent hakkındaki uyarılarını sadece yakın çevreleriyle sınırlı tutmasını eleştiriyor.
AI-generated summary
Why It Matters
Ayasofya'nın ibadete açılışının 6. yıldönümünde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın takdim yazısını yazdığı "Fethin Mührü" adlı bir eser tanıtılıyor. Yazar ayrıca, deprem döneminde AHBAP'a bağış çağrısı yapan ünlülerin Haluk Levent hakkındaki uyarılarını sadece yakın çevreleriyle sınırlı tutmasını eleştiriyor.
Asırlara yayılan büyük bir hikâye gelir akla.
Mimari zarafet gelir. Manevi derinlik gelir. Fethe tanıklık gelir.
6 yıl önce bugün ibadete açıldı Ayasofya.
İbadete açılışının yıldönümünde bu büyük medeniyet mirasını hakkıyla anlatan, tanıtan bir büyük eser var elimde.
“Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi” adı verilen eserin “Takdim” yazısını Cumhurbaşkanı Erdoğan yazdı.
Erdoğan, “Takdim” yazısında Ayasofya’yı “Çağ açıp çağ kapatan kutlu fethin zafer nişanesi” diye niteliyor.
Bu eserin arkasında iki isim var:
Yıldırım Demirören ve Meltem Demirören.
Her iki isim de bu eserle...
“İbadete açılışının 6’ncı yıldönümünde bu kutlu mabedin mimari ve manevi mirasını gelecek nesillere aktarmayı” amaçladıklarını belirtiyorlar.
Kitabın kapağından renklerine, tasarımından sunumuna her aşamasında Meltem Demirören’in titiz bakış açısının izleri var.
Bizzat tanığıyım:
Meltem Hanım, her şeyiyle tek tek ilgilendi eserin.
Ayasofya çok etkileyici bir mabet. Bu etkileyiciliği şahane biçimde anlatan bir de “Sunuş” yazdı esere Meltem Hanım.
Kitapta neler var?
Ayasofya’nın...
Eşsiz mimarisi var. Kubbe yapısı var. Geçirdiği restorasyon süreçleri var. Yüzyıllar boyu şekillenen kültürel birikimi var.
Başka?
Bilimsel kaynaklar var. Özgün fotoğraflar var. Tarihi gravürler var. Zengin arşiv belgeleri var.
Kitaptaki metinler Yüksel Yücel tarafından kaleme alındı.
Kitap üç dilde hazırlandı: Türkçe, İngilizce ve Arapça.
Koleksiyon eserdeki fotoğraflar gerçekten muazzam.
Bizans dönemi, Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet dönemi.
Üç dönemden de özgün Ayasofya gravür ve fotoğraflarını incelemek inanılmaz bir yolculuk.
YAKINLARINI UYARMIŞLAR KİTLEYİ UYARMAMIŞLAR
DEPREM döneminde AHBAP’a bağış çağrıları yapan ünlülerin verdikleri ifadelere bakıyorum.
Şöyle şeyler söylemişler:
- Biz Haluk Levent’in sahtekâr olduğunu daha ilk günlerde fark etmiştik.
- O zaman en yakınlarımızı bu konuda uyarmıştık.
- “Sakın AHBAP’a bağış yapmayın” demiştik en yakınlarımıza.
Şu işe bakın hele!
Haluk Levent’in üçkağıtçı olduğunu sadece eşlerine, dostlarına fısıldamışlar.
Ama kitleyi uyarmak akıllarına bile gelmemiş.
Kendileri bağış yapmamışlar. Eşlerine dostlarına bağış yaptırmamışlar.
Ama her şeyi kitleye kilitlemeyi de içlerine sindirebilmişler.
Ey kitle!
Şunu asla aklından çıkarma: Bunlar hep kendilerini ve yakınlarını kurtarır, olan da hep sana ve senin gibilere olur.
‘BAĞIŞLARINIZI AHBAP’A YAPIN’ DİYENLERDEN OLSAYDIM
- Çok utanırdım.
- Eve kilitlerdim kendimi, odalarda ışıksız falan.
- Siyasal analizin bir daha kıyısına bile yaklaşmazdım.
- Şöyle kallavi bir özeleştiri verirdim: “Ben insan tanımıyorum, beni dikkate almayın.”
- Bir kıyı kasabasında balıkçılık... Ciddi ciddi düşünürdüm.
- Kapatırdım sosyal medya hesaplarımı.
- Rezil olmasını bilirdim en azından.
Open Questions
- Ünlülerin Haluk Levent hakkındaki iddialarının detayları nelerdir?
- Ünlülerin kitleyi neden uyarmadığına dair başka gerekçeleri var mıydı?







